AK Gençliğin Buluşma Noktası
Köşe Yazıları Köşe yazıları burada paylaşılıyor.



Cevapla
Stil
Seçenekler
 
Alt 01-03-2008, 13:40   #1
Kullanıcı Adı
mavera
Standart Geçmişini pazarlayan adam(muhtesem bir ahmet hakan analizi)
Geçmişini pazarlayan adam



GÜNÜN YAZILARI
Türkiye'yi bekleyen en yakın tehlike
EKREM DUMANLI
Yasaksız üniversite ideali
ŞAHİN ALPAY
Geçmişini pazarlayan adam
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE
2007'nin en önemli olayı
HÜSEYİN GÜLERCE
Yılbaşı kutlamaları
AHMET SELİM
Yahya Kemal ve Batı müziği
BEŞİR AYVAZOĞLU
Azınlık fıkhı
AHMET KURUCAN
Güçü de sorunu da aynı: Taraftar
AHMET ÇAKIR
Ülker'den Profilo'ya Türk şirketlerine neler oluyor?
İBRAHİM ÖZTÜRK
2007'de Afganistan
FİKRET ERTAN
"Dönek" lafı ideolojilerin dar dünyasına ait; ama bu sözü önüme koyan Ahmet Hakan'ı galiba eksik anladım. "Dönekliğe racon kesmek" elbette işi bilenlerin hakkı.

"Dönekler kulübü"ne adam devşirmeye kalkmak ise farklı. İkincisinde hafif bir nedamet, yeni hayatında hissettiği yalnızlık, bol miktarda içinde bulunduğu şartlardan rahatsızlık var. "Bakın sadece ben dönek değilim, başkaları da var" türünden bir ferahlık arayışı. Ahmet Hakan ikincisini yapmış. Ben ise onun sığacağı kalıbın döneklik değil, eyyamcılık olduğunu söyleyerek dünyasını yıkmış ve sınırlarını zorlamışım. "Can yakma" maksadıyla yan yana getirdiği cümlelerden hiçbirinin bana ait olmaması, sadece dedikoduya dayanması bu yüzden olsa gerek. Niyetim Ahmet Hakan'ın canını yakmak değildi; ciddiyetsizliğin hesabını sormaktı. Bana yönelttiği, "Şu dönekliğin hesabını ver" sorgulamasını, "Diyarbakır Amed olsun" sözüne dayandırdı. Ben böyle bir şey söylemedim. Önümüzdeki geleceği resmederken uluslararası sözleşmeleri referans göstererek ihtimallere dair örnekler verdim.

Ahmet Hakan'ı "döneklik sığınağı"ndan çıkartmak lâzım. Kimse ondan bir ideolojinin veya inancın emrinde olmasını beklemiyor. Kimse onu fikirlerini değiştirdiği için suçlamıyor. Kapitalist sistemin mantığı içinde bir yeteneğiniz varsa ücret mukabili bunu satarsınız. Muhkem bir zekâ, kuvvetli bir natıka, cevval bir kalem yazarlık mesleği için sermayedir. Ahmet Hakan'da saydığım yeteneklerin hepsi var. Ama o kendisinde yeteri kadar mevcut olan bu yetenekleri değil, bambaşka bir şeyi sermaye olarak kullanıyor. Neyi dersiniz?

Önce bir düzeltme: Ahmet Hakan'ın verdiği ve arkasına sığındığı örnek yanlış. Kendi macerasına meşruiyet ararken "dönekliğinin hesabını vermiş biri" sıfatıyla Taha Akyol'u öne sürmesinden bahsediyorum. Taha Akyol'un benim fikir geçmişimde önemli bir yeri var ve Ahmet Hakan'ı düzeltecek bilgiye sahibim. 1976 yılında "militan" sıfatıyla ilk defa karşısına çıktığımda "kavga işlerini bırak, kitap yaz" nasihatini (dinlemediğim için hâlâ pişmanım) aldığım Taha Akyol ile bugünün Taha Akyol'u arasında bağlı olduğu "siyasî değerler" bakımından hiçbir fark yok. Aynı demokrat, aynı özgürlükçü kişilik ve millî konularda aynı hassasiyete sahip fikir adamı. Elbette mevzular değişiyor; o günün sosyal değişmesi bugün küreselleşme başlığı altında. Şartlar değişiyor: O gün soğuk savaş vardı bugün ise bambaşka bir dünya.

Ahmet Hakan'ın sermayesi, arasına kalın bir çizgi çektiği kendi geçmişi. Ahmet Hakan, onu var eden, onu kimliğini ve kişiliğini oluşturan geçmişini ve ilişkilerini pazarlıyor. Bir zamanlar içinde ısındığı cemaati, dostlarını ve dostluklarını piyasaya sürüyor. Yazdığı yazılara, onu "farklı" kılan sözlerine bakın: Hepsi artık reddettiği geçmişinden geliyor. Geldiği eve beraberinde getirdiği bohçasından çıkarttıklarını gösteriyor herkese. İmam hatipli olmasa, "İmam hatipler kapatılsın" sözünün bir değeri olur mu? İçeriden biri olarak konuşmasa eskiden tanıdığı bugünün ricaline dair yazdıklarının bir anlamı kalır mı?

Peki bunun adı döneklik mi? Size şaka gibi gelebilir ama Ahmet Hakan sadece yeni pozisyonunu kavrayamamış biri. Gazetenin münhâl muhafazakâr yazar kadrosuna alınıyor; ama o aynı soyadını taşıdığı köşe komşusu ile akraba çıkmaya çalışıyor. Patronun suçu yok. Kimse kendisinden böyle bir şey beklemediği halde o sınıf atlamayı saf değiştirmek sanıyor.

Geçmişimiz kimliğimizdir, ne amaçla kullanılırsa kullanılsın değişmez ve yok edilemez. Ahmet Hakan hâlâ aynı mahallenin çocuğu; bu yüzden kavgası kendi içinde sürüyor. Demek ki hâlâ umut var. Ben onun yerinde olsam sergilediğim bohçayı kapatır, ceviz bir sandığa kilitler ve kimseye göstermezdim. Geçmişte kalan dostluklarımı, bana güvenen insanların namusuma emanet ettiklerini pazara sürmeyi bırakır başka bir mesleğe el atardım. Mesela magazin yazarlığı?

Çokça karşılaştığım "Neden muhatap alıyorsun?" diyenlere cevabım: Sözüm aslında Ahmet Hakan'a değil, bugünün pırıltılı gençlerine. Faust'u okumak yerine gazeteyle yetinmeyi tercih edenlere.

Beni var eden geçmişimde bir cemaat sıcaklığının izi yok. Bana yol gösteren, yardım eden, elimden tutan ağabeylerim ve büyüklerim olmadı. Ahmet Hakan'ın sermayesini oluşturan geçmişine bu yüzden gıpta ediyorum. Benim sadece kavga ederken edindiğim ve bugüne kadar bir tekini bile kaybetmediğim dostlarım var. Demek ki, döneklik ve eyyamcılık arasındaki farka dair söylenecek daha çok söz duruyor önümde.
MÜMTAZ'ER TÜRKÖNE

 

  Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 01-03-2008, 15:29   #2
Kullanıcı Adı
ak_mavish
Standart Geçmişini pazarlayan adam(muhtesem bir ahmet hakan analizi)
Çokça karşılaştığım "Neden muhatap alıyorsun?" diyenlere cevabım: Sözüm aslında Ahmet Hakan'a değil, bugünün pırıltılı gençlerine. Faust'u okumak yerine gazeteyle yetinmeyi tercih edenlere.

Beni var eden geçmişimde bir cemaat sıcaklığının izi yok. Bana yol gösteren, yardım eden, elimden tutan ağabeylerim ve büyüklerim olmadı. Ahmet Hakan'ın sermayesini oluşturan geçmişine bu yüzden gıpta ediyorum. Benim sadece kavga ederken edindiğim ve bugüne kadar bir tekini bile kaybetmediğim dostlarım var. Demek ki, döneklik ve eyyamcılık arasındaki farka dair söylenecek daha çok söz duruyor önümde.



:-X
  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-03-2008, 16:45   #3
Kullanıcı Adı
CeVHeR
Standart Geçmişini pazarlayan adam(muhtesem bir ahmet hakan analizi)
Geçenler de Ahmet Hakan' ın Mümtazer Türköne' ye cevap olarak yazdığı yazı paylaşılmıştı burada. O yazıyı okuduktan sonra. Ahmet Hakan haklı gibi görünüyordu. Şimdi ise Mümtazer Türköne haklı gibi görünüyor. Bu iki yazarın bir televizyon kanalında, canlı yayında tartışmları gerekiyor. Böyle köşe yazılarıyla kimin haklı olduğu anlaşılmayacak ya da ben anlamayacağım!!!
  Alıntı ile Cevapla
Alt 01-03-2008, 16:54   #4
Kullanıcı Adı
fanAKtik
Standart Geçmişini pazarlayan adam(muhtesem bir ahmet hakan analizi)
ahmet hakan gibi kimligini,benligini kaybetmiş bir insan nasıl haklı olabilirki onun hangi söyledigine inanılabilirki...
fanAKtik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-03-2008, 17:11   #5
Kullanıcı Adı
Feride
Standart Geçmişini pazarlayan adam(muhtesem bir ahmet hakan analizi)
hakikaten ben de bir insanın bukadar değişebileceğine tanık oluyorum hayretler içinde. çok yazık..
Feride isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı





2007-2023 © Akparti Forum lisanslı bir markadır tüm içerik hakları saklıdır ve izinsiz kopyalanamaz, dağıtılamaz.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi ve görüşlerinizi " iletişim " adresinden bize gönderirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır.



Bulut Sunucu Hosting ve Alan adı
çarşamba pasta çarşamba bilgisayar tamircisi