XIX. Yüzyılın sonlarına doğru Başta Rusya ve Amerika olmak üzere batılı devletlerin kendi süfli emellerini gerçekleştirmek amacıyla Ermenileri kışkırttıktan sonra , silahlanıp Anadolu’ya saldırdıkları ve Ermenilerin Doğu’da çoluk çocuk demeden kadın ve yaşlıları katliama uğrattıkları günlerdi . İngiliz Büyükelçisi huzura çıkıp küstahça ;
-“ Daha ne kadar ermeni öldüreceksiniz ?” sorusunu sorması üzerine , hiddetlenen II. Abdülhamid bütün heybetiyle bakışlarını bir ok gibi Büyükelçiye yönelterek ;
- “ Filan gün , filan saatte Karadeniz ‘in filan noktasına yaklaşıp , karaya Ermenileri Türklere karşı silahlandırmak için şu kadar sandık malzeme çıkaran ve komitacılara teslim eden İngiliz Gemisinde, Türk başına kaç silah bulunuyorsa tam o kadar Ermeni öldüreceğiz !!! “
İşte bu muazzam istihbarat karşısında , suçüstü yakalanan küstah İngiliz Büyükelçisinin dili tutulmuş ve şaşırıp kalmıştır.