|
![]() |
#1 |
![]() normal demokrasilerde böyle bir olayda kesinlikle sorumlularına hesap sorulur ve cezası verilir.lakin bizim demokrasimiz 2.sınıf demokrasi olduğundan çokda fazla yorum yazmaya gerek yok.ama size sadece şu kadarını yazayım.böyle birşey aleyhimize gözüksede aslında lehimizedir.sebebini merak edenlere kısaca şunu yazayım.başbakan insiyatifi eline almıştır.belki görevden almalar olmayabilir.ama bu belgeden sonra bazıları iyice köşeye sıkışmıştır.hareket alanları iyice daralmıştır.bence bu saatten sonra akparti muhalifleri başbuğ ve ekibinin üzerine gidecektir.buda benim şahsi görüşüm....
![]() |
|
![]() |
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
#2 |
![]() Dikkatinizi birşeye çekmek istiyorum arkadaşlar.
Daha önce üzerinde darbe planları yapılan kaç partinin başbakanının Ordudaki darbe planı yapan pisliklerin temizlenmesi gerektiği çıkışları basın ve halk tarafından yapılabilirdi? Bu Demokrasinin zaferidir.Terakkiperver Cumhuriyet fırkasından başlayıp,Demokrat Parti'den devam edip,Milli görüş akımlarından sürdürülüp,Adalet ve kalkınma partisi'nin kağıt üzerinde zaferi ile son bulmuştur. Bu kağıt üzerinde diye tabir ettiğimiz demokratik zaferi resmi kayıtlara ve Tarihe geçirebilmek için,Başbakanımızın son "Mat hamlesi" kalmıştır. Eğer Başbakanımız bu zorlu yolu aşıp, Darbe planı içindeki komutnları görevden alırsa,İddia ediyorum bu ülkede bir daha darbe marbe olmaz. |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#3 | |
![]() Alıntı:
|
||
![]() |
![]() |
![]() |
#4 |
![]() Askeri HAKİM-Volkan Şahin, DURSUN ÇİÇEK'in evini ARAMAMIŞ ?
Arama'ya ciddiyet kazandırmak amacı ile 6.5 saat kaldığını,YİYİP ve İÇEREK zaman geçirdiğini İTİRAF etti ! İşte o SES KAYDI Konu rıfat gökalp tarafından (11-08-2009 Saat 21:11 ) değiştirilmiştir.. |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#5 |
![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#6 |
![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#7 |
![]() =) salih memecan klasikleri güzel özellikle de sonucu =)
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
#8 |
![]() ![]() Fehmi Koru-YENİ ŞAFAK GAZETESİ Güçlü Türkiye için GENERALLER değişime ayak uydurmalıdır ! İçhizmet kanunu 35.madde DEMOKRATİK teamüllere uygun hale getirilmelidir Tabloya bir başka açıdan bakarsak...Acaba konuya biraz farklı bir açıdan bakılamaz mı? Şöyle: 'İrtica ile Mücadele Planı' diye de anılan artık ıslak imzalı nüshası da yetkililerin eline geçtiği için 'sahici' olduğu kuşkusu artan belge askerin 'rutin' işlerinden olmasın? 'Yeni komutan geldiğinde yapılacak işler' başlıklı listenin ilk sırasında yer aldığı için ona sormaya bile gerek kalmadan otomatik olarak hazırlanan bir çalışma söz konusu olamaz mı? Geçmişte deşifre olmuş 'andıçlar' fasilesinden 'olağan' bir çalışmaysa 'İrtica ile Mücadele Planı', günlerdir tartıştığımız sorunu, askerin, belgenin deşifre olması ile sınırlı görmesi doğal değil midir? İlk bakışta biraz aykırı gelse de, 'askere yakın' bilinen yazarlar tarafından kaleme alınan makalelerden benim çıkardığım sonuç bu: Böyle bir planın içeriği üzerinde fazlaca durulmasını anlamıyorlar; esas üzerinde durulması gereken, 'bir ihbarcı subay' tarafından belgenin savcılığa gönderilmesi ve oradan da medyaya sızması onlara göre... Bir “Belge sahici olsa ne olur, irticayla mücadele askerin görevi değil mi?” diye sormadıkları kaldı... Vaktiyle 'ıslak imza' eksikliği sebebiyle tümüyle inkâr ettikleri için hafifçe bir mahcubiyet hissi duymamış olsalardı bu açıklıkta da sorabilirlerdi; şimdilik etrafında dolaşıp aynı kapıya çıkacak yorumlar yapıyorlar. Peki ya onların bize ters gelen bu yaklaşımları 'doğru' ise? Askerin olayı sâkin karşılaması karargâhta da benzer bir değerlendirme yapılmış olabileceğini düşündürüyor. Şöyle düşünün: Albay Dursun Çiçek'in yerinde bir başka subay da olsa o konumdaki bir askerin 'öncelikli işler listesi' yüzünden yapmak zorunda olduğu bir çalışma ise 'İrtica ile Mücadele Planı'? Medyaya sızan belgenin içinde yer alan görüşler ve tavsiye edilen eylemler yıllardan beri her komutana arz edilen benzer raporlardan farklı değilse? Üzerinde düşünmenizi istediğim soru budur... Tabii o noktada durmamalı ve böyle bir ihtimali mümkün kılan yasal şartları ortadan kaldırmak için çaba göstermelisiniz... Hızla değişen bir ülke Türkiye... Bundan kısa süre öncesine kadar olması mümkün görülmeyen pek çok yeniliği birbiri ardına yaşıyoruz. İçine kapanık, etrafıyla sorunlu, neredeyse kendi yağıyla kavrulan bir ülke olmaktan hızla uzaklaşıp bölgede sözü dinlenen, büyükler nezdinde itibar gören, ekonomisi büyüyen bir ülkeye dönüştük. Bunu sağlayan, Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne (AB) tam üyelik perspektifine konuşlandırma cesareti eşliğinde gelen demokratik yapının sağlamlaştırılması oldu. Demokrasiyi birinci sınıf yapma gayreti ülkemizi birinci lige ha soktu, ha sokacak... Birinci lige çıkmak neyi gerektiriyorsa onları yerine getiriyor Türkiye; bütün kurallar ve kurumlar bu değişime göre yeniden konuşlanma çabasında. Hukukta, sosyal hayatta, siyasette meydana gelen hızlı değişimi hepimiz görebiliyoruz; tek aksayan alan 'asker-sivil ilişkileri'... Asker de bu yeni dönemin özelliklerini fark ediyor elbette, büyük ihtimalle değişime ayak uydurma yolunda adımlar da atıyor... Sonuç? Alışkanlıklar, oluşmuş gelenekler, kullanma kılavuzları, yapılacak işler listeleri, hatta yasalar değişimi yavaşlatıyor... Bu noktada askere yardım etmek daha doğru olmaz mı? Elbette belgeyle ilgili hukuki süreç devam etmeli, fakat aynı anda bazılarının siyasete doğrudan müdahale izni olarak yorumladıkları 'İçhizmet Yasası'nın ünlü 35. maddesini olgun bir demokrasiye uygun biçimde değiştirmek neden düşünülmüyor? Düşünülmelidir ! Konu rıfat gökalp tarafından (11-08-2009 Saat 21:39 ) değiştirilmiştir.. |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#9 |
![]() biraz pasif kalıyor başbakanımıza turgut ozal olsaydı coktan görevden almıştı
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
#10 |
![]() ![]() Çiçek ifadeye gitmeden önce İlker Başbuğ ve komutanlarla yemek yemiş İkini kez tahliye edilen Kurmay Albay Çiçek, 10 Kasım törenlerinin ardından Karargah’ta, Genelkurmay Başkanı ve komutanlarla yemekte bir araya geldi. GELİNCİK SALOUNNDA ALTI GENERAL, BİR ALBAY AKP ve Gülen’i Bitirme Planı’nın altında imzası olan Albay Çiçek, Ergenekon savcılarına ifade vermesinin hemen öncesinde komutanlarla öğle yemeğinde buluştu. Genelkurmay Gelincik Salonu’ndaki yemeğe Orgeneral İlker Başbuğ ile birlikte dört kuvvet komutanı da katıldı. YEMEKTE 1.5-2 SAAT KOMUTANLARLA SOHBET ETTİ Çiçek yemeğe sonradan dahil oldu. Çiçek’ten kısa süre sonra, Genelkurmay İkinci Başkanı da salona geldi. Çiçek yemekte yaklaşık 1.5-2 saat komutanlarla sohbet etti. DURSUN ÇİÇEK’İ KARARGAH’TAN UĞURLADILAR İrticayla Mücadele Eylem Planı’nın altında imzası olan ve tutuklandıktan sonra ikinci kez tahliye edilen Albay Dursun Çiçek, 10 Kasım’da Genelkurmay Karargahı’nda Orgeneral İlker Başbuğ, Genelkurmay 2. Başkanı ve dört kuvvet komutanıyla birlikte yemek yedi. Karargah’taki Gelincik Salonu’ndaki yemek, Anıtkabir’deki 10 Kasım törenlerinin ardından, öğlen saatlerinde başladı. Çiçek’in yakın çevresinden alınan bilgiyle göre, yemeğe Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un yanı sıra Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Işık Koşaner ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral A. Atilla Işık katıldı. Çiçek yemeğe, başladıktan bir saat sonra katıldı. Yemekte Albay Çiçek’e ‘general’ muamelesi yapıldı. Yemek başladıktan bir süre sonra, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Aslan Güner de Gelincik Salonu’na geldi. Yemeğe ayrıca internet andıcında parafları olan birçok komutan da katıldı. Bir buçuk saate yakın süren yemekte sonra İlker Başbuğ, Genelkurmay 2. Başkanı’nı da yanına alarak kendi odasına geçti. 10 Kasım’da dikkat çeken bir başka olay da Savcı Zekeriya Öz’ün çağırdık gelmedi açıklamasından sonra Avukat Mustafa Çevik, Çiçek’in kanser olan annesinin yanında, Tokat’ta olduğunu açıklamıştı. Oysa Çiçek o gün Ankara’da ve Genelkurmay Başkanı’yla birlikte yemekteydi. (Kaynak: Mehmet Baransu/Taraf) |
|
![]() |
![]() |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|