AK Gençliğin Buluşma Noktası
Köşe Yazıları Köşe yazıları burada paylaşılıyor.



Cevapla
Stil
Seçenekler
 
Alt 09-05-2012, 04:59   #1
Kullanıcı Adı
EZEL
Standart Kim ne demişti vede neler yazılmıştı (Suriye & Esad )
Kendi arşiv çalışmamdır .









Bekir COŞKUN



HAFIZ Esad gitti...

‘‘Terör babasız’’ kalır mı, kalmaz mı bilemeyiz...


Hafız'ın kanatları altındaki terör çok can aldı...

Önce 40 bine yakın kendi vatandaşını öldürttü, kendi kentlerini bombalattığında masum insanlar can verdiler...

‘‘O kendi sorunları’’ diyebilirsiniz...

Ancak rahmetlinin bir eli Türkiye'den hiç çıkmadı... Başta PKK, Hizbullah olmak üzere ne kadar terör örgütü varsa destekledi, besledi... Apo'dan, ünlü teröristCarlos'a kadar konuk etti...

Onun akan kana destek vermesi en çok bizi yaktı...

Güneydoğu'da çocukları, kadınları, öğretmenleri öldürüp kaçan teröristler, Suriye'de soluklandılar... Çocuklarımızı öldüren silahlar, kurşunlar, bombalar Suriye'den geldi...

*

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=-161241





Emin ÇÖLAŞAN


GAZETE ve televizyonlarda gördük. Ahmet Necdet Sezer, on binlerce insanımızın dolaylı katili olan Hafız Esad'ın tabutu başında saygı duruşunda bulunuyor, ellerini açmış dua ediyordu.


Merak ettim!


Acaba o sırada içinden ne diyordu!


‘‘Allah sana rahmet eylesin ey Hafız. Nur içinde yat.’’


Ya da:


‘‘Allahım bendeki kadere bak ki, ilk dış gezimde şu adamın ölüsünün başına gönderilmişim, şimdi kameraların karşısında ellerimi açıp dua ediyor görünmek zorundayım.’’


* * *ª


Biz Türkiye olarak acaba ciddi bir aşağılık duygusu mu taşıyoruz? Şimdi yazacaklarımı hiç kimse yanlış anlamasın. Ben Suriye ile düşman olalım, o ülkeye sonsuza kadar kin güdelim, anasından emdiğini burnundan getirelim falan demiyorum.


Bizim Suriye halkı ile bir alıp veremediğimiz yok. Tam tersine, bir diktatörlük rejimi ve onun acımasız istihbarat örgütüMuhaberat'ın zulmü altında inim inleyen ve aslında acınması gereken insanlardır.


Baksanıza, adam ölüyor ve devletin başına oğlu geçiyor!


Tezgáh kurulmuş. Cumhuriyet mi, krallık mı, hanedan mı, belli değil.


Bizim bazı gazetelerimiz de dünkü nüshalarında ‘‘Hafız Esad Suriye'nin Atatürk'ü idi’’ gibi cıvık laflar yazıyorlardı.


Atatürk'le Hafız'ı kıyaslamak, o tarih devine yapılacak en büyük hakarettir.

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=-161495





Mümtaz SOYSAL


HOLLANDA'nın Türkiye'deki son büyükelçilerinden biri, Nikolaos Van Dam, siyasal bilimci ve Suriye uzmanı bir diplomattı. Kahire'den Ankara'ya atanmadan önce‘‘Suriye'de İktidar Mücadelesi’’ adıyla yayınladığı ve 1997'de dördüncü baskısı yapılan kitapta, daha o zaman, Hafız Esad'tan sonra işbaşına geçecek olanın küçük oğluBeşar olacağını öngören de o olmuştu.


Ekselans Van Dam'ın kitabındaki belirgin özellik, siyaset ve mezhep ilişkilerini derinliğine incelemesi ve Şam'daki iktidar mekanizmasının temelindeki değişmezliği vurgulamasıydı.Gerçekten de, Hafız Esad'ın fiilen 1968'le 1969 arasında, resmen de 1970'te işbaşına geçişinden sonra uzun yıllar boyunca, gerek silahlı kuvvetlerde, gerekse güvenlik ve haberalma işlerindeki Alevi unsurlarda pek az değişiklik yapılmıştı. Yaş haddi dolayısıyla emekli olanlar bile, bir süre sonra Esad tarafından başka hizmetlere atanmışlardı.


Esad için önemli olan, dinamizm değil, kendisine mutlak bağlılıktı.


Nitekim, 1983'te ciddi bir hastalığa yakalandığı belli olunca, hal vaki olursa geçiş döneminde iş görmek üzere kurulan altı kişilik komiteye kardeşi Rıfat'ın alınmasını istememişti. Şimdi hálá dış ülkelerde yaşayan ve o zamandan beri biri annelerinin ölümü vesilesiyle olmak üzere, ülkeye ancak birkaç kez gelip gitmiş olan Rıfat, Hafız Esat'a göre, iyi yetişmemiş, ne yapacağı pek belli olmayan ve yolsuzluklara bulaşmış bir kişiydi. Yerine geçmemesi için, o komiteye girmesini bile tehlikeli saymıştı.


Suriye Baas Partisi'nin 90 kişilik Merkez Komitesi'nde de en güvendiği kişiler, neredeyse değişmez üyeler olarak kalan ve büyük çoğunluğu Lazkiyeli olan Alevi generallerdi. Mezhep ve aşiret dayanışması her şeyden önemliydi. Parti'nin sivil kadroları içinde de Şam ve Halepli Sünniler azınlıktaydı.


Ekselans Van Dam, en büyük evlat Basil'in araba kazasında ölümünden sonra Esad'ın ardından Suriye'deki iktidar sorunu için üç senaryo öngörmüş.


Birincisi, şimdiki senaryo: Esad'ın generalleri, lidere bağlılıklarını halka göstermek ve aralarında çıkabilecek görüş ayrılıklarına karşı birleştirici bir simge bulmak amacıyla, Beşir çevresinde kilitlenebilirlerdi. Uzun iktidar yılları boyunca Alevi azınlık için elde edilmiş kazanımların sürdürülmesi için takınılacak en akıllıca tutum da bu olurdu.


İkinci senaryo, bir süre sonra, bazı Alevi generallerin durumlarını güçlendirmek ve öbürlerine karşı daha geniş bir zemin oluşturmak için Sünni askerler ve sivillerle yeni yakınlıklar kurmaya kalkışmasıydı.


Üçüncüsü de, generallerden bazılarının, böyle bir Sünni destek bile aramadan, öbürlerini tasfiye edip duruma egemen olmayı düşünmeleriydi.


Ama bu son senaryoların ikisi de Suriye'yi kanlı çekişmelere sürükleyebileceği için, birinci senaryonun süreklilik kazanması daha büyük bir olasılıktı: Yani, aynı çevreler içinde ve aynı çevrelerin gözetimi altında, Esad ailesindeki doğal geçişte olduğu gibi, yaşlılardan gençlere doğru denetimli ve tedrici bir iktidar devri.

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=-161251




Hadi ULUENGİN


‘ESAD’ kelimesi Arabi lugatte ‘aslan’ anlamına gelir ya, eleştirelliğini korusa bile bir bölüm Batı medyası da çölden esen histeri rüzgarına kapılıp, cumartesi günü ölen Suriye liderini ‘Şam Aslanı’ diye tanımlıyor.


Estağfurullah ! Ormanlar aleminin hükümranı bu kadar da ayağa düşürülmez!


Hafız Esad kim, yeleli kral kim ? Bunlar arasında benzeşme ne mümkün...


Ama illa bir hayvanla özdeşleştirilmek isteniyorsa, Esad bir çakaldı.


* * *


YOK, teşbihte hata olmaz ve burun kıvırmayın, gösterişsiz gövdesine rağmen çakal aslında son derece saldırgan ve gayet yırtıcı bir mahluktur.


Tıpkı, hem kendi ülkesinde, hem Lübnan'da, hem de elinin uzanabildiği her yerde tüm hasımlarını elimine etmesine ek olarak, topa tuttuğu Hama şehrinde onbinlerce yurttaşını katletmekten çekinmeyen müteveffa Şam diktatörü gibi...


Üstelik, çakal aynı zamanda çok zeki ve çok hin bir yaratıktır.


Tıpkı, Ali'nin külahını Veli'ye giydirerek ‘ustalık’ efsanesi yaratan ve bin bir dümen çevirerek işin içinden sıyrılmayı beceren Suriye despotu gibi...


Zaten, yukarıdaki zekasından dolayıdır ki çakal, nereye kadar gideceğini bilir ve pabucun pahalı olduğunu anladığı an hemen durur.


Tıpkı, Türkiye'nin şamar ihtarı karşısında yelken mayna eden zorba gibi...


Her halükarda şu kesin, kendi halkını otuz yıldır ormanlar kralının güçlü pençesiyle değil köpekgiller familyasından bir yırtıcının dişleriyle susta durduran Hafız Esad'a ‘aslan’ sıfatını yakıştırmak bu asil hayvanahakarettir.
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?id=-161000&p=2

Hafız Esad ve rejimi




11.06.2000


LAZKİYE yakınında Kordağ Köyü'nde 30 mart 1930'da doğan Hafız Esat, askeri okulda okudu ve Hava Kuvvetleri'nde generalliğe yükseldi. 1950'lerin ortalarında BAAS Partisi'nin Suriye koluna katıldı. 1959'da subay arkadaşları Salih Cedit, Muhammet Umran ve Hamit Ubeyd'le parti içinde gizli bir askeri komite kurdular. Esatve arkadaşları, komite vasıtasıyla Suriye ordusu içinde kilit noktaları ele geçirdiler.

1966'da Nurettin el Attasi'nin yaptığı darbe sonucunda kurulan hükümette Savunma Bakanı oldu, Hava kuvvetleri Komutanlığını da elinde bulundurdu.


Esat'ı iktidara getiren gelişmeler, 1970 yılının sonbaharında Ürdün'de hükümet kuvvetleriyle Filistin direnişçileri arasında patlak veren savaşla hız kazandı. Suriye zırhlı birlikleri, Başkan Attasi'nin emriyle Ürdün'e müdahale etti. Ürdün'ün 40'ıncı zırhlı tugayına ağır hasar verdirildi ama Mısır, Irak ve Suudi Arabistan'ın baskıları sonucunda, Suriye tankları geri dönmek zorunda kaldılar.

Müdahalesi başarılı olamayan Attasi rejimi devrildi. Hafız Esat, 1970 Kasım'ında yönetimi ele geçirdi. Kendisi bu değişikliği daha sonra,‘düzeltme hareketi’ olarak değerlendirdi.

ESAT'IN ALEVİLİĞİ

Nüfusun yüzde 70'ini Sünni Müslümanların oluşturduğu Suriye'de, Alevi kökenli Hafız Esat rejimini ayakta tutabilmek için devletin ve ordunun kilit noktalarına kendi mezhebinden olanları atadı ve 22 Şubat 1971'de de kendisini ‘Devlet Başkanı’ ilan etti.

Hafız Esat'ın bir avantajı, Sünniler çoğunlukla ticaretle uğraştıkları için azınlıktaki Alevilerin hizmet sektörüne kaymaları ve özellikle de askeri okullara girmeleriydi. Nitekim Esat döneminde yönetim kadrolarında görev alanların üçte ikisi Alevi kökenliydi.
Esat rejiminin özelliği, BAAS Partisi'ne orduya ve Özel Kuvvetler denilen seçkin muhafız birlikleriyle ‘El-Muhaberat’ adlı gizli polis teşkilatına dayanmasıydı. Esat bu güçlerle BAAS içindeki karşıtlarını, Komünistleri, ordudaki darbeci odakları ve illegal bir örgüt olanMüslüman Kardeşler'i yenilgiye uğratarak, 29 yıllık iktidarı boyunca bir düzineye yakın askeri kompldan kurtulmayı başardı. İki kardeşini Avrupa'ya sürgüne yollayan Esad, büyük oğlu Basil'in 1994'te bir kazada ölümünden sonra ikinci oğlu Beşhar'ı iktidara hazırladı.



http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=-160570

Dünyada terörün hamisiydi


12.06.2000

SURİYE'yi demir yumrukla yöneten Hafız Esad, dünyada terörü destekleyen ülkeler listesinde liderliği hiç kaptırmadı.


Dünya üzerindeki, amaçlarının ne olduğuna bile bakmadan her türlü terör örgütü ve teröristi destekleyen Suriye lideri, tıpkı Libya lideri Muammer Kaddafi gibi, terörü bir politika aracı olarak kullandı.


PKK’NIN ARKASINDAYDI


Çakal Carlos'tan, Japon Kızılordu'ya varıncaya kadar neredeyse dünyanın tüm terör örgütlerine ev sahipliği yapan Hafız Esad Suriyesi, PKK'nın da en büyük destekçisiydi. Türkiye'nin ‘savaş tehdidini’ göze alamayarak PKK lideri Abdullah Öcalan'ı Şam'dan uzaklaştıran Suriye, PKK'ya 15 yıl boyunca hamilik yaptı.


Hem Lübnan'da hem de kendi topraklarında PKK'yı barındıran Suriye, özellikle ABD'nin terörü destekleyen ülkeler listesinde sürekli bir numara oldu. Esad tarihe de bu özelliğiyle geçmiş oldu.
ACIMASIZ DİKTATÖR
Suriye'nin en büyük muhalefet örgütü Müslüman Kardeşler, yayınladığı bildiride ‘ömürleri ne kadar uzun olursa olsun, tüm diktatörlerin sonunun ölümdür’ yorumunu yaptı. 1982 yılında Hama kentindeki Müslüman Kardeşler ayaklanmasını kanla bastıranEsad, 20 bin kişiyi öldürmüş ve kenti yerle bir etmişti. Esad ayrıca siyasi rakibi olarak gördüğü herkesi de ortadan kaldırmıştı.
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=-160766


Hürriyet okurlarından tepki: Doğrusu hiç üzülmedik

12.06.2000

SURİYE Devlet Başkanı Hafız Esad'ın ölümü üzerine Hürriyet'i arayan, e-posta gönderen yüzlerce okur ‘Türkiye’ye çok düşmanlık etti, ölümüne üzülmedik'dediler.


Bir Siyasal Bilimler öğrencisi Türk kamuoyunun tepkisini şu sözlerle özetledi:



Esad Türkiye’nin bölgedeki en büyük düşmanıydı. Bütün resmi haritalarda ve belgelerde Hatay'ı Suriye toprağı olarak göstererek Türkiye'nin toprağında gözü olduğunu açıkça ilan etti.


Ondan sonra, başka Apo olayı ve PKK olmak üzere, her fırsatta Türkiye'ye zarar vermeye çalıştı. Türkleri Türk-Kürt diye bölmeye çalıştı. 15 yıl boyunca PKK'nın katillerine silah ve para yardımı yaptı. Binlerce Türk gencinin kanını akıttı.


Bir insanın ölümüne sevinilmez tabii ama, arkadaşlarım adına söylüyorum, en azından biz hiç ... üzülmedik!'





26.01.1999, Milliyet, Sayfa 5, Yaşam

http://gazetearsivi.milliyet.com.tr/...UYoNw_x3D__x3D_
======
Fikret Bila'nın 14.06.2000, Milliyet, Sayfa 18, Ortadoğuda Yeni Dönem başlıklı yazısından


http://gazetearsivi.milliyet.com.tr/...UmyFA_x3D__x3D_






Ey Türk milleti bakın bu köşe yazısına bakın buna özellikle genç arkadaşlar iyi baksın . Daha Öcalan Suriyeden çıkarılmadan önce bizim gazetecilere Suriye iç işleri bakanı diyorki :

"Siz Türk gazeteciler bizim ilişkimiz sizin yüzünüzden bozuluyor . Hep yalan yazıyorsunuz APO'nun Şamda olduğunu yazıyorsunuz . Yalanlarınız bitmek bilmiyor . Sizin aranıda hiç doğru yazan yokmu ? "

Görüyorsunuz değilmi nasıl bizleri keriz yerine koyuyor bu günde yaptıkları bu Türk halkını keriz yerine koymaya çalışıyorlar .


http://gazetearsivi.milliyet.com.tr/...9JEVA_x3D__x3D_


 

EZEL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 01-12-2013, 18:50   #2
Kullanıcı Adı
Özgür Suriye
Standart
arşiv çalışması için teşekkürler kardeşim.
Özgür Suriye isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı





2007-2023 © Akparti Forum lisanslı bir markadır tüm içerik hakları saklıdır ve izinsiz kopyalanamaz, dağıtılamaz.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi ve görüşlerinizi " iletişim " adresinden bize gönderirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır.



Bulut Sunucu Hosting ve Alan adı
çarşamba pasta çarşamba bilgisayar tamircisi