![]() |
#1 |
![]() Mehmet Yegin, USAK Diyarbakır Saldırısı Nasıl Okunmalı? Dün Diyarbakır’da 13 vatan evladını şehit verdik. Bu olay bir uyarı fişeği niteliğindedir. PKK silahları bırakmadan terör sorununun çözülemeyeceğini açık bir şekilde ortaya koymuştur. Son dönemde ortaya atılan “İmralı ile müzakere edilsin” yaklaşımının da PKK silahları bırakmadan bir anlam ifade etmeyeceği anlaşılmıştır. Dolayısıyla çözüm önerileri sorunun güvenlik boyutundan soyutlanamaz. Bu çerçevede anlık istihbarat bilgileri ile noktasal olarak hem yurt içinde hem de yurt dışındaki hedeflerin özel güçlerle vurulması şarttır. Türkiye, ABD’nin Pakistan’da yaptığı operasyonun benzerlerini yapabilmeli ve bu noktada ABD’den gelecek istihbarata bel bağlamamalıdır. Türkiye’nin güçlü bir istihbarat yapılanması vardır ve bu şekilde yönlendirilmesi durumunda başarılı operasyonlar yürütebilecektir. Terör sorununun güvenlik boyutu hatırlatıldıktan sonra eylemin amacına ulaşmaması için politikaların, saldırılara göre şekillendirilmeye çalışılmasının tehlikesine de değinmek gerekir. Terör sorunu ve Kürt sorunu ayrı meselelerdir. Farklı iki soruna, birbirinden farklı çözüm araçları kullanılmalıdır. Terör sorunu güvenlik araçları ile çözülürken, Kürt sorunu demokratikleşme araçları ile çözülecektir. Bu noktada terör örgütünün Kürt sorununu istismar etmeye çalışması, kafa karışıklığına neden olmamalıdır. Kürt sorununun demokratikleşme boyutunun bu eylemden etkilenmemesi hayati önemdedir. Türkiye demokratikleşme sürecine terör saldırılar nedeni ile başlamamıştır. Saldırılar ve eylemler nedeni ile de bitirmeyecektir. Dolayısıyla “Bütün bu yaşananlar demokratikleşme yüzünden başımıza geliyor” yaklaşımı gerçeği yansıtmamaktadır. Üstelik politikaların eylemlere göre ayarlanmasının eylemlerin başarılı olduğu; gerektiği zaman tekrar kullanılması yönünde teşvik edici olacağı da gözden kaçmamalıdır. Diğer taraftan terör eyleminin süreçte etkisinin olmaması eylemleri anlamsızlaştıracak ve bir araç olarak kullanılamamasını da beraberinde getirecektir. Kısacası Türkiye, çerçevesini kendi çizdiği demokratikleşme yolundan ayrılmamalı, terör saldırıları oluyor diye demokratikleşme sürecinde frene basmamalıdır. Uzun dönemde Kürt sorununun çözümü burada yatmaktadır. Zaten örgütü çileden çıkaran da bu sürecin kendisidir. BDP’nin Tavrı Türkiye demokratikleşme konusunda ciddi bir mesafe kat etmiştir. Demokratik kanalların açılması konusunda önemli adımlar atılmıştır. Bu noktada kimsenin “taleplerimiz yerine getirilmediği için bunlar oluyor” demeye hakkı yoktur. Çünkü bu taleplerin demokratik yollardan dile getirilmesinin önünde herhangi bir engel yoktur. Dolayısıyla şiddettin sorumlusu ortadadır. Diğer taraftan şiddeti kınamayan BDP de bu sorumluluğu paylaşıyor demektir. Bu olayda BDP’nin tavrı, gelecekteki konumu açısından belirleyici olacaktır. BDP, sadece “üzgünüz” diyerek kenara çekilemez. Bu olay, sel felaketi veya deprem gibi bir doğal afet değildir. Saldırı, kasıtlıdır ve politik bir propaganda olan terör eylemidir. BDP’nin bu propagandayı siyasetinde araç olarak kullanmadığını açık bir şekilde ortaya koyması gerekmektedir. Bunun için de eylemi kınamak ve şiddetle arasına mesafe koymak zorundadır. Sonuç olarak konunun güvenlik boyutu ıskalanmadan demokratikleşme süreci devam etmek durumundadır. BDP’nın tavrı ise, bu sürece katkıda mı bulunacağı yoksa sürecin karşısında mı olacağı konusunda belirleyici olacaktır.
![]() |
|
![]() |
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|