|
![]() |
#1 | |
![]() Alıntı:
![]() ![]()
![]() |
||
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
#2 |
![]() “İran Tehdit Olarak Belgelere Geçmesin”
Daha önce ‘avcı füze istemeyiz’ noktasında olan Ankara, 19-20 Kasım’daki NATO zirvesinde en fazla “İran tehdit olarak belgelere geçmesin” talebinde ısrar edecek. 09 Kasım 2010 / 10:53 Reklam ![]() Diplomatik kaynaklara göre, ABD ve NATO ile bir süredir devam eden 'Füze Kalkanı' pazarlığında sona yaklaşıldı. 19-20 Kasım'da Lizbon'da yapılacak NATO zirvesinde Türkiye heyetine başkanlık edecek Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Lizbon'a “Türkiye füze kalkanının parçası olabilir, ancak komşuları 'tehdit' ilan edilmeden ve kalkan bu ülkelere karşı gösterilmeden” görüşüyle gidecek. Avcı füze olabilir Önceki değerlendirmelerde, Türkiye'nin tavrı “Sadece radar kurulabilir, avcı füze olmaz” şeklinde belirlenmişti. Ancak son yapılan NATO zirvesi hazırlık toplantısında pazarlıkların bu tür kesin yargılarla yapılmaması kararlaştırıldı. Türkiye, bazı talepleri doğrultusunda füze kalkanının en önemli parçalarından olan 'avcı füzelere' de ev sahipliği yapabilir. 'İran tehdit olmasın' Türkiye'nin Lizbon'da masaya koyacağı diğer unsurlar ise iki noktada yoğunlaşacak. Bunların ilki, İran'ın tehdit olarak NATO belgelerine geçmemesi ve Türkiye'de konuşlandırılacak kalkan unsurlarının İran'a karşı olduğunun belirtilmemesi ve bunun yerine kalkanın 'NATO konsepti' çerçevesinde 'caydırıcı unsur' olarak konuşlandırıldığının vurgulanması. Türkiye'nin diğer kaygısı da NATO Füze Kalkanı'nın, Türkiye'nin ulusal hava savunmasından yararlanacak şekilde değil, Türkiye'nin hava savunma sisteminin NATO füze kalkanından yararlanacağı şekilde tesis edilmesi. Daha açık bir ifade ile Türkiye, kalkan sayesinde hava savunma harcamalarını arttıracak değil azaltacak bir kalkan sistemi istiyor. Türkiye'nin tutumundaki bu yumuşamanın, Rasmussen olayının bir benzerinin yaşanmaması kaygısından kaynaklandığı öğrenildi. http://tevhidhaber.com/news_detail.php?id=72135 |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#3 |
![]() Umarım asparagas haberdir...
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
#4 |
![]() yukarıdaki linkleri tek tek takip edin bakalım...
iran müsümanmıdır gayri müslim midir... kendiniz görün... ve lütfen iran a gidip bir hafta on gün kalan bir yakınınızdan sosyal ahlak yapılarınıda sorun... ahlak yapısıda kültürüde yerin dibine batsın... . |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#5 |
![]() ve bu alçak millet islamı bin parçaya bölmek isteyen her daim asil ve kutsal topraklarımızı tehdit gören ve dünyanın en fitne ve fesat milletine sahip tek ülkesidir...
iran konusunda şeytani mitoloji de okunmalıdır... yalan yakın tarih haricinda gerçek tarihde okunmalıdır... ... |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#6 |
![]() şii lik müslümanlık değildir...
aksine islam düşmanı felsefi ve mitolojik ideoloji ve gayri insani gayri ahlaki bir sapıklıkdır... |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#7 | |
![]() Alıntı:
İranı kastediyorsanız İran Caferi Mezhebindendir. Ehli Sünnete göre Caferiler Mezhep olarak kafir görülmez sadece içlerin de kafir edecek itikadı olanlar kafir olur... Ha sapık diyorsanız onda hem fikiriz hepsinin sapkın görüşleri vardır sapıtmıştır ama sapkınlıkla kafirliği bir tutamayız... Her sapkın kafir olmaz görüşleri İslamı bozmaya yöneliktir,İslama büyük zarar veriyorlar ama kafir ilan etmek öyle kolay değil... Hz.Ebu Bekire (r.a),Hz.Ömere (r.a) buğz eden sevmeyen kafir olmaz sapıtmış olur küfredenler ise çok daha büyük bir günah ve sapkınlık içindedir kafir olurlar mı orası ihtilaflı.. Bir insanı kafir ilan etmek basit değildir siz komple bir ülkeyi kafir ilan ediyorsunuz ![]() Hz.Aişe'ye haşa fahişe diyenler ayetleri inkara gittiği için kafir olur... Kuran'ın değiştirildiğine inanları kafir olur... Şiilik deyince bir sürü kollara ayrılıyor öyle hepsini kafir ilan etmek basit mi sanıyorsunuz..? Vebali büyük olur... İtikadın dan ötürü kafir olan Şiiler vardır ama Müslüman olan Şii de çoktur... Hz.Ömeri (r.a) şehit eden Yahudiydi Müslüman yahut İranlı değil aç İslam tarihini oku ![]() |
||
![]() |
![]() |
![]() |
#9 |
![]() Şİİ MEZHEBİNE AİT ESERLERDEN ŞOK ALINTILAR!
İRAN ANALİZ / İran’ın resmi devlet ideoloji olarak başını çektiği Şii mezhebine dair kamuoyunda oldukça yanıltmalar ve yanlış yönlendirmeler söz konusu. Bizler sitemizde bizzat Şiilerin (11 İmamcılar, Caferiler, İsna Aşeriye, Ehli Beyt, Alevi, Nusayri vs gibi etiketler taşıyorlar) tarihten günümüze kadar gelen en temel eserlerine, mevcut Ayetullahları, Merciiyyet makamı alimleri ve düşünürlerinin kitaplarını, fetvalarını ve demeçlerini yayımlamaktayız. 1979 İran’daki Humeyni devrimi ile aslında Müslümanlar arasında vahdetin temin edildiği, Sünni-Şii arasında farkın olmadığı gibi sloganlar ile tüm dünyada sahte bir birliktelik rüzgarları estirildi. Oysa başta Humeyni olmak üzere hiçbir Şii alimin, düşüncesini şekillendiren temel mezhep eserlerini, alimlerini ve kitaplarını inkar ettiğini, bunların içeriğini kabul etmediğini, yeni bir şey getirdiğini hiç kimse söyleyemez! Bu inkarı mümkün olmayan; ancak üstü son derece sinsi şekilde belirli çıkarlar doğrultusunda gizlenmeye çalışılan hakikat yeniden açığa çıkartılmalıdır. Şiilerin en temel inanç eserlerini, düşünce yapılarını, yaşayışlarını, diğer Müslümanlara bakış açısını ve Ortadoğu başta olmak üzere İran eliyle Şii oluşumların yürüttüğü projeleri, faaliyetleri ve planları irananaliz sitesi olarak kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz. Onlarca Şii mezhebine ait eserler ve bunlardan Şiilerin ne düşündüklerine dair alıntılar… 1. Hz. Peygamberin (sav) vefatından sonra üç kişi hariç herkes İslam’ı reddetti: Mikdad, Ebu Zer ve Selman-ı Farisi! (Kur’an-ı Mecid, Makbul Hüseyin Dehlevi, Sayfa 134) 2.Tüm imamlar makam ve mertebe olarak Hz. Muhammed (sav)’e denktirler. (Usûl-u Kâfi, Cilt 1, Sayfa: 270) 3. Gerçek Kur’an-ı Kerim’de 17.000 ayet vardır! (el Şafi, Cilt 2, Sayfa 616) 4. Sahabey-i Kirâm (ra) Hz. Ali’nin (ra) ilahi hakkını (vilayet) inkar ederek kafir olmuşlardır. İlk üç halife ve diğer Sahabeler vilayeti kabul etmeyerek kafir olmuşlardır. (irananaliz:Bu sapkın düşünce Selahaddin Özgündüz’ün başını çektiği Zeynebiye dahil diğer Türkiye’deki Şii-Caferilerin tıpkı diğer mezhepdaşları gibi en temel inanç esaslarından bir tanesidir. En temel başvuru kitapları olan Usûl-u Kâfi adlı eser internet taraması ile Türkçesine ulaşılabilecek içinde binlerce sapkın, uydurma, bidat ve çirkin ithamlar ve hakeret içeren bilgiler yer almaktadır. Bunlara ait sitelerdeki dini içerikli makalelerin herhangi birisine veya Caferiyol adlı dergilerine bakıldığında referans verdikleri kitapların en başında usûl kitaplarının baş tacı olan el Kafi gelmektedir. İşte bu bidat fırkasının düşüncesi yine aynı kitabın 420. Sayfasında yer almaktadır. Farklı basımlarda doğal olarak sayfa sayıları değişiklik arz edebilir.) 5. Allah ile Ali arasında farklılık. (Cila’ul-Uyûn, Cilt 2, Sayfa 66) 6. Bizler Allah’ın nazarında kullarının gözleriyiz ve tüm insanlık için nihai otoriteyiz. (Usûl-u Kâfi, Cilt 1, Sayfa 145) 7. Kur’an-ı Kerim’in tam bilgisine İmamlar hariç kimse sahip değildir. (Usûl-u Kâfi, 1, Sayfa 228) 8. “Bidat”; Allah (cc) haşa yalan söylüyor. (Türkiye’deki Şii Caferiler de dahil tüm Şiilerin en temel eseri olan Usûl-u Kâfi, Cilt 1, Sayfa 148) 9. Hz. Ebubekir (ra) öldüğü sırada kelimeyi (şehadet) söyleyemedi! (Israr-ı Muhammed, Sayfa 211) 10. Kaimimiz (12. İmam) kalktığında, Humira (Hz. Ayşe) mezarından kaldırılacak ve Muhammedin (sav) kızı Fatıma’nın intikamını almak için kırbaçlanarak cezasını çekecek. (el Şafi, Cilt 2, Sayfa 108) (irananaliz:Aslında nerdeyse tüm Şiilerin, aliminden avamına kadar Hz. Ayşe (ra)’ye karşı taşıdıkları nefret, kin ve çirkin ithamları gayet iyi biliniyor. Tıpkı İfk hadisesi sırasında olduğu gibi ve günümüzdeki İslam düşmanları ve Şarkiyatçı literatürüyle paralel bir zihniyetin izdüşümü Şiilerin bu bakış açısı) 11. Ali İlahtır! (Cila’ul-Uyûn, Cilt 2, Sayfa 66) 12. Allah (cc)’ın (varlığının hücceti) bilinmesinin yolu İmam olmaksızın tesis edilemez. (Usûl-u Kâfi, Cilt 1, Sayfa 177) 13. Sarhoş Hulafay-i Raşidin için Kur’an’da değişiklik yapılmıştır. (Kur’an Tercümesi, Makbul Hüseyin Dehlevi, Sayfa 479) 14. Şeytan camide Ebu Bekir’e sadakat yemini edenlerin birincisiydi. (Israr-ı Muhammed, Sayfa 30) 15. Hz. Muhammed (sav)’i hanımları olan Hz. Ayşe (ra) ile Hz. Hafsa (ra)’nın zehirlediği iftirasını atmaları. (Cila’ul-Uyûn, Sayfa 118) 16. İmamlar İlahtır. (Cila’ul-Uyûn, Cilt 2, Sayfa 85) 17. İmam ölüm saatini bilir ve ölümü onun kontrolü altındadır! (Şiilerin en muteber kitabı Us’ul el Kâfi, Cilt 1, Sayfa 258) 18. Pakistan hakiki Kur’an-ı Kerim’de bahsedilmiştir, şimdiki Kur’an anlamsızdır. (Hazar Tümhari Das Hamari, Sayfa 554) 19. Hz. Ömer (ra)’in kafirliği hakkında şüpheye düşmek küfürdür! (Cila’ul-Uyûn, Sayfa 63) 20. Abdullah İbni Sebe İmamet’in zorunlu olduğunu savundu ve Hz. Ali (ra)’nin gerçek ilah olduğunu iddia etti. (Envar-ı Nu’maniye, Cilt 2, Sayfa 234) 21. Şiilere göre hiçbir şey İmamlardan gizli kalamaz ve onlar geçmiş, mevcud ve gelecek zamanın tam bir bilgisine sahiptirler. (Usûl-u Kâfi, Cilt 1, Sayfa 260) 22. Kur’an dört kısımda indirilmişken şimdiki Kur’an üç kısımdan oluşmaktadır. (Şia Aur Tahrif-i Kur’an, Sayfa 62) 23. Hz. Ali (ra)’in ilk halife olduğunu inkar edenler kafirlerdir. (Envar-ı Nu’maniye, Cilt 3, Sayfa 264) 24. Hz. Ayşe (ra) kafir bir kadındı. (Hayat’ul Kulûb, Cilt 2, Sayfa 726) 25. Bizler halifesi Ebubekir olan ne Allah’ı ne de Peygamberi kabul etmeyiz! (Envâr-ı Nu’maniye, Cilt 2, Sayfa 278) 26. İmam Peygamberin (as) sahip olduğundan daha fazlasına sahiptir. (Usûl-u Kâfi, Cilt 1, Sayfa 388) 27. Şimdiki Kur’an kısaltılmışken Gerçek Kur’an İmam Mehdi tarafından muhafaza edilmektedir. (Hazaar Tumhari Das Hamari, Sayfa 553) 28. Ebu Bekir ve Ömer Şeytan’dan daha fazla zorbaydılar. (Hakkul Yakîn, Sayfa 509) 29. İmam Mehdi (12. İmam) Ayşe’yi (ra) soyarak cezalandıracaktır. (Hayat’ul Kulûb, Cilt 2, Sayfa 901) 30. Farklı bir şehadetin kabul edilmesi (Usûl-i Şeriat fi Akaidul Şiâ, Sayfa 423) 31. İmam’ın hareketlerine ağlamak ve gizli tutmak Cihaddır. (Usûl-u Kâfi, Cilt 2, Sayfa 226) 32. Şeyheyhn (Hz. Ebubekir ile Hz. Ömer kast ediliyor) Hz Ali (ra) tarafından derlenen Kur’an-ı kabul etmediler! (Faslul-Hitab, Sayfa 44) 33. Hz. Ebubekir ile Hz. Ömer (ra) cehennemin yedi kapısı arasındadırlar. (Hakkul Yakîn, Sayfa 500) 34. Hz. Ayşe ve Hz. Hafsa (ra) münafık ve kafir kadınlardı! (Hayat’ul-Kulûb, Cilt 2, Sayfa 900) 35. Kelime-i Tayyibe’nin değiştirilmesini kabul etmeleri (Şii Mezhebi Hak Hai, Cilt 2, Sayfa 57) 36. Şiilerin (yanılmaz) 14 İmamı, kainatın efendileri tüm Peygamberler ve Meleklerin kutsiyetine saygısızlık etmektedirler. (Cilâ’ul-Uyûn, Cilt 2, Sayfa 29) 37. Kur’an bir keçi tarafından yendi. (Min Kitabul Burhan Fi Tefsir’ul Kur’an, Sayfa 38) 38. İmam Mehdi, Şeyheyhin (Hz. Ebubekir ile Hz. Ömer Efendilerimiz) mezarlarının kazılarak ölü cesetlerini çıkartacak, onları diriltecek ve cezalandıracaktır. (Hakkul Yakin, Sayfa 371) 39.“Ayşe bir münafıktı!” (Hayatul Kulûb, Sayfa 867) (irananaliz:Şiilerin en bariz Ehli Beyt düşmanlığı, zira bu sakat mantık Hz. Muhammed (sav)’in mübarek eşlerini ailesinden saymayacak, Hz. Fatıma (ra) ve onun soyundan gelenleri Ehli Beyt sayacak!) 40. Hz. Ali’den (ra) yardım dilemek bir şirk olmayıp Hz. Peygamberin (sav)’in yoludur! (Hathi Kay Daant Khanay Kay Aur Dikhanay Kay Aur, Cilt 2, Sayfa 41) 41. İmam Mehdi tüm Sünni alimleri katledecek. (Hakkul Yakîn, Sayfa 527) (irananaliz:Bu sebeple olsa gerek ki Rafizi İran’ın desteklediği ve meşhur Şii merciiyetlerin fetva verdiği Şii terör şebekeleri Irak’ta dünyanın en meşhurları olan yüzlerce Ehli Sünnet alimlerini kaçırdı, işkence etti ve katletti. Halen işbirlikçi Şii Irak Hükümetine, milis örgütlere ait gizli-açık cezaevlerinde ve merkezlerde çok sayıda Sünni alim, imam, hatip, önde gelen ve mazlum Iraklılar tutulmaya devam etmektedir.) 42. Kur’an-ı Kerim’i başlıca derleyenler tahrif edilmiş, bozulmuş ve kötüye kullanılmış Kur’an-ı Kerim’i aktardılar. (El İhticac, Sayfa 257) 43. Ebubekir, Ömer, Osman ve Muaviye tıpkı put gibidirler, onlar Allah’ın tüm yaratıklarının en kötüsüdürler. (Hakkul Yakin, Sayfa 519) (irananaliz:Türkiye’de 1990’larda her ne kadar ilk üç halifeye cesaret edilmese de sahabe Hz. Muaviye (ra)’ye yönelik İrancı radikal ve çevirilerle yetişen bir güruhun çirkin hareketleri ve saldırıları aslında bilmedikleri, temelde Şiilerin düşünce dünyasında derin yer edinenen bu tür menfur esaslara dayanmaktadır.) 44. Aişe (Hz. Peygamberin -sav- eşleri) alenen terbiyesizlik işlemiştir. (Kuran-ı Mecid, Makbul Hüseyin Dehlevi, Sayfa 840) (irananaliz:Bu aşağılık iftira Resulullah – sav- döneminde Yahudiler ve İslam düşmanları tarafından yapılırken kurulduğu günden bu yana Şiiler nezdinde hiç değişmeden aynı mel’unlukla dillendiriliyor oluşu mezkur güruhlarla aynı dünyanın insanları olduğunu da gözler önüne sermektedir. Tabi modernist ilahiyatçılar ve köksüz oluşumların da Hz. Ayşe (ra) mevzubahis olduğunda aynı ebter ağacın dalları oldukları gözlerden kaçmıyor.) 45. Aliyyun Veliyullah demeksizin kelimey-i tayyibe yanlıştır. (Şia Mezheb Hak Hai, Sayfa 2) (irananaliz:Yani kelimey-i şehadet getirince veya kelimey-i tevhid getirence bir Müslüman oraya buraya uyduruk Şii mezhebinin icbar kıldığı, dinde yeri olmayan şeyleri söyleyecek!) 46. Ebubekir ve Ömer Şeytan’ın takipçileriydi! (Kur’an-ı Mecid, Makbul Hüseyin Dehlevi, Sayfa 674) 47. Allah (cc) mutlu olduğunda Farsça konuşmaya başlar, kızdığında ise Arapça konuşur! (Tarihul İslam, Sayfa 163) 48. Kur’an-ı Kerim’de fahşa (kötülük) Ebubekir’i, munkir Ömer’i, baği (isyankar) Osman’ı kast etmektedir. (Kur’an-ı Mecid, Makbul Hüseyin Dehlevi, Sayfa 551) |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#10 | ||||
![]() ah be cahil adam yazmışsında yazmışsın...
sana sadece bir link ve bir kaç paragraf koyacağım iyi oku... İranda Hazreti Ömerin Katilinin Türbesi Var mı?Tıklayın... Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
bir haber doğru olmayınca istersen 10 tane link koy... tek link işte böyle bitirir o yalanları... |
|||||
![]() |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|