![]() |
#51 |
![]() Kaynak pomak forum
Plevne savaşları ve Gazi Osman Paşa *Doksan üç savaşı olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda, Tuna boyundaki Plevne'de Gazi Osman Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun, düşman kuvvetleri Rusya ve Romanya karşısında gösterdiği kahramanlıktır 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı başlarken, Ruslar Niğbolu'dan Plevne'ye kadar Vid Suyunu işgal ederek Vidin'deki Osman Paşa'ya karşı bir cephe meydana getireceklerdi. Niğbolu'nun ele geçirilmesi gerekiyordu. Niğbolu saldırısını Ruslar kazandılar. Osma ırmağında mevzilenen üç tabur Osmanlı piyadesi Rus süvarilerini geçerek Plevne'ye çekilmeyi başardı Ruslar Niğbolu'yu ele geçirince bu mevziye yöneldiler. General Schildner tümenini Plevneye sevketti. *Rus Schildner de Plevnede zayıf bir kıta bulacağı düşüncesinde Osman Paşa, Rusların Tuna'yı aştıkları haberini aldı, Bulgaristan ve Balkan Yarımadası içinde açılan yol kavşağı Plevne'nin askeri önemini tespit etti. serdar-ı ekrem Nadir Paşa'dan aldığı emirle Niğbolu'ya yetişmek maksadıyla yola çıktı. Ne var ki geç kalınmış ilk hamlede Plevne'yi tutmak gayesiyle ve süratle mevziye yöneldi. BİRİNCİ PLEVNE SAVAŞI: Osman Paşa, Rahova üzerinden Plevne'ye geldi. 15.000 savaşçı ile 58 parça top toplamıştı birliklerini Vid Suyu'nun sağ sahilini tahkimde kullandı.8 Temmuzda Ruslar, 12.000 asker ve 70 topla Plevneden saldırıya geçtiler. Rus piyadeleri uzun kollar halinde hücuma geçiyor ve Osmanlı askerinin şiddetli ateşiyle eriyorlardı. Ruslar 3.000 kişi kaybederek çekildi Osmanlıların kaybı 1.000 şehitti. Ruslar Osma Çayı'na doğru çekilirken Osman Paşa takib etmedi Sofya ile Vidin için tedbirler aldı Plevne'nin kuzey ve güneyini tahkim ederek Plevne'yi müstahkem ve heybetli bir ordugah yaptı kuvvetleri ile cephaneyi buraya taşıttı. İKİNCİ PLEVNE SAVAŞI: *8 Temmuz yenilgisinden sonra Grandük Nikola, Krodner'i süvarileri ile takviye ederek bütün güçleriyle saldırı emretti. Krodner'in emrinde 35.000 savaşçı ve 170 top vardı. Osman Paşa'nın 20.000 askeri ve 58 topu bulunuyordu. Savaş 17 Temmuzda başladı. Ruslar iki koldan saldırdı Rus topçusunun sayıca üstün olması, Osmanlıya karşı işe yaramamıştı. Rus piyadeleri Osmanlı topçusu tarafından yıldırım gibi biçilmişti Ruslar intizamsızdı ufacık bir takip, bozguna yol açabilirdi. Ancak, Osman Paşanın kolordusunda süvari birliklerinin bulunmayışı, sonucu bi fırsat kaçırıldı Ruslar 7.300 ölü vermişlerdi Osmanlıların kaybı 2.200 şehitti*18 Temmuz zaferiyle Osman Paşa, Şıpka'da bulunan Süleyman Paşa ile ve Tırnova yoluyla Mehmed Ali Paşa ile birleşmek için harekete geçti İstanbul'dan gelen kesin emirde Plevne'yi müdafaa etmesi bildiriliyordu. Osman Paşa Vidin ve Sofya'daki kuvvetlerini karargahına getirtti. emrindeki küçük Osmanlı ordusu 40.000'i bulmuştu. Plevne müstahkem mevkii ise kuzeyde Bukova, doğuda Griviçe, güneydoğuda Radişev, güneybatıda da Krışin olmak üzere dört bölümdü Plevnedeki Rus-Romen ordusu 100.000 asker ve 450 parça toptu. orduya Romanya prensi Karol kumanda ediyor, ordunun kurmay başkanlığını Rus generali Zotof yapıyordu. Romenler, Vid ile Iskar arasındaki sol kanada yerleşemedi düşman Vid Irmağındaydı kolordularını Osmanlı mevzilerine yaklaştırma kararı aldılar Osman Paşa, Plişat üzerinden ilk huruç hareketine girişti fazla kayıp verdi ve geri döndü Rus karargahı kesin sonuç istiyordu Çar ile Grandük Nikola karargahlarını batıya naklettiler. hücum günü Çar'ın doğum günü 31 Ağustostu Romenler sağda 4. ve 9. kolordular merkezde, Skobelef ve İmeretinski kuvvetleri soldan hücum kollarını harekete geçirdiler. YEŞİL TEPELER SAVAŞI: 26-29 Ağustosta Rus topçusu bombardımana başladı. Osmanlı topçusu cevap veriyordu. Osman Paşa toplarıyla tesirli bir ateş sistemi kurmuştu. Piyadelerini siperler ardına gizledi Rus ateşi tesirsizdi Rus piyadeleri büyük kayıplara uğruyordu Topçu ateşinin tesiri yaratamamasından rus hücumu 31 Ağustosa alındı hücumda Romenler Griviçe'nin kuzeyindeki büyük bir istihkamı zapt ettiler ve Rus desteği ile koruyabildiler. Sol kanatta Skobelef süvari birlikleriyle Krışin Tepesi'ne saldırdı tepede iki bağımsız istihkamı ele geçirdi. Osmanlı müdafaası bütün saldırıları kırmış, Rusları çekilmeye mecbur etmişti. serbest kalan Osmanlı kuvvetleri, Skobelef üzerine yöneldi Rus generali taarruzu durdurdu geceyi istihkamlarda geçirdi Ruslar, 1 Eylül sabahı çekildiler . yenilgileri ağır olmuştu. 22.000 kisilik kayıpa karşılık, Osmanlı yaralı ve şehitleri 4.000 civarında idi. Skobelef piyadesinin yarısını kaybetmişti. ÜÇÜNCÜ PLEVNE SAVAŞI: Ruslar müttefikleri Romenlerle birlikte 7 Eylülde saldırıya geçti 11 Eylüle kadar süren topçu ateşiyle altında Osmanlı mevzilerine yaklaştı 11 Eylülde üç taarruzla Kayalı Dere mevzilerine girdi 20.000 kişiyi bulan ağır zayiat üzerine çekildi Sultan II. Abdülhamid 21 Eylülde Osman Paşa'yı gazi unvanı ile taltif etti. |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#52 |
![]() Kaynak pomak forum
Plevne savaşları ve Gazi Osman Paşa ABLUKA (13 EYLÜL- 10 ARALIK 1877):* *Rus genel kurmayı, Osman Paşa'yı savaş meydanında yenemedi Plevne kuşatması komutanlığına çağırılan Sivastopol müdafii Todleben, Plevneyi abluka altına alarak, açlıkla osmanlıları teslimr zorladı. Rus ve Romenler Plevne'de toplandı. Gorko komutasındaki ordu Vid Irmağı'nın sol sahiline gönderildi. görevi Osman Paşa'nın tabur erzak ve mühimmat damarı olan Sofya- Vidin yolunu kesmekti. Gorko, istenen sonuca ulaştı. Osman Paşa'nın kırılmasının an meselesi olduğunu bildirdi. Birkaç gün önce son imdat kuvveti Rus hatlarını yararak Plevne'ye girmişti. 24 Ekimde ise Ruslar Romen kolordusu ile 75 km.'lik bir çember meydana getirmişti bulunuyordu. Osman Paşa direnme kararında idi. *Skobelef Yeşil Tepelerini işgal etti. Ruslar 40.000 savaşçı ve 10.000 de toplama askerle kuşatmada dayanan Osman Paşa'nın bir kaç günlük erzakı kalmış, hayvan yemi sıkıntısı da baş göstermişti. Cephane bitmek üzere idi. 22 Kasımda Rus Balkan kolordsunu yenilgiye uğratan Süleyman Paşa'ya Plevne yolu açıldı ise de Osman Paşa'yı kurtarmak yerine Rusçuk'a yöneldi ve Ziştoyide feci bir yenilgiye uğradı., Osman Paşa için yapılacak iki iş kalmıştı. Teslim olmak ya da bir huruçta son kahramanlığı göstermek. Osman Paşa 30 Kasım gecesi tümen ve alay komutanlarını, karargahında toplayarak düşüncelerini anlattı. ordusunu ikiye ayırdı. Birinci ve yarma hareketini yapacak olan vurucu gurubun komutasını üzerine aldı. *İkinci grubu yaralı taşıyan arabaları ve Plevne'nin 300 hane kadar olan Türk halkı teşkil ediyordu. Osman Paşa silah ve yiyecekleri dağıttı gece ezani saat 2'de yarma hareketine girişti. Saat 10'da Vid Suyu'nu aşarak düşmanın birinci hattını yardı ve Bunun üzerine ikinci grup harekete geçti. kafile, ağırdı Köprüde düşman topçu ateşi ile karşılaştılar Osman Paşa, vurucu birliklerine saldırı emri verirken, ikinci grubu kurtarmaya çalışıyordu. Birinci grup ikinci düşman hattını da yarıp 1.000 m. kadar ilerlemişti yeni bir kuşatma ile karşılaştı. kanlı bir savaş başladı. Rus ve Romen birlikleri yardıma koştular. savaş korkunçtu.*Osman Paşa'nın atı şarapnelle devrildi kendisi sol bacağından yaralandı. askerlerin maneviyatı birden çöktü. *Osmanlı saflarında dağılma görüldüğü Romenler ikinci gruba dahil birlikleri teslim almaya başladılar. Osman Paşa teslim olmak üzere karargahına beyaz bayrak çekti. Osman Paşa hükümdarına baş kaldıran Romanya prensi Karol'e teslim olmayı reddeddi kılıcını Todleben'e verdi. 32.000 muhariple 80 top Rus ve Romenlerin eline geçti Osmanlı tarihinin en şahane müdafaa savaşı 156. gününde, 10 Aralık 1877 Pazartesi günü sona erdi |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#53 |
![]() Kaynak pomak forum
* GAZİ OSMAN PAŞA :* *Türk tarihinde adına marş besteleten üstün şavaş teknikleriyle kendisinden bahsettirebilen bir kaç komutandandır. Doksanüç Harbi Osmanlı-Rus Savaşında (1877-1878) Plevne cephesinin ünlü kumandanıdır 1832’de Tokat’ta doğdu. Beşiktaş Askerî Rüşdiyede ve Kuleli Askerî lisesinde okudu. Harbiye’yi yirmi yaşında ikincilikle bitirdi. Harp Akademisinde Kırım Savaşının çıkmasıyla Tuna cephesine gönderildi. dört yılda, teğmenliğe yükseldi. Savaşın sonunda yüzbaşı oldu. 1856’da Akademi tahsilini tamamladı. Genel Kurmayda çalıştı. Anadolu haritasını çıkarma göreviyle Bursa’ya gönderildi. Teselya’da, Yenişehir’de Cebel-i Lübnan’da görev aldı. Girit isyânlarında Girit’e tâyin edildi. 1866’da Girit’te Serdâr-ı ekrem Ömer Paşa'nın takdirini kazandı.*Miralay oldu Yemen’e gönderildi. Arkasından Paşa rütbesiyle Rumeli’deki Beşinci Ordu Kumandanı tâyin edildi (1875). korgeneral oldu. Sırp isyânında emrindeki birliklerle İzver tepelerini ve Zayçar kasabasını zaptetti. Sırp ordusunu yendi mareşal oldu (l876).Gâzi Osman Paşa'yı tüm dünyâya tanıtan, (1877-1878) Osmanlı-Rus Harbindeki kahramanlıklarıdır. Bu harpte, Plevne cephesinde dünyâ harp târihine yeni prensipler getirdi. Gâzi Osman Paşa, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşında Vidin ve Rahova nın korunmasıyla vazifeliydi. Tuna’yı geçerek savaşın düşman topraklarında yapılmasını teklif ettiyse de, izin verilmedi. Rusların Berkofça Dağlarını aşmasıyla Osman Paşaya hareket emri verildi. Osman Paşa, Plevne önlerine geldi. Rusların elindeki şehri ele geçirerek, savunma tedbirleri aldı. *Ruslar Pelevne’ye saldırdı Osman Paşa, ilk saldırıyı bertaraf etti (20 Temmuz 1877). Ruslar, 30 Temmuz'da tekrar saldırıp kanlı savaşlardan sonra geri çekildi. Rus Çarı, Romenlerden yardım istedi. şu telgrafı çekti.İmdâdımıza gel Tuna’yı geç! Acele Plevne’de yardımımıza yetiş! Türkler bizi mahvediyor Hıristiyanlık, kaybetmek üzeredir!” Romenler elli bin kişilyle Plevne’de Ruslar'a yardıma koştu. 11 Eylüld'e Rus-Romen ordusu, Plevne’ye taarruza etti. On iki saatlik Rus taarruzu, düşmanın, mağlûbiyetiyle neticelendi. Osman Paşa, üçüncü Plevne Savaşını da kazandı 11 Eylül 1878 teGâzi unvânını aldı.büyük kuvvetlerle kuşatmaya devâm eden Ruslar, Plevne’nin teslimini istedi. Gâzi Osman Paşa, reddetti. yerden yardım gelmeyen Plevne’de yiyecek, yakacak sıkıntısı başlamıştı. *Gâzi Osman Paşa, bir huruç harekâtı ile Plevne’den çıkmaya karar verdi. Plevneliler, Osman Paşaya Eğer Plevne’den çıkarsanız, Bulgarlar, bizlere zarar verir. Müsâade ediniz biz Müslüman ahâli de Plevne’den çıkalım” şeklindeki teklifle Bulgar halkını çağıran Osman Paşa, Müslümanlara zarar vermeyeceklerine dâir söz aldı. Müslümanlar; “Biz de sizlerle gelelim.” diye yalvardılar. Osman Paşa, kimseyi kırmazdı “Biz askerî harekât yaparız. Siz ayak uyduramazsınız” dediyse de, istemeyerek râzı oldu. Huruç sabahı halkın hayvanları ile askeri intikal yoluna askerden önce, dizilmiş olduğu görüldü. Plevnede tam bir hengâme vardı Rus topçusu ateşe başladı. Nice çoluk çocuk, kadın-kız şehid oldu. Halkın aceleciliği harekâtı ifşâ etmişti. *küçük bir kasaba olan Plevne’yi kuşatan Rus ordusuna karşı asker “Allah Allah” sesleriyle hücûma geçti. Sayı ve silâhça kendilerinden fazla olan düşman ordusunun birinci hattını kahramanca yardı. Ruslar, asker ve silâhça çoktu takviye alıyordu. çıkış harekâtında Osman Paşa'nın atı öldü. Kendisi bacağından ağır yaralandı. Açlık, hastalık, anında askerin harcanmaması düşünceleri, Gâzi Paşa'yı teslime mecbur etti. Yarası, sarılırken, Rus generali Ganetski onu esir aldı. Az sonra Rus Başkumandanı Grandük Nikola, askerî törenle, askerlik ve esirlik kâidelerine aykırı olmasına rağmen, Osman Paşa'nın kılıcını iâde etti. samimiyetle takdir tebrik ve hürmet gösterdi *Nikola, Osman Paşaya Şu anda yeryüzünde bu kılıcı şerefle taşımaya hakkı olan tek insan sizsiniz” demekten kendini alamadı.Rus Çarının bulunduğu karargâhına getirilen Osman Paşa, Çar tarafından tebrik edildi. Rusya’ya trenle götürülen Osman Paşa, trende Rus subaylarıyla harp üzerine Fransızca sohbetler etti. Rusya’ya varışında, ülke içinde istediği yere gidebileceği bildirildi. Gâzi Paşa, Türk illerini gezdi. Her şehirde devlet reislerine yapılan merâsimle karşılandı. Osman Paşa, bir müddet sonra Sultan hamid Han’ın teşebbüsleriyle Rusya’dan İstanbul’a döndü. halk tarafından büyük sevgi ile karşılandı. Sultan hamid göz yaşları içinde alnından öptü ve kendisine; “Sen benim yüzümü dünyâda ak ettin Allah da senin yüzünü iki cihânda ak etsin” diye duâ etti. *Serasker oldu. Yedi yıl görevde kaldı Sultan hamid onu Saray Mareşalliğine getirdi.Ölünceye kadar görevde kaldı. Törenlerde, Pâdişâhın arabasında ona karşı otururdu. 1900’de 68 yaşında vefât etti. Kabri, Fâtih Câmii avlusundadır. Türbesini, onu çok seven Sultan hamid yaptırmıştır. Gâzi Paşa, temiz ahlâkı, kahramanlığı, Müslümanlığı ve devlete bağlılığı sevgi ile anılmıştır. Adına yazılan Plevne veya Osman Paşa Marşı hâlâ söylenmektedir. GÂZİ OSMAN PAŞA MARŞI Tuna Nehri akmam diyor, Etrâfımı yıkmam diyor,* Şânı büyük Osman Paşa,* Plevne’den çıkmam diyor. Karadeniz akmam dedi. Ben Tuna’ya bakmam dedi. Yüz bin Moskof gelmiş olsa, Osman Paşa korkmam dedi. Kılıcını vurdu taşa, Taş yarıldı baştan başa, Şânı büyük Osman Paşa, Askerinle binler yaşa. Düşman Tuna’yı atladı, Karakolları yokladı. Osman Paşanın emrinde, Beş bin top birden patladı. |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#54 |
![]() Kaynak türktarihim.com
Maltepe (Palekanon) Savaşı *Maltepe Savaşı, İznik'in fethini engellemek için gelen 3. Andronikos ile Orhan Gazi arasında yaşandı Osmanlı'nın galibiyetiyle sonuçlandı uzun yıllar süren İznik fethi için hazırlıklarını tamamlayan Orhan Gazi, 1329’da İznik surlarına ulaştı. Bizans, İznik’i kaybetmesi durumunda Gazileri İstanbulda göreceğini biliyordu. yaşlı imparator 2. Andronikos’un torunu 3. Andronikos İznik’i kaybetmemek için hazırlıklara başladı İznik hisarı önüne yola çıktı. Orhan Gazi, kuşatmayı güvence altında tutacak askeri İznik hisarında bırakıp yanında 5 Bin gazi ile 3. Andronikos’un üzerine gitti Andronikos, Gebze Darıcada savaş hazırlıklarına başladı.* *Orhan Gazi, 1000 kadar kuvvetle Tavşancıl tepesine konuşlandı. 2 Bin kuvveti gizleyerek kanat kuvvetleri haline getirdi. 300 atlı süvariyle ve ok atışlarıyla Bizans ordusunu kışkırtdı. Orhan Gazi’nin amacı 1000 yaya kuvvetle zayıf bir görüntü oluşturmak ve Bizans ordusunu üzerine çekerek savunma yapmaktı Andronikos taarruza kalkmadı. 300 atlıdan ok atışlarıyla ilerlese de Bizans harekete geçmeyince 1000 atlıdan oluşan yeni bir süvari sert bir taarruza girişti taarruz da başarıya ulaşamadı. Bizans savunma savaşı yaptı Orhan Gazi, tüm kuvvetleriyle taarruza kalktı. Andronikos’da taarruza kalktı. savaş meydan muharebesine döndü. Muharebe Bizans kuvvetlerinin taarruzları ve Osmanlı savunmasıyla devam etti. Bizans zafere inanmıştı. Askerler zafer için saldırıyor, Orhan gazi taarruzları bertaraf etmeye çalışıyordu.*Orhan Gazi’nin kıdemli gazileri savunma yerine geri çekilen Bizansı yıpratmayı tavsiye ediyordu. Orhan Gazi düşmanı savunma ile yıpratmayı düşünüyordu. Bizans askerlerini zafere inandırıyor ve kandırıyordu.*3. Andronikos, son taarruzunda ağır yaralandı. Bizansda karmaşa oldu. Orhan Gazi, taarruza kalkarak Bizans üzerine yürüdü. Bizans ordusunun üzerine atılan 300 süvari karşısında Bizans askeri utanç verici şekilde kaçarak geri çekildi. dörte bölündü keşmekeşe sürüklendi. 3. Andronikos, zafer ümidiyle çıktığı yolculuktan ağır yaralandı (11 Haziran 1329). Orhan Gazi, bu galibiyetten sonra esas hedefi İznik’e yöneldi.* |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#55 |
![]() Kaynak turan davası.tr.gg
Alperenler * *Alp eski Türklerce cesur Savaşcı ruhlu yiğid kişilerdir kahramanlıkları ile ön plana çıkmışdır.* Türklerin İslamiyeti kazanmasıyla Alp'ler Erenliğe çağrılmıştır. Allah ve Peygamber yoluna savasan Mücahitlere *Alperen ismi verilmiştir. Cesur ve bilgili bir nesil olan Türkler Üç kıtaya Alperenlik ismi ile yayılmışdır. Alperenlerin Allah'tan başka hiç kimseden korkusu yoktur Allah için savasır Yanlızca Kuran-ı Kerimi ve Allahın ismini yüceltmek Tüm dünyaya Nizam-ı Alem Ülküsünü yaymak için savaş verir. her Alperen Okumalı Dine ve çağımızın koşullarına uygun yaşamalı islam medeniyetini örnek almalıdır. MehmetAkif o günlerden bu günleri görerek ne güzel yorumlamıştır. Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavardır diye; **Alperen bir elinde Bilgisayar Diğer elinde Kuran olandır.*Alperenlerin en büyük silahı imanlarıdır dostunu okumalı bilmeli ama düşmanınıda bilmelidir. Fikir koşusunda geri düşmemelidir. bilgi çağına yol alınmıştır. Yanlızca bilgi yarışı olmalıdır. Yeni Dünyanın koşulları teknolojiden geçer teknolojiyi yakalamalı ve geliştirmeliyiz. neslimiz dün Dünyaya Medeniyet verirken bugün avrupalı bizim Kültürümüzü bozmuş Bize düzeltmek kalmıştır. Düzeltmek bilgiden Erenlikten geçer.Alperenlerin izleyeceği Peygamberimizin yoludur Peygamberimizin güzel ahlakı ve sünnetlerini uygulamaktır. İnsanları onun gibi sevmeli Onun gibi dünyaya bakmalıdır. Unutmamalıdır ki hak herkes içindir. ahiretde boynuzsuz koyun, boynuzlu koyundan hak taleb edecektir *kul hakkının önemini benimsemeliyiz. yaşayışımızı buna göre sürdürmeliyiz. Cenabı Allah'a veremeyeceğimiz iki hesabımız vardır birincisi Allah'a şirk koşmak ikinci kul hakkıdır buna göre davranmalıyız.Alperenler dünümüzün Yesevisi, Dede Korkutu, Sultan Mehmet'i Dadoloğlusu Yunus Emresidir. Bugünümüz onların yaşam şekiline bakarak onlar gibi yaşayandır. Alperen İman ateşi ile yanan Vatan aşkı ile büyüyenlerdir. *Alperenlerin ideali gayesi yanlızca Allah Peygamber Ve Yüce Türk Milleti olmalı düşmandan arınmış yanlızca kendi düşüncelerine hükmeden Düşmanına dünyayı dar eden bir ideali olmalıdır. çevresine örnek kişiliğini kabul ettirerek peşinden gel dedirten bir kişilik olmalıdır. İlmi bilgisini cesaretine ekleyerek dünyaya kendi düzenini Nizam-ı Alem Davasını Tüm dünyaya yayana kadar kendi sevdasını anlatmalıdır. * * |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#56 |
![]() Kaynak beyaztarih.com
Emir Timur: Bozkır'ın Altın Çocuğu Timur İmparatorluğu Fars ve İslam unsurları ile Türk-Moğol devlet ve askeri unsurlarını bünyesinde barındıran ve soyu Türk-Moğol boylarından biri olan Barlaslar'a dayanan Çağatay Emiri Timur tarafından kurulmuş Türk-Moğol devletidir. Timur İmparatorluğu Hunlar, Göktürkler, Uygurlar, Karahanlılar, Gazneliler, Selçuklular ve Harezmşahlar’ın yıkılmasından sonra Türklerin Türkistan’da kurduğu en büyük devlettir Türkistan ve Horasan, İslam mimarisinde en parlak dönemini yaşamıştır. 15. yüzyılın sonlarından itibaren Türkistan, Harezm, Kırım, Kazan ve Azerbaycan'da Çağatay Türkçesi yüksek bir kültür dili haline gelmiştir. Dinin, ilim ve sanatın koruyucusu Timur; Türkistan’da Türkçenin, Türk sanat ve kültürünün Fars kültürünün baskısı altında yok olup gitmesini önlemiş ve öne geçmesini sağlamıştır Türk edebiyatı gelişmiş, sanat, bilim ve edebiyat dünyası Timurla Rönesans’ını yaşamıştır. Timur, Büyük Timur İmparatorluğu'nun kurucusudur. Tarihin gördüğü en büyük askeri ve siyasi dehadır Timur, sağ ayağı aksak kalınca kendisine*Farsça*Timurlenk,*Türkçe ise*Aksak Timur*denilmiştir. 1370'ten itibaren düzenlediği seferlerle Harezm Kıpçak,* İran,*Irak,* Suriye*ve* Hindistan topraklarına hakim olup 1402 Ankara Savaşı'nda*Yıldırım Bayezid'i mağlup etti. Seferlerinin en kanlısı ve uzunu Batı Asya'daki seferlerdir. Birincisi üç, ikincisi beş üçüncüsü yedi sene sürmüştür. Seferleri ele geçirdiği şehirlerin bazılarını yakıp yıkmış kellelerden kuleler yapmıştır. Kan dökücülüğü ve tahripkarlığına rağmen*Semerkant'ın imarına çok önem vermiş âlimlerin*incitilmesine müsade etmemiştir. Seferlerinin çoğunu Türk-İslam ülkelerine yönelttiği için eleştirilmiş Orta Asya*göçebelerinin İslamlaşmasında*büyük rolü olmuştur. Timur'un devletindr, Türk Moğol ve İslam medeniyeti iç içedir Müslüman*olmasının yanı sıra eski*Türk-Moğol*geleneklerini yaşatmış ve*Cengiz Han*yasasına çok önem vermiştir. Kimi tarihçilere*göre Timur için*yasa*şeriattan*öncedir . Cengiz Han ile akrabalığa önem veren Timur, Cengiz Han soyundan Kazan Han'ın kızı Saray Mülk Hanımı nikahına alarak damat Küregen*lakabına hak kazanmıştır. Cengiz Han'ın soyundan gelmediği için "Han" unvanı yerine "Emir" unvanını kullanmış ve ölünceye kadar kukla dahi olsa, Cengiz Han soyundan birini*Han*olarak yanında taşımıştır. Timur,*Maveraünnehir’de Özbekistan'da* Semerkand’la*Belh*arasında Şehri şebz sınırları Keş şehri Hoca Ilgar köyünde dünyaya geldi. doğum tarihi 9 Nisan 1336 Salı,*Oniki Hayvanlı Türk Takvimi'nde göre Sıçan Yılı olarak verilir. efsanede, avucunda pıhtılaşmış kan ve ihtiyar adamın saçları gibi beyaz saçlarla doğmuştur. Avucunda kan ile doğması zamanın hakimi sahip kıranlık alameti olmakla beraber çok kan dökeceği biçiminde yorumlanmıştır. Timur sahip kıran unvanını cihangir unvanı ile birlikte kullanmıştır. Saçlarının beyazlığı ise erken yaşta bir olgunluk görülüp onun ileride büyük işler başaracağına inanılmıştır. Timur'un babası Turagay annesi Tekira Hatundur Çağatay ulusunu oluşturan Türk-Moğol kabilelerinden*Barlaslar'ın reisi olan Turagay sadece kendi kabilesinde değil Tüm Çağatay ulusunda itibarlı bir bey idi. Emir Timur'un soyu ölümünden sonra torunu*Uluğ Bey*tarafından Semerkant'ta yazılarak, Timur'un mezarına dikildi Timur'un ceddi Tumanay beşinci göbekten Cengiz Han'ın atasıdır. Timur’un boyu uzun, vücudu heybetliydi. Omuzları geniş, başı büyük ve alnı genişti. Elleri ve ayakları iri, kol ve bacakları ise oldukça uzun ve kalındı. Görünüşü ürkütücü olan Timur’un, suratı asık, sağ eli felçli ve sağ ayağı topaldı.Timur'un mühründe kuvvet doğruluktur doğruluğa önem verdi otuz yıl boyunca geçtiği her yerde yıkıntılar ve yıkımlar bıraktı acımasız yüzünü gösterdi ancak taş kalpli olmadı, heyecanlandı ağladı sevdi yakınlarına ve dostlarına bağlı .Torununun ölüm haberini aldığında kendini yerden yere atmış ağlamış acısını belli etmiştir. Kızı Akabeg, büyük oğlu Cihangir, kız kardeşi Turhan Hatun'un ölümleriyle bezginlik içinde bulunsa da Kuran-ı Kerim ve hadis-i şerifler okuttu tarih ve hikayeler okutup dinledi üzüntüsünü unuttu hükümet işleriyle ilgilendi Sinirleri sağlam değildi Önünde korkunç ve kanlı savaş öykülerine dayanamadı dilenciliği kabul etmedi, halkın yiyecek bulmasına dikkat etti Timur, mecliste gasp, saldırı, tecavüz ve kan dökmekle ilgili sözlerin dile getirilmesine ve küfüre asla izin vermezdi Başkent Semerkant'ın ihtişamı için sanatçıları, zanaatkarları, bilim adamlarını, şairleri, din adamlarını Semerkant'a çekti onları zorla Semerkant'a getirdi. Seferlerinde geçtiği yerleri acımasız şekilde yakıp yıkarken diğer yandan Semerkant'ı yeniden yapmıştır. Ele geçirdiği ülkelerdeki sıradan yontma işçisinden en büyük sanatçıya kadar birçok insanı tek bir şehirde topladı. Semerkant'ı büyük yeteneklerin merkezi haline getirdi alimler seyyidlere çok hürmet gösterir onları dinlemekten keyif duyardı. Allah dostları alimler ile devamlı irtibatta idim. Her işimde onlarla istişare ettim. Onların hayır duaları bana zaferler kazandırdı", demektedir. hiçbir ülkede alim ve şeyhlerin incitilmesine müsade etmeyen Timur ünlü komutanların hayatlarını ve seferlerini okurdu.*ünlü tarihçi*İbn Haldun*ile yaptığı görüşmeler sırasında sahip olduğu tarih ile İbn Haldun'u bile şaşırtmıştır. Türkçe, Moğolca ve Farsça üç dil bilmekteydi. casusları vardı casuslar sufi, derviş, tüccar, müneccim, asker, sanatkar, pehlivan olarak ülkeleri dolaşırdı Satranç oynamayı çok seven Timur, sinirli olduğu zamanlarda bu oyunu oynayarak rahatlardı. Satrancı mükemmel oynadığı için çok az kimse kendisiyle oynamaya cesaret edebildi Timur, normal satranç ile oynamayı aşmış ve büyük satrançla oynamıştı. satranç tahtasını ona onbire çıkarmış ve taşlara iki deve, iki zürafa, iki boğa, iki aslan, iki debbâbe, iki öncü, bir vezir, bir gözcü ve diğer taşları eklemiştir. Timur’un satrançcıları arasında satrançcılarının pîri fakih ve muhaddis Alâeddin et-Tebrizî vardı. et-Tebrizî ile büyük satranç oynayan Timur’un, oyunda şerhleri vardır. İbn Arabşah, yanlarında yuvarlak bir uzun satranç gördüğünü ifade eder. bu oyunu oynarken rakibine*Şah-Ruh*yaptığı sırada Timur’a iki müjde getirilmiştir. birincisi bir erkek çocuk sâhibi olduğu, ikincisi de Ceyhun nehrinin kıyısına inşaa ettirdiği şehrin tamamlandığı idi. Bunun üzerine Timur oğluna*Şahruh, şehre ise Şahruhiyye adını vermiştir. Timur, genç yaşda iken*Doğu Türkistan’da hüküm süren Moğol hükümdarı Tuğluk Timur’un 1360 da Maveraünnehir’e geldigi dönemde beylerin bölgeyi terk etmelerine rağmen kendisi terk etmedi Tuğluk Timur’a bağlandı. Kendisine ata yurdu Keş ve çevresi bırakıldı Tuğluk Timur, oğlu İlyas Hocayı Maveraünehir'in idaresine getirirken, Timur'u da hizmetine tayin etti. İlyas Hoca emirlerinin zalimce hareketleri üzerine Timur, Emir Kazagan'ın torunu Emir Hüseyine gitti. Horasan'a kaçarlarken* Türkmenler*tarafından yakalandı Mahan'da altmış gün hapis yattıktan sonra Sancari kabile reisi Mübarekşah'tan yardım görerek buluşmak üzere ayrıldı düşman karşısında zora düşen Sistan*hakimi Melik Fahrenddin'in çağırması üzerine bin kişi ile yardıma geldiler. Fahreddin'in vaatlerini yerine getirmedi Sistanlılar ile çarpıştı Timur'un sağ eline ok isabet ederek yaralandı. ayağının sakatlanması bu çarpışmada oldu Timur ve Maveraünnehirde,*Belh*ve Keş şehirlerini İlyas Hocadan alıp, kendisini yendi Tuva Han'ın torunlarından Kabilşahı han ilan ettiler. Timur v Maveraünnehir'e hakim olmuştu. arkadaşı Hüseyin'in kız kardeşi Olcayı Timur'a nikahlamıştı akrabaydılar 1365'ten araları açıldı Timur ile Hüseyin Mâverâünnehir hâkimiyeti için mücadeledeydiler Emîr Hüseyin, Âdil Hān adına hareket ediyordu. Timur da Cengiz Han soyundan Suyurgatmış Han’ı tahta oturtup Emîr Hüseyin üzerine yürüdü. 1370 te Belh’te yakalandı ve Emîr Keyhüsrevin kardeşini öldürmek suçundan öldürüldü. Timur, Emîr Hüseyin’i ele geçirince Mâverâünnehirin hâkimi oldu. Emir Hüseyin'in Haremi ve hazineleri Timur'un eline geçti. Timur l dördünü kendi haremine aldı bazılarını beylere aldığı hanımlar arasında Kazan Sultan'ın kızı Saray Mülk hanım da bulunuyordu Saray Mülk Hanım'ın han kızı olması dolayısıyla Timur'a han damadı küregen(Gürgan) unvanını taşımaya hak kazandı Timur, Harezm meselesini halledince irana yöneldi. O dönemde Ceyhun’dan batıya şu devletler mevcuttu.*Herat*ve Horasan’da*Kertler(1245–1383); merkezi Sebzvar ve Horasan’ın batısında Serbedârlılar merkezi* Cürcan*olmak üzere Astarabad,* Bistam,*Damgan* Simnan*yöresinde Toga Timurlular; merkezi* Şirazda*Fars*ve*Kirman*taraflarında Muzafferîler (1294–1393); merkezi*Bağdadda Irak-ı Arab, Irak-ı Acem ve Azerbaycan bölgelerinde ise*Celayirliler* (1336–1432) hüküm sürüyordu. sürekli çekişmeler vardı. Timur Kert hanedanından başlayarak bütün bunları hakimiyetine aldı. 1380 de Kert'lerin elindeki Herat'ı ele geçiren Timur, Horasan hakimi Serbedarlılar'ın başşehri Sebzvar'ı ele geçirdi. 1381'de Emir Veli yönetimindeki Toga Timurlular'ın üzerine yürüdü ve İsferayin'i ele geçirerek Astarabad'a ilerledi. Emir Veli, Timur'un ayrıldıktan sonra ükesine yeniden hakim olduysa da 1384'te Timur'un gelince Azerbaycana kaçtı ve ülkesi tamamen Timura katıldı.Timur, Horasan seferlerinde iranı 1386'da tamamen ele geçirmeye karar ver Semerkantta Hac kervanlarına hücum ettiği bahanesiyle Luristan hakimi Melik İzzeddin'i ele geçirip oğullarıyla Semerkant'a gönderdi. Azerbaycan'a yöneldi. Bağdat hakimi Celayirli Sultan Ahmet'in Tebriz'e ilerlemekte olduğu haberini aldı Sultan Ahmet Celayir, Timur'un geldiğini duyunca Bağdat'a döndü*Tebriz*Timur tarafından kolayca ele geçirildi. Yazı Tebriz'de geçiren Timur *Gürcüler*üzerine gaza seferi düzenledi.*Sürmeli*ve Kars kalelerini alarak tahrip etti Nahcivan*ve*Karsta fetihlerde bulunarak*Tiflis'e girdi. Müslüman Gürcüleri serbest bırakmış ve ödüllendirmiştir. yaptığı seferler gaza amaçlıydı Tiflis'i ele geçirip Şirvan taraflarını aldı kışlamak için Karabağ'a geldi. 1387'de*İsfahan’a girdi. İsfahan’da, seyyidler, alimler, Timur’u karşıladı şehirin emân karşılığında mal vermeleri kararlaştırıldı. Şehrin ileri gelenleri orduda alıkondu, Timur Melik ile Mehmed . Sultan Şah malı toplamak için şehre gittiler. Şehirden bir grup askerlere saldırarak öldürdü Timur, Isfahanlılar isyan edince şehre döndü ve yedi yaşından küçük çocukları ailelerinden ayırtarak topladı. yedi bin çocuğu ailelerinin gözleri önünde saatlerce atlılara ezdirmek suretiyle katletti kafalarını vücutlarından ayırdı. Kentin yarısını dolaşan tarihçi 1500 kelleden 28 kule saydığını yazmaktadır. Timur İsfahan’ı ele geçirdikten sonra Şiraz’a yöneldi ve Şiraz'da Toktamış muhalefet ederek asker gönderdi Semerkand tarafında karışıklık vardı. Timur Semerkand’a döndü. Şiraz'ın alınması 1393 yılında Muhammed Muzaffer çocuklarının l ortadan kaldırılmalarından sonra mümkün olacaktı.timur Harezme seferlerinde Kaşgar ve Isık Göl taraflarında Moğollar ile Dest-i Kıpçaka asker sevk ediyordu. Timur, Harezm'de iken onun yokluğunu fırsat bilen Moğollar, Maveraünnehiri yağmaladı. 1375 te Duğlat emiri Kamereddin üzerine yürüdü 1376'da Moğol emiri yenilerek kaçdı. Cengiz Han'ın oğlu Cuci'nin soyundan gelen Toktamış, Ak Orda hükümdarı Urus Han, babasını öldürtünce Semerkand'a giderek 1375'te Timur'a sığınmıştı. Timur'dan sağladığı destekle 1375'ten başlayarak Doğu Deşt-i Kıpçak'a egemen olup 1378'de Altın Ordayı ele geçirdi. Timur'un yardımlarını unuttu onu küçümsedi Altın Orda Devleti'ni büyütmek için Timur'a bağlı *Harezm'i istedi. Timur'la araları açıldı 1387'de Yağma amaçlı Timurun şehri Azerbaycan'a girdi ardından Timur'un oğlu Ömer Şeyh'i yenip *Maveraünnehir'i acımasızca yağmaladı.Timur, Toktamış üzerine yürümeden Harezm’e yürüdü. 1388’de beşinci kez Harezm’e giren Timur Toktamış’ın en önemli destekçisi Kongratlar’a bir darbe vurdu muhalifini ortadan kaldırdı. Ürgenç’i ele geçirdi halkını Semerkanda göçürdü, şehri yıktırdı, arpa ekilmesini buyurdu. Şehir 1391 senesinde Timur’un Kıpçak’a yürüyüşüne kadar 3 yıl harap kalmış ve Kıpçak seferi esnasında Harezm’in imarını emretmiştir. 1390 da Semerkant’tan Deşt-i Kıpçak’a gitti Otrarda Toktamış Han’ın elçileri. Toktamış’ın af mesajını iletti Timur elçilere, Toktamış’tan iyi davranış görmediğini, ona güvenmediğini belirtti ve elçiyi tutuklattı 22 Şubat 1391’de harekete geçti. Timurun ordusu açlık ve susuzluk problemlerini aşmış, Toktamış’ın ordusu ile 20 Haziran 1391'de Kunduzca mevkinde karşılaştı savaşın sonunda Toktamış’ın ordusu bozulmuş, Toktamış kaçmıştı. Toktamış Han’ın, Timur’u yok etme taktiği tutmamıştı. |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#57 |
![]() Kaynak beyaztarih.com
Emir Timur: Bozkır'ın Altın Çocuğu Toktamış'a karşı seferlerde İran'da Timur'a yüz çevirilince timir bölgeye asker gönderdi savaş ilan etdi, 1392 Haziran ayında*Buhara'ya geldi. Ceyhun ırmağında Mazenderan 'a gelen Timur, buranın hakimlerine baş eğdirdi Güney İran Fars bölgesinde Muzafferiler üzerine yürüdü. Şah Mansur'un Timur'u tanımadı Şiraz'a yüründü. Şah Mansur 1393 te büyük bir yenilgiye uğradı tüm hanedan üyeleriyle birlikte öldürüldü ve ülkesi Şeyh Ömer'e verildi.Mazenderan ve Fars’ı zapt eden Timur, 1393 Ağustos’unda Bağdata yürüdü. Bağdat’da Celayirlilerin son temsilcisi Sultan Ahmed’ Timur’dan korkup onu kabul etmiş ancak Timur’a karşı koyacak gücü göremediğinden Memluk Sultanlığına sığınmıştır. Timur Bağdat’a yürümüş Bağdat'ı ele geçirmiştir Erzincan Emiri, Ak koyunlu ve Kara Koyunlu beyleri ile Sivas-Kayseri hakimi Kadı Burhaneddinden itaat istemiş Memluk sultanı'na elçi göndermiştir. Musul, Mardin ve Diyarbakır'ı zaptedip Van gölünün kuzeyindeki Aladağ'a gelmiştir. Erzincan Emiri Taharten bağlılık bildirmiştir. Memluk Sultanı Timur'un elçilerini öldürmüş Timur Suriye'ye yürüme kararı almıştır Kadı Burhaneddin'in çabalarıyla Yıldırım Bayezid, Berkuk, Toktamış ve Kadı Burhaneddin arasında bir ittifak kuruldu Erzurum'a gelen Timur Anadolu'da Güneyden Memlukler, Kuzeyden Altın Orda kuvvetleri arasında kalacağını görüp geri dönme kararı alıp Toktamış'ın üzerine yürüdü. geri dönüşte Gürcistan'da fetihlere girişti. sebebi Kral Bagrat'ın Timur'a boyun eğip ona bağlı bir kral olduktan sonra isyan etmesi idi. Kendisine söz verildikten sonra sözünde durmayarak ihanette bulunanları şekilde affetmeyen Timur, olarak Tiflis'i yağmalattı yıkıma uğradı. Hıristiyan din adamlarına ve abidelerine saldırıldı. kiliseler yağmalanarak tahrip edildi. Dehşetli bir kıyım Gürcistanda sürdürüldü. tarihsel yapılar yerle bir edildi.Timurlular kamp yaparken, yağma ve öldürmeler sürdürüldü 1391'de Kunduzca savaşında yenilen ancak Kıpçak'taki gücünü koruyan Toktamış,*Memluk* sultanı* Berkukla Timur'a karşı ittifak kurmuştu. Öc almak için Timur'un*Mardin*ve*Diyarbakır*bölgesinde bulunduğu sırada*Şirvan'a halkını kılıçtan geçirdi kenti yağmalatıp, yıktı. Timur, 1395 Şubat ayında Toktamış üzerine yürüdü hedefi Toktamış'ı kesin olarak ortadan kaldırmaktı Timur'un ordusu Toktamış ile 1395'te Terek nehrinde karşılaştı. Timur, ordusundaki kadınlara asker kıyafeti giydirip aşağı doğru hareket ettirdi erkekler yukarı kesimden karşıya geçerek Toktamış askerlerini korkunç bir yenilgiye uğratıp perişan etti. Timur, Toktamış’ı ele geçirememişti. Timur, Toktamış’ın kuvvet toplayarak üzerine gelmesini engellemek için,*Dinyeper ırmağına yürüyerek Toktamış ile hareket eden kabileleri yağmalamış, onları Balkanlara sürmüştür. Timur Ejderhan ve Berke Sarayını ele geçirmiştir. Altın Ordu Hanlığı’na çok büyük bir darbe indirerek bütün gücünü yok etmiştir. Timur, 1398 Mart ayında*Hindistan*Seferi’ne çıktı. Kafirlere cihad ilan etti seferin sebebi buradaki kâfirleri ortadan kaldırmak sonraki seferlerine maddi kaynak sağlamaktı Timur ve ordusu İndus nehirini geçti *Pencab*ve*Sind*bölgelerinin merkezi Delhi*üzerine yürüdü. Delhi'ye Tuğluk hanedanı II. Mahmûd hakim idi. Timurun çoğu ateşperest olan yüz bin esiri vardı Kumandanlar, bu kadar çok esirin savaşı tehlikeye düşüreceğini hatırlattı Timur, hepsinin idam emrini verdi. Zabitlerin ve neferlerin kendi esirlerini kendi elleriyle öldürmelerini istedi. emre itaat etmeyenler idam cezasına maruz kalacakdı. Bir saatten az zamanda Timur'un askerlerinin kılıcıyla yüz bin esir öldürüldü. Timur'un zaferini anlatan fetihnameleri götüren filler on sıra meydana getiriyordu. Sanatkarlar, ressamlar, mimarlar eserlerini Timur'un başkenti Semerkant'a götürdü Cami-i Kebir'in inşasında kulanılmak üzere oyma nakışlarla nakışlanmış birçok taşlar ve*Hindu mabedlerindeki eşyalar Semerkant'a nakledildi.Timur’un 1399 da Azerbaycandan hoş olmayan haberler aldı Horasan valiliğinden sonra 1393 de Hülagünun tahtına tayin edilen ve Azerbaycan idaresine getirilen Mîrânşâh, Hind seferine katılmamıştı. 1396 da attan düşmüş, fiziksel sağlığına kavuştuysa da garip davranışlara başlamıştı. sıhhatine kavuşamamıştı. İran ve Azerbaycan'da idare gevşekti devlet malı çarçur ediliyordu Timur Hind seferinden dönüşünden 4 ay sonra yeni sefere çıktı. 5 yıllık sefer Timur'un en büyük seferidir. Mîrânşâh’ın asayişi sağlayamaması bu son Ön Asya seferinin sebebidir Timur Toktamış’ı yendikten sonra Samur Irmağından Yıldırıma mektup yazdı "Çerkez oğlancığı" diye andığı*Berkuk’u Çerkes oğlancığı ile dostluk halindeki "Sivas kadıcığı" *Kadı Burhaneddin'e haddini bildirmekten söz etmişti. Bayezid’e geleceğini bildiriyordu. Mîrânşâh ın idaredeki zaafindan Timur bölgeye yöneldi. 1400 yılı kışını*Karabağ’da geçiren Timur Bingöl'e geldi. Suriye ve Anadolu’yu ele geçirmek için engel kalmamıştı. Timur ile Bayezid arasındaki problem Erzincan Emîri Tahartendir. Taharten Timur’un ilk seferinden itibâren tanımış. Bayezid ise 1399’da Malatya*Kâhta,*Divriği, Behisni, Dârende kalelerini topraklarına katmıştı.*Fırat’a kadar olan yerler Osmanlılara geçti. Sıra Anadoluda siyâsî birliğin sağlanması için Fırat’ın doğusundaki* Harput, Diyarbakır*Erzincan*ve*Erzurum'a gelmişti. Bayezid, Erzincan Emîrinden itaat istedi Erzincan Emîri Taharten, vergi vermeyi kabul etti Kemah’ı Osmanlılara vermeyeceğini söyledi. Bu oyalama siyasetiydi Taharten Timur’a Bayezidı şikayet etmişti Timur, Sivasa geldi. Sivas yüksek surlarla çevriliydi. Güney tarafında hendek vardı. Hisar kuşatmaya alındı Lağımlar kazılmış ve Timur’un askerleri hiç durmadan çalıştı şehirdekiler kalenin düşeceğini anlayınca kaleyi teslim etti Timur Sivas'ı kan dökmeyeceğine söz vererek teslim almıştı 4 bin Ermeni'yi kazdırdığı büyük çukurlara gömmek suretiyle öldürttü işte sözümü tuttum bir tanesinin bile kanını dökmedim demiştir. Timur Sivas'ta bakım evlerindeki*cüzzamlıları*Türkistan'da hastalık olduğundan askerleri arasında yayılmaması için imha etti. Sivas'ı savunan Bayezid'in oğlu birkaç gün sonra öldürüldü. Timur Sivas’ı aldıktan sonra Suriyeye yöneldi. Sivas’ı almasına rağmen Malatya Osmanlıların elindeydi. Arkasında kendisine ait olmayan yer bırakmak istemeyen Timur dönüp*Malatya’yı almış ve güneye inmiştir. Timur Sivas ve Malatya’yı almakla Yıldırım’a gözdağı verdireceğini zannediyordu Sivas’ı aldıktan sonra Bayezid’e Sivastan ders alıp sulha girmesini, küçüğün büyüğe itaatinin vâcib olduğunu yazmıştır. Haleb Nâibine*Osmanoğlu denen bu çocuğun edebinin kıtlığını duyup kulağını çekmek istedik ve onun ülkelerinden Sivasta duyduğunuz şeyler yaptık*demekteydi.Timur ile Bayezid arasındaki çekişmede Sivas’ın Timur tarafından alınması önemlidir. Timur ilk kez Osmanlı hâkimiyetindeki bir bölgeyi ele geçirmiştir Bâyezîd durumun ciddîyetini anlayıp İstanbul kuşatmasına son verip Anadolu’ya geçti. Kayseride beklemeye başladı. |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#58 |
![]() Kaynak beyaztarih.com
Emir Timur: Bozkır'ın Altın Çocuğu Timur Sivas’ı alınca Memlukler*üzerine yöneldi. Memluk sultanı Berkuk'un ölümüyle Memlukler karıştı Timur'un Berkuk'a gönderdiği elçi öldürülmüş,*Kara Yusuf*tarafından tutsak alınan Avnik hakimi Kahirede hapsedilmişti. tahta geçmiş Ferec'e Atlamış'ın verilmesini istedi ancak elçileri Halebte hapsedildier. Malatya'da bulunan Timur Behısnı ve*Anteb'i alarak*Halepe vardı. Memluk ordusuyla şavaşa karar verdi fillerinin arkasında yerini aldı. fillerin üzerindeki okçuları yanar oklar yağdırıyordu filler Memluk askerlerine hücum ettiler. Askerleri hortumlarıyla havaya fırlatıp yere düşeniayaklarıyla ezdiler. Memluk askerleri kaçtı. Timur'un şehre kolayca girdi. Şehir yağma edildi kadın erkek çocuk yaşlı ayırt edilmeksizin kılıçtan geçirildi. 1401 Temmuzunda kırk gün süren kuşatmadan sonra Bağdad’ı ele geçiren.Timur'un Şam, Haleb ve Bağdad’ı ele geçirdi Karakoyunlu Kara Yusuf ile Sultan Ahmed Celayirî’ Bâyezîd’e sığındı Bu durum Bâyezîd ile Timur arasında bir problem idi. Timur ile Yıldırım mektuplaştı Timur, Bayezid’e yazdığı birinci mektubunda; Kara Yusuf ile Bağdat Sultanı Ahmed Celâyir’in, Osmanlı idaresine sığınmamasını bu iki kişinin yakalanıp aileleri ile birlikte teslim edilmesini, veya öldürülmelerini sınır dışına çıkarılmalarını iletmiştir. Yıldırım , Timur’un isteklerini emrivâki saymış, muhtemelen kendisine iltica edenlerin kışkırtmaları Sivas kuşatmasında , Osmanlı'ya karşı beslediği istila planları sebebiyle çok sert hakaret etmiş Mektubunda Timur'a kudurmuş köpek demekten çekinmeyen Bayezid, gelmezsen zevcelerin boş olsun ben sana karşı çıkmazsam zevcelerim boş olsun diye ağır bir dil kullanmıştır. Timur’u, Osmanlı üzerine yürümeye teşvik edenler arasında Erzincan Emiri Mutaharten, Akkoyunlu Beyi Karayölük, Osmanlı karşısında topraklarını kaybeden Türk beylikleri, özellikle Karaman beyi yer almaktaydı. Ceneviz, Fransa, Bizans ve Kastilya gibi Osmanlı karşıtları, bu savaşın olması için Timur’la ilişki içerisindeydi. Batı Hıristiyan devletleri ve Bizans 1398'den beri Timur ile iyi ilişkiler içindeydi İstanbul'u kuşatmaya tutan Bayezid'e karşı imparator Manuel, Timur'un egemenliğini tanıdığını haraç ödemeye hazır olduğunu bildirdi. Timur, Anadolu'da Tatarlara adam göndererek onları Bayezid'e karşı kazanmaya çalışıyordu. Karabağ kışlağında Bayezid'ten gelen Osmanlı elçisine, Osmanlılar Frenklere karşı gaza yaptıklarından ona karşı yürümek Frenklerin kuvvetlerini arttırır bu nedenle Rum diyarına yürümek yanlısı değilim dedi. Fakat, Bayezid'in Karakoyunlu Kara Yusuf'u himaye etmekte ısrarını meydan okuma olarak görüyordu. Timur son olarak barış için Bayezid'in Kara Yusuf'u idam yahut teslim veya uzaklaştırması koşullarını ileri sürdü. Bunu kabul edersen baba oğul oluruz gazalara yardım ederiz dedi ve 12 Mart 1402'de Karabağ'dan Anadolu'ya hareket etti. Timur, savaş için hazır ol mesajıyla elçiyi geri gönderdi. Sivas sahrasında Bayezid'in elçileri önünde ordusuna geçit resmi yaptırdı. barış önerdi. Bayezid'in büyük bir ordu ile hareket etti Timur'u karşılamak üzere Doğu Anadolu yollarına düştü. Timur Ankara'ya ulaştı. Bayezid stratejik manevrada kaybetti. Aceleyle geri döndü. Yorgun askeriyle Çubuk Ovasında konaklarken Timur ordusu en iyi koşullarda konuşlanmıştı. Savaş Timur'un saldırısıyla başladı ve Osmanlıların sol kolu bozuldu. Tatarlar Timura sığınmış Anadolu beylerinin Bayezid'in ordusundan kaçtı Bayezid'in birlikleri dönmek istiyordu. Bayezid, Timur'un sadık adamı Mahmud Han tarafından esir alınmıştı Ankara Zaferi akabinde Timur, ordusunu Bayezid'in Bayezid'in hazinesini ele geçirmek üzere Osmanlı başkenti*Bursaya gönderdi. Timur birlikleri şehri yakıp yıkıp yağmaladı Süleyman Çelebi, Rumeli'ye geçmek üzere babasının yaptırdığı Anadolu Hisarı'na sığındı Timur Süleyman Çelebi'ye iki adam gönderip huzuruna çağırttı. Süleyman Çelebi'ye giden adamlar, Çelebiden zengin armağanlar getirdi Bayezid'in büyük oğlu Süleyman Çelebi, Timur'u kabul edip ne zaman emrederse gecikmeden huzuruna geleceğine söz verdi. Timur, Anadolu'da Bayezid'in ortadan kaldırdığı beylikleri ihya etti. hanedanları kendi egemenliğine aldı.timur Bursa'dan sonra*İznik*ve*Çanakkale*boğazına ilerleyip ganimetler elde etti Akdeniz kıyılarına, Antalya ve Teke'ye gönderdiği emirler tüm bölgeyi yağma edip büyük ganimetlerle döndü Timur*Sivrihisarda çadırlar kurdu. Kütahya'ya indi aman malı alıp şehre zarar vermedi Germiyanoğulları ona ziyafet meclisi kurudu. Muhammed Sultan*Manisa'da, Şahruh*Uluborlu-Keçiborluda kışlarken Timur *Denizli-Aydın*yolu ile*İzmirde*Tire'de kışladı Timur, 14. yüzyıldan itibaren Türklerin elinden çıkmış İzmir'i Hıristiyanların elinden almaya Bayezid'in yapamadığı fetihi yapmaya karar verdi. İki haftalık kuşatmadan sonra İzmir fethedildi. Süleyman Çelebi'nin elçisi gelerek Bayezid'in oğullarının büyüğü olarak Osmanlıların itaat ve kulluğunu sundu. Bursa'da yerleşen*İsa Çelebinin elçisini Timur iyi karşıladı, İsa Çelebi bağımlılığını sundu. Timur Cenevizlerdeki Foça kalesine Muhammed Sultan'ı gönderdi. Kaledikiler aman diledi ve haraç ödemeyi kabul etti. Muhammed Sultan'ın rahatsızlığını işiterek Akşehir'e yöneldi. 8 Mart 1403'te Bayezid'in öldüTimur çok üzüldü, Bayezid'e ait bütün ülkelerin ve beylerin kendi hükmüne girdiğini ilan etti. Akşehir'de babasının yanında Bayezid'in oğullarından*Musa Çelebi'ye hilat, kemer, klıç ve tirkeş vererek Bursa'yı ona bağışladı Musa Çelebi'ye babası Bayezid'in naşını Bursa'ya götürmesi için teslim etti. Bayezid'ten birkaç gün sonra Timur'un veliaht ilan ettiği torunu Muhammed Sultan 13 Mart 1402'de 29 yaşında öldü. Kukla han Mahmud Han ise 11 Mart 1403'de ölmüştü.Ankara Savaşı’ndan sonra Anadolu'da sekiz ay kalan geri dönüş yolunda 1403 yılı Temmuzunda Gürcistan'a gelen Timur kışlamak üzere Karabağ'a yöneldi. Kışı Karabağ'da geçirdi 1404 Mart ayında Karabağ'dan Erdebil'e geldi toy toplandı Hülagü Han tahtı, Azerbaycan, İstanbul'a kadar tüm Anadolu, Irak-ı Acem, Arran, Mugan, Ermenistan ve Gürcistan Miranşah oğlu Mirza Ömer'e bırakıldı. Miranşah'ın asker ve beyleri de onun buyruk ve vesayetine girdi. Timur 1404 Temmuz ayında Semerkant'a geldi. Zaferler kutlamaları toylar düzenletti ve imara girişti. Torunlarından altısının nikahlarını kıydırdı . Timur, 18 Şubat 1405 de, Çin’e seferine giderken Otrar’da 69 yaşında öldü.*Ölüm sebebi kulunçtu Semerkand’a torunu Halil Sultan tarafından, daha önce ölmüş torunu Muhammed Sultan’ın Ruh Abâddaki medresesine defnedildi. Timur, torunu Muhammed Sultan'ı tahtının varisi görüyordu. Ancak Muhammet Sultan 1404 te genç yaşda öldü Timur bu çok sevdiği ve varis gördüğü torunu için Semerkant’ın seçkin bir tepesinde büyük mozeleum inşasını emretmiş ve Muhammed Sultan buraya defnedilmişti. Mozeleum, anıt mezar, camii ve medreseden oluşuyordu. Timur ölünce çok sevdiği torununun yanına defnedildi. O zamandan sonra burası tüm Timur hanedanının yattığı anıt mezar durumuna getirildi. Timur’un ölümünden sonra oğlu Şahruh, diğer oğlu Miranşah ve torunu Uluğ Bey buraya defnedildi. Gur Emir Mozolesi yedi bölümden oluşuyordu: Sağda Müslümanların dua ettiği hanaka, solda medrese ve merkezde mosoleum, iki tarafında anıtı tamamlayan iki minare. Medrese ve hanaka günümüze ulaşamamıştır. Anıtın yüksek kubbesi altında üç sıra halinde yan yana yatan on mermer mezar taşı bulunur sadece Timur’un mezartaşı siyah renkte nephritis taşıdır burası sembolik mezardır. Gerçek mezar salonun altındadır ve ziyarete açık değildir. Timur’un bedeni, taş lahidin içindedir. İslam geleneği ile başı Mekke’deki Kabe’ye yöneliktir. Orta Asya geleneğinde kutsal ölülerin mezarlarına konulan at kuyruğunun burada da bulunur Timur, Şehr-i Sebz’de yazlık sarayında, genç yaşta ölen iki oğlu, Cihangir ve Ömer Şah için Mozeleum inşa ettirmişti. Bu kompleksde kendisi için de bir mezar odası vardı 1960 da bir kız çocuğunun Timurlu Mozelesi Kompleksinde oynarken üzerine bastığı yerin çöküp açılan çukura düşmesi ile Timur’un ölmeden kendisine yaptırdığı mezar odası bulundu. Timur’un mezar odasında devasa bir lahit bulunmakta idi. Ağırlığı nedeniyle lahdin kapağı zorlukla açılmış ve içinin boş olduğu görülmüştü. Timur sağlığında mezar odasını hazırlatmış, bu mezar odası Orta Asya geleneğindeki gjbi Atilla ve, Cengize yapıldığı gibi gizli tutulmuştu. |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#59 |
![]() Kaynak ekrembuğraekinci.com
NÂMAĞLUP BİR HÜKÜMDAR EMiR TiMUR* Özbekistan, Timur Han’ı en büyük millî kahraman kabul etmiş. Adına caddeler, meydanlar, mektepler açmış. Büyük heykeller dikmiş. Onun yaptırdığı eserleri tamir ediyor. Garp kendisine alâka duyuyor; kitaplar, romanlar yazıyor; ülkesi ecnebi turistlerle dolup taşıyor.Emir Timur Moğoldur. Cengiz’den üç kuşak sonra Müslümanlaşmış ve komşusu Türklerle karışmış Timur’un ana dili Türkçe 1336 da Özbekistan’daki Şehrisebz’de doğdu. Şehrisebz yeşil şehir demektir. Çağatay Devleti’nin Taşkent hâkimi babası Turagay, meşhur Nakşî şeyhi Emir Külâl’i severdi. Emir Külâl, Timur’a talebesi Şemseddin Külâl’i hoca tayin etti. Semerkand’daki muhteşem türbesinde başucunda hocası Mir Bereke önünde Emir Külâl’in oğlu Ömer yatmaktadır. Gençliğinde attan düşerek sağ ayağı sakat kalmış; sağ elinin iki küçük parmağı kopmuştu.muhalifleri Timur-Lenk (Aksak Timur) der. 1941 de Sovyetlerce kabri açıldığında 1.70 boyunda, sağ ayağı aksak bir cesed bulunmuştur. Kabrin kapağında “Mezarımı açan benden daha korkutucu bir düşmanla karşılaşacak” yazdığı söylenir. Kazının ertesi günü Hitler, Rusya’ya saldırmıştır. Emir Timur 34 yaşında Belh hâkimi oldu. Cengiz Han soyundan bir hanımla evlendiği için Gürgân (han damadı) diye tanındı. Evlilik itibarını arttırdı. Kendisini Cengiz Han’ın vârisi gördüğü için Türkistana hâkim olarak Büyük Türk Hakanlığına oturdu. Bununla beraber Cengiz’in insafsızca yakıp yıktığı Müslüman Türk beldelerini ihyâ etti. desteklediği Altınordu hânı Toktamış kendisine hıyânet edince üzerine yürüyüp devletini yıktı Emir Timur’un en büyük hatasıydı. Ruslar bu topraklara yayılarak büyük bir devlet kurmuştur Emir Timur Anadolu’ya yürüdü. Önünden kaçan iki hükümdar, Yıldırım Sultana sığınıp padişahı Emir Timur’a karşı kışkırttı. Eski Anadolu beyleri de Emir Timur’a tahrik ettiler. Padişah, Bizans, Trabzon, Altınordu, Mısır ve Hindistan devletlerinin hakimi Emir hafife aldı. Timur sadece Anadolu’nun bağlılığını istiyordu Ulemâ ve vezirler padişahı sulha teşvik etti. Ancak Avrupa’yı dize getirmiş Bayezid, alttan alacak adam değildi. Emir Timur 6000 km yürümüş 300 bin kişilik ordusunda her türlü adamı vardı. Zaptı güç olan askerin harbte yaptığı zulümleri Emir Timur’a yüklemek yersizdir. Ankarada tarihin en büyük meydan muharebesi yaşandı. Osmanlı askerleri filler karşısında dayanamadı, yok olmadı. Niğbolu gâlibinin mağlûbiyeti, Avrupa hükümdarlarını dehşete düşürdü. Elçi ve hediyelerle Emir Timur’a dostluk bildirdiler. Memlûk Sultanı, tarihçi kadı İbni Haldun’u Emir Timur’a gönderip Mısır’a girmemesi için iknâ etti.Padişah iki oğlu ile esir düştü. Emir Timur padişah ve ailesine hürmet etti. Kızlarını oğullarına aldı. Gittiği yere beraber götürdü. Şerefine düşkün padişaha bu ağır geldi. Kendisi için kapalı bir araba rica etti. Kabul olundu. Sonraki bazı tarihçiler Timur’un padişahı kafese koyup gezdirdiğini söylemiştir doğru değildir. Astım hastası padişah Akşehir’de kederinden vefat etti. Emir Timur’un “Yazık oldu! Büyük bir mücâhidi kaybettik” dediği rivayet olunur. Şehzâde Süleyman, İsa ve Mehmed esaretten kurtulmuşlardı. Mehmed Çelebi babasını kurtarmaya muvaffak olamadı. Bursa düştü. Devlet hazinesi düşmana geçti. Bir asırlık devlet arşivi yakıldı. Emir Timur Anadolu’da kalmadı. İzmir’i Rodos şövalyelerinden alıp döndü. Osmanlıların Timur-oğulları’na tâbiyeti 1447’ye kadar devam etti. Bu zaferin Emir Timur’a ne kazandırdığı meçhuldür. Anadolu birliği büyük yara aldı. Osmanlı padişahları az zamanda felâketin sardı. 50 yıl sonra İstanbul’u fethederek büyük bir imparatorluk kurdu. Emir Timur 1405’te Çin seferinde vefat etti. Anadolu yerine Çin’e yürüseydi tarihin akışı değişirdi. Bu, Çin’in Müslümanlığı demekti. Vefatından sonra halefleri ihtişamı sürdüremedi de, soyundan Uluğbey, Hüseyin Baykara, Bâbür gibi büyük hükümdarlar yetişti. Bâbür Hindistan’ın tamamını fethederek burada 1858’e dek yaşayacak Gürgâniye Devleti’ni kurdu. Emir Timur hatâ ve sevapları ile büyük bir hükümdardı. Pâyitahtı Semerkand dünyanın en parlak şehri idi. bu ihtişamın izlerini görmek mümkündür. Kanunlar hazırlattı. tarihini yazdı. En büyük hizmeti, oğlu Mîrânşahın, Hurûfî tarikatı reisi Fadlullah’ı ortadan kaldırtmasıdır. müridleri Anadolu’ya kaçarak Bektaşî tekkesine sığındı. Bugün Emir Timur aleyhtarlığının bir ucundan bunlar tutar. Osmanlı tarihçileri Sultan Bayezid ile mücadelesi sebebiyle kendisini haksız yere kötüler. Emir Timur’un iki sergerdeyi takip etme uğruna Anadolu’yu ezmesi yersizse, Sultan Bayezid’in böyle bir cihangirin gücünü idrak edemeyip karşı çıkması yanlıştı. Kendisine sığınanları geri vermese bile sınır dışı edebilir; büyük felâket önlenebilirdi. Tarihçilere göre maalesef Sultan Bayezid’in politik dehası, askerlikteki kadar değildi. Ne var ki altı asır öncesi için bugün ahkâm kesmek de zordur |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#60 |
![]() Kaynak türktarihim.com
Kayılar Kayılar, 12. yüzyılda İran coğrafyasına, buradan Anadolu'ya geçerek Selçuklu tebaası olmuş ve Osmanlı Beyliğinin ve devletinin kurucu unsurları olmuşlardır Kayılar, 24 oğuz boyundan biridir varlıklarını yüzlerce yıldır koruyan güçlü ve önemli bir boydur. Göktürkler ve Karahanlılar döneminde İç Asya’da varlıklarını sürdüren Kayılar, 9. Yüzyılda Selçuklu Devleti bünyesinde Horasanda varlıklarını sürdürdü. Selçuklu hudutları içinde Türk boyları gibi konar/göçer yaşayan Kayılar Anadolu’ya iki ayrı dönemde iki ayrı kol halinde girdiler. İlk önemli Kayı kolu Malazgirt Zaferi ile Anadolu’ya giriş yapmış ve güçlenerek Artuklu beyliğini kurmuşlardı. Horasan ve Mervdeki Kayı kolu ise Moğol baskıları nedeniyle Batıya sürüklenmiş, Harzemşahlar ile* birlikte 12. Yüzyılın sonlarında Anadolu’ya girmişlerdir.* Kayılar büyük bir nüfusa sahiptir iki büyük beylik kurmuştur Selçuklu devrinden önce ismine rastlanmamaktadır. Çünkü Kayılar büyük Türk kitleleriyle ortak hareket etmemişlerdir Göktürkler ve Karahanlılar döneminde siyasi olayların içinde bulunmadılar. Ancak varlıklarını yüzlerce yıl devam ettirdiler Anadolu’ya göç ettiklerinde 70 bin çadırlık geniş bir nüfusa sahiptiler kendi kaderlerini kendileri belirlemiş, Türk Tarihindeki yerlerini 12. Yüzyıl itibariyle almışlardır.*Kayılar, Anadolu Selçuklu Devletinin yıkılma sürecinde Anadolu Beylikleri’nin bağımsız ve kendi başlarına idare edildiği dönemde Bizans’a karşı başarılarıyla güçlenmiş, yaklaşık 40 yıllık bir süre sonunda İmparatorluk haline gelerek Osmanlı Devletinin kurucu unsurları olmuşlardır.* Osmanlı Devletinin kuruluşunda baş rol üstlenen Kayı Boyunun Anadolu’daki varlığı Büyük Selçuklu Devletinde Anadolu’ya giren Türk boyları kadar eski değildir. Kayılar Anadolu’nun Türkleşmesinden yaklaşık 100 yıl sonra Anadolu’ya girmişlerdir.* Kayılar, Moğol saldırılarının etkisiyle İç Asya’dan batıya göç hareketine girişen Türk boyları ile birlikte Büyük Selçuklunun hükmettiği İran coğrafyasına göç etdi. Ancak Büyük Selçuklu Devleti 1157’de yıkılınca İran coğrafyası Abbasilere geçti. Büyük Selçuklunun yıkılmasından sonra merkezi bir yönetime bağlı olmasada vilayetler Büyük Selçuklunun görevlendirdiği valilerin elindeydi Selçuklu valileri Abbasileri bölgelerinde arzu etmiyorlardı. Aynı şekilde Moğol baskısıyla İç Asya’dan göç eden göçebe Türk boyları Müslüman olmalarına rağmen Arap hükümdarlarca yönetilmek istemiyordu Selçuklu valileri ve göçebe Türk boyları ortak menfaatte buluşarak Abbasi akınlarına karşı ittifak kurdu Kuzey İran coğrafyası Türkmenlere, Tatarlara ve Moğol baskısıyla İç Asya’dan göç eden göçebe Türk boylarına ev sahipliği yapıyordu. Selçuklu valileri Türkmenleri, Tatarları ve göçebe Türklerin en güçlüsü Kayıları ikna ederek Abbasi akınlarına karşı ittifak oluşturdular ve bulundukları bölgeyi Horasan/Merv kentlerini Abbasi akınlarından korudular. Bu başarıda en büyük pay Kayılarındı Kayılar Büyük Selçuklu sonrası İran coğrafyasında başsız kalan Türkmenlerin bağlılığını kazandı büyük bir nüfuz kazanarak bölgedeki Türklerin liderliğini üstlendi.*Kayılar bu tarihte 20.000 çadırlık kalabalık bir oymaktı. Türkmenler ve Tatarlar ise 50.000 çadırdı Kayı beyi Süleyman Şah’ın giriştiği savaşlardaki kahramanlık ve Kayıların başarıları Türkmen ve Tatarları etkiledi. Yeni ve güçlü bir lider arayan bu Türkler Süleyman Şah’a biat ederek Kayı boyuna katıldılar. Kayılar artık 70.000 çadırdan oluşan 50.000 kişilik muazzam bir savaşçı ordusuydu. Oymağın savunması için vazifelendirilen askerler en az 30.000 askerlik bir sefer gücüydü bu rakam büyük bir savaşın kaderini belirleyebilirdi Kayılar devletsiz ve töresiz kalmış,Moğollar ve Abbasilerce hedef haline gelen coğrafyasında varlıklarını devam ettirmek yerine Gaza etmek ve Anadolu’da kurulmuş ve Anadolu Selçuklu Devleti’ne yakın olmak için Anadolu’ya göç etmeye karar verdi Anadolu göçlerindeki ilk durak Ahlat oldu (1191). Kayılar, ardından Erzurum’a ve Erzincan’a yerleştiler. Ahlat, Erzurum, Erzincan Anadolu Selçuklu Devleti ile Harzemşahlar arasında sınır hattıydı. Doğusda Harzemşahlar Moğol akınlarına karşı koymaya, Batıda Anadolu Selçuklu Devleti Anadolu hâkimiyetini güçlendirmeye ve Haçlı seferlerine karşı koymaya çalışıyordu. Kayılar Anadolu Selçuklularına ve Harzemşahlara tabi olmadı kendi kaderlerini tayin ettiler. Yaklaşık 30 yıl Erzurum ve Erzincan’da yaylayıp kışladılar Süleyman Şah, asıl vatanı Türkistana geri dönmeye karar verdi. Genç ve kahraman bir bey olarak ayrıldığı Türkistan’a yaşlanmış, ömrünün son demlerini yaşayan bir bey olarak dönüyordu.* Kayılar, Türkistan’a göç ettikleri güneyde Fırat nehri ve Halep vilayetinden gerçekleştirdiler ve Halep Caber kalesi yakınlarına kadar ilerlediler. Göç istikametleri gereği Fırat nehrini geçmek zorunda olan Kayılar, sığ bir boğazdan nehri geçmeye karar verdiler. Süleyman Şah nehri kontrol etmek için atını nehre sürdü ancak at sendeleyip nehre düştü ve boğularak hayatını kaybetti. Süleyman Şah, sudan çıkartılarak Caber kalesine defnedildi. Bu bölge sonradan Türk Mezarı olarak anıldı Günümüzde Süleyman Şah türbesi olarak geçen anıt mezarın Kayı beyi Süleyman Şah’a ait olduğu düşünülmektedir.* Süleyman Şah’ın vefatı Kayı boyunun dirliğini Yaklaşık 70.000 çadırlık boyda en kalabalık kitleyi Türkistan’da Süleyman Şah’a tabi olan Türkmen ve Tatarlar oluşturuyordu. Süleyman Şah’ın ölümü üzerine Kayılardan ayrılarak Şam’a göç ettiler. Günümüzde Şam Türkmenleri oluşturdular Türkmen ve Tatarların ayrılmasından sonra geriye kalan ve Kayılar Süleyman Şah’ın 3 büyük oğluna uydular. Süleyman Şah’ın 4 oğlu vardı. Sungur Tigin, Gündoğdu , Ertuğrul Kayı boyuna önderlik ettiler. En küçük kardeş Dündar çocuk yaşta olduğu için ağabeylerine uymuştur.*Türkmen ve Tatarların ayrılmasından sonra Türkistan’a göç etmekten vaz geçen Kayılar, Fırat nehri üzerinden Erzurum’a geri döndüler. Pasin Ovasında bulunan Sürmeli Çukuru mevkiinde kışladılar. birliktelik uzun sürmedi. Süleyman Şah’ın en büyük oğlu Sungur Tigin ve onun küçüğü Gündoğdu Bey, Süleyman Şah’ın ölümüyle yarım kalan Türkistan göçünü tamamlamaya karar verdi Ertuğrul bey Türkistan’a dönmek yerine Anadolu’da gaza etmenin daha doğru olacağını düşündü. Kayı boyunun büyük bir bölümü, Sungur Tigine ve Gündoğdu beye biat ederek Türkistan’a göçtü Ertuğrul beye yalnızca 400 çadır, kardeşi Dündar ve annesi Hayme Sultan biat ederek Erzurum’da kalmıştır.*Kayılar Türkmenlerin, Tatarların ve Sungur Tigin’e biat edenlerin ayrılmaları ile küçülerek 70.000 çadırlık oymaktan 400 çadırlık bir obaya dönüştü. güçlü değillerdi. Kışlayabilmek için bir hükümdara tabi olmaları, Gaza içinse orduya mensup olmaları gerekiyordu. birkaç yüz kişilik askeri güçle ancak çetelerle ve yağmacılarla baş edebilirlerdi.*Ertuğrul Bey güvenli bir yurt edinmek hem de Gaza için küçük oğlu Saru Yatı’yı Anadolu Selçuklu hükümdarı Alaeddin Keykubat’a elçi gönderdi. Keykubat, Ertuğrul Beye olumlu yanıt vererek Kayılara Söğüt vilayetini kışlak, Domaniç ve Ermenibeli dağlarını yaylak tahsis etti. Kayılar artık Selçuklu Devletinin tebaası olarak yaşayacak Selçuklu ile gaza edecek Anadolu’nun bereketli topraklarında hayatlarına devam edeceklerdi. Kayılar önce Ankara’ya oradan Söğüt’e geçtiler. Söğüt Kayıların kadim Yurtları haline geldi. Ertuğrul bey, Gazi unvanını aldı ömrünün sonuna dek Söğütte yaşadı. uzun ve müreffeh bir ömrün ardından 1281 de 90 yaşında vefat etti. Büyük Oğlu Osman bey tarafından inşa edilen türbesi Söğüt Bilecik ilçesindedir Ertuğrul Gazi’nin vefatından sonra Kayıların başına büyük oğlu Osman Bey geçti.* |
|
![]() |
![]() |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|