|
![]() |
#1 |
![]() Ergenekon'a selam, "Olacak O Kadar"a devam!
Levent Kırca'nın oynayıp yönettiği ve bir zamanların en çok izlenen kara mizah programı “Olacak O Kadar”, Kemalist değerleri sahipleneceğim derken sanat kaygısından iyice uzaklaşıyor. Bu geceki bölümü Cumhuriyet'e, Atatürk'e ve Ergenekon'a adanmıştı adeta. ![]() ERGENEKON ATATÜRK'Ü BAKIN NASIL KULLANIYOR! LEVENT KIRCA'DAN ERGENEKONCULARA TAM DESTEK "OLACAK O KADAR" BU KADAR ETÖ DAVASINI SULANDIRMAK İÇİN KIRCA DEVREDE LEVENT KIRCA GAZETECİLERE SALDIRDI Bir dönemlerin en çok izlenen kara mizah programı "Olacak O Kadar", Fox TV'de yayınlanmaya devam ediyor. Levent Kırca'nın yönetmenliğinde hazırlanan program, özellikle sosyal ve siyasi meselelere ilişkin dokundurmalarıyla ilgi topluyordu. Susurluk sürecinde de çetelerin karanlığına karşı yapılan aydınlık eylemlerini sürekli skeçlerinde konu edinen "Olacak O Kadar", o dönemde de Kemalist refleksle bir şekilde din ile irtibatlı oluşumları hafife almasına karşın, çeteleri, zamları, baskıları ti'ye alan skeçleriyle birçok kesim tarafından beğeniyle izleniyordu. Bu arada programı birlikte yaptığı Oya Başar ile ayrılan ve son yerel seçimlerde DSP'den aday olduğu Üsküdar'da hüsrana uğrayan Levent Kırca, en son Ergenekon tutuklularına destek veren sanatçı grubuyla gündeme gelmiş ve ekranlardaki tartışma programlarında Ergenekonculara yönelik operasyonları şiddetle eleştirmişti. Sol çevrelerin Susurluk tavrı ile Ergenekon tavrı çerçevesindeki tutarsızlıklarını kendi şahsında mündemiç olarak ortaya koyan Levent Kırca'nın, yeni "Olacak O Kadar"ı da adeta Ergenekoncuları neşelendirmeye ve motive etmeye yönelikti. Skeçlerin birinde 29 Ekim tarihinde Başbakan'ın ABD'ye, Cumhurbaşkanı'nın Mısır'daki İKÖ toplantısına ve birçok milletvekilinin de daha başka randevulara katılarak Cumhuriyet'i sahipsiz bıraktıklarını işleyen "Olacak O Kadar", vatandaşı da Anıtkabir'e giderek Ata'sını yalnız bırakmayan ve Cumhuriyet'e sahip çıkan tek unsur olarak yansıtıyor. "Atatürk Resmi" adlı bir diğer skeç ise Atatürk tablosunu halkımızın nasıl bağrına bastığını (!) yansıtmaya yönelik. AK Parti çizgili siyasileri ya da bürokratları hedef aldığı açıkça hissettirilen skecin ilk sahnesinde bir yetkili, hizmetliye odaya badana yapılacağı "bahane"siyle –aslında kurtulmak istediği havası verilerek- Atatürk tablosunu indirmesini ister. Hizmetli rolündeki Levent Kırca, büyük bir isteksizlik ancak emri uygulama zorunluluğunun verdiği bir yüz ifadesiyle tabloyu indirir. Daha sonra asmak için götürdüğü bir diğer odada, bu sefer başka bir yetkili tarafından uyarılır. Yetkilinin sözleri ilginçtir: -Ne yapıyorsun sen ya, indir onu arkadaşım, indir! Yakında terfi bekliyorum. Hatuna da türban giydireceğim diye canım çıktı zaten. Götür götür onu, indir oradan, indir… "Türban"la ilgili ifadesiyle iyice çirkinleşen skeçte hizmetli, tabloyu bu sefer başka bir odaya götürür ki, orada elinde tespih olan bir diğer yetkilinin uyarısına maruz kalır. Odanın duvarında besmele tablosu olduğu özellikle gösterilir ve odada yer yok bahanesiyle hizmetliden Atatürk tablosunu depoya kaldırması istenir. Hizmetli (Levent Kırca) mahzundur ve göğsünün üzerinde, kalbinin hizasında iki eliyle taşıdığı tabloyu evine götürmek üzere yola çıkar. Ata'ya yine halkı sahip çıkmıştır! Ancak bu sefer yolda kolluk kuvvetleri izinsiz gösteri yapıyor iddiasıyla hizmetliyi gözaltına alırlar. Amiriyle görüşen polisin ifadesi ilginçtir: -Komserim, burada izinsiz "Cumhuriyet Mitingi" yapan birini yakaladık! Böylelikle "Cumhuriyet Mitingleri"ne de gönderme yapan skeçte hizmetli sorguya alınır ve yaptığı eylemden dolayı "Ergenekoncu musun?" sorusuyla muhatap olur. Sorgudaki "Bir numara kim?" sorusuyla da Ergenekon iddianamesi hazırlanırken çokça gündeme gelen bir numaralı paşanın kim olduğu meselesi iyice sulandırılmaya çalışılır. Böyle "masumane bir Atatürk sevgisi" üzerinden bütün bir Ergenekon operasyonuna adeta çamur atılan skeç, final sahnesinde vatandaşın sahip çıktığı tabloyu eve götürüp duvara asmasıyla devam eder. Hizmetlinin eşi de tablonun eve gelmesinden son derece mutludur. Ancak, vatandaş tablodaki Atatürk'ün neden hüzünlü baktığını da sorgular ki, bunun üzerinden mesajını basa basa bir kez daha verir: -Merak etme paşam! Sen vatandaşın başköşesindesin! Artık burada müziğin "büyüleyici gücü" devreye girer ve arka planda ajitatif cümleler eşliğinde Kemalizm'in ulusal marşı "Onuncu Yıl" çalmaya başlar. Politik olmayan skeçlerinde de espri niteliği açısından oldukça başarısız bir performans sergileyen "Olacak O Kadar", anlaşılan Ergenekoncuları kurtaracağım derken sanatsal kaliteden iyice uzaklaşmış! Ne diyelim, böylesi bir "Olacak O Kadar" ancak ve ancak Silivri'de izlenir! M. Ali Aslan / HAKSÖZ-HABER
![]() |
|
![]() |
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
#2 |
![]() artık bu adam oyunculuktan çıkmış...iki yüzlü yobazın biri..oda ekibideeeeee tvsideee
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
#3 |
![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#4 | |
![]() Alıntı:
Sonderece hak veriyorum vede bencede bunların son çırpınışları.Bırakın garibim saldırsın aldığı hezimetleri birde siz yüzüne vurmayın.Zaten anti-Ak partili olan bir tane adam gibi adam görmedim hepsinin hayatı içkiden ibaret örneğide levent kırca.. ![]() |
||
![]() |
![]() |
![]() |
#5 |
![]() yani levent be biraz abartyor, evet ama bakiniz avrupada bu tur seyler normal, mesela fransada her sanatkar canli yayinda hukumet yada cumhurbaskni hakkinda kotu konusup, karikatr a da boyle mizaaç seyleri yapip halkin karsisina koyuyor, ama tabi Tr de bu biraz garip algilaniyor ama burda ben levent beyi muddaafa etmiyor, en azindan bir saygi duymali ya da filmin sonunda bir açiklma ayapmali
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
#6 |
![]() Ya arkadaslar yıllar dır aynı skeçler dönüyor? adam hep sarhoş takliti yapıyor çünkü kendide ayık gezmiyor
![]() ![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#7 |
![]() Bu konuyu açanı ve altını dolduran arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Bende evde açmayı düşünüyordum. Anlaşılan o ki mason mu sabatayistmi ne olduğu belli olmayan Levent Kırca'ya ETÖ'den bir emir gelmiş, artık nedense Türk Milletini aptal yerine koyarak çok büyük ihanetler yapıyor. Ergenekonun 1 numarasını Atatürk diye göstermek , Atatürk resmini taşıyor diye Ergenekoncu olmakla suçlanmak aldığı vazifeyi gösteriyor kardeşlerim ;)
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
#8 |
![]() Tecahül-i ârif, nükte sanatıdır... Sükse sanatı değil! Taa, lise yıllarında “Edebiyat” derslerinde görmüştük... Edebiyatta, “Tecahül-i ârif” diye bir tür vardı... Kısaca, “bildiğini veya bilineni bilmezlikten gelerek nükte yapma”ya “tecahül-i ârif” denilir... Bu terimi açıklamak için, Fuzuli’den şu örnek verilir: “Bilmiyorum, devreden kubbe mi su rengindedir, yoksa gözyaşlarım mı kubbeyi kaplamıştır.”
Fuzuli, bu beytinde “tecahül-i ârif” yapmaktadır... Gök kubbenin “mavi” renkte olduğunu bile bile, “bilmezlikten gelmekte”dir!.. Örnekten de anlaşılacağı üzre; “tecahül-i ârif”ten kasıt, “bilip de, bilmezlikten gelme”dir!.. Bunu, halk arasındaki “argo” ifadesiyle açıklayacak olursak, şöyle diyebiliriz: “Tecahül-i ârif, salağa yatma sanatı”dır... Hani, “aptalı oynamak” veya “saf ayaklarına yatmak” deriz ya, onun gibi bir şey!.. Fuzuli’nin; gök kubbenin “mavi” renkte olduğunu bilmezlikten gelmesi; nasıl ki “cahilliğinden” değil, “cahil ayaklarına yatmasından” dolayıdır, yani bunu “bilinçli” yapmaktadır, herhangi bir kişinin de; “cevabını bildiği” halde “soru yöneltmesi” saf ayaklarına yattığının bir göstergesidir!.. (işte bu dönemde gerçekler Levent Kırca n'ın işine gelmediğinden aptalı oynamaktadır) |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#9 |
![]() Yorum dahi yapmaya gerek duymuyorum çünkü bu adam benim miğdemi bulandırıyor artık...
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
#10 |
![]() Hey gidinin gözünü sevdiğim Nejat Uyguru...
piyasadan çekildin ortalık maymunlara kaldı...!!! |
|
![]() |
![]() |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|