![]() |
#1 |
![]() Bismihi Teâlâ
PKK!!! Kan, kaos ve şiddetten beslenmek, uyuşturucudan rant sağlamak… Yalan ve iftirayı karakter edinmek… Milliyetçilik ve ırkçılıktan medet ummak, Mao ve Lenin’in eteğine yapışmak… Milletinin dinine ve dini değerlerine sırt dönmek… Milletinin dinine ve dini değerlerine tepeden bakmak, dudak bükmek ve onları alaya almak… Ne büyük bir talihsizliktir, değil mi? En önemlisi de PKK’nin İslam’la ve Müslümanlarla olan savaşı. Evet, PKK dine karşı olan tepkisini önceki yıllarda çok daha açık bir şekilde dile getirebiliyordu. Apo’ya doğum günü hediyesi olarak, Bingöl’de bir sürü! gerillanın namazla alay ederken çektikleri video’yu biliyoruz. Apo’nun savunmalarından oluşan iki ciltlik kitabında “namaz bir tiyatrodur, camiler tiyatro salonuna çevrilmelidir. Hatice olmasaydı Muhammed peygamber olamazdı” vb safsataları da biliyoruz. Yine değişik zamanlarda PKK’lilerin dile getirdiği “Kürtleri İslam geri bıraktı” safsatasını da biliyoruz. Peki, PKK neden yıllardır İslam’a kin güdüyor. Neden bu dinin müntesiplerine tahammül edemiyor. PKK’nin ve PKK’yle aynı zihniyeti paylaşanların on yıllardır İslam’la sürdürdükleri savaşın nedeni ne? PKK’nin İslam’a alerjisinin iki nedeni var. Birincisi; PKK zihniyeti sol frekanslı olduğundan; dini afyon bilen Mao ve Lenin’in dinsiz felsefesini temel aldığından; İslam’la savaşım vermek zorunda zaten. İkincisi; PKK’nin Mao ve Lenin’in dinsizliğini yaymak için araç olarak kullandığı milliyetçiliğin, ırkçılığın İslam tarafından yasaklanmış olmasından dolayı PKK İslam’la savaşmak zorunda hissediyor kendini. Ya da İslam ve müntesipleri “yegen”lerin halkı da “dayı”ya batılda hizmet ettirmelerine engel olduğundan; İslam’a ve Müslümanlara tahammülsüz ve kindarca yaklaşıyor. Ama gerçekten Milliyetçilerin, ırkçıların İslam dinine olan alerjilerinin en büyük sebeplerinden biri İslam’ın antimilliyetçi olmasındandır. İslam’ın bu zihniyettekilerin ekmek tekneleri olan milliyetçiliği yasaklamasındandır, İslam’a kinleri. Son yıllardaysa PKK din konusunda gelgitler yaşıyor. Milletinin inancını görmek zorunda olduğunu ve gördüğünü politikalarından okumak zor değil. Kürt milletinin dininin İslam olduğunu görürken bile maalesef hinlik peşinde; zira dini kültür olarak görüp geçiştirmek istiyor ya da dini emellerine alet ediyor. Bunun en büyük ispatı da sivil Cuma’ya katılan kimi insanların abdestsiz namaz kılmaları ve bunu –utanmadan- bazı yerlerde dillendirmiş olmalarıdır. Diğer bir mevzu PKK’den daha terörist olanlardır. PKK’nin ekmeğine bilerek veya bilmeyerek yağ sürenler. Tüm Kürtleri PKK’ye mahkûm kılmaya çalışanlardır. Herkesin bilmesi gerekir ki; kesinlikle ve kesinlikle tüm Kürtler ne PKK’lidir ne de milliyetçidir. Evet, PKK bir gerçektir, sosyal tabanda karşılığı da vardır. Lakin tüm Kürtleri PKK’li görenlerden daha terörist kimse yoktur. Tüm Kürtleri PKK’li görmek birçok Kürt için hakaret olarak yeter ve artar bile. Ne devletin, ne batıdaki vatandaşın ne de PKK’nın tüm Kürtleri PKK’li olarak görmeye ve böyle göstermeye hakkı yoktur. Böyle görmek ve göstermek Kürdistan’ın rengini İslam’dan alan cemaat ve tarikatlarına karşı bir tahammülsüzlüğün göstergesidir. Tahammülsüzlüğün daniskasıdır, bu. Hükümet de Kürtlerle ilgili açılım ve normalleştirme ilgili politikalarında Kürtleri PKK’ye indirgemekle bu zihniyete hizmet ettiğinin farkında değil. Hak ve hukuk konusunda neden bir muhatap aramak zorunda olduğunu bir türlü anlayamıyorum. Ya da Kürdistan’ın farklı cemaat ve tarikatlarının da kale alınması, haklarının verilmesi, inanç özgürlüklerinin sağlanması, başörtülerinin her yerde serbest olması için illa da yakıp yıkmaları ve şiddete mi başvurmaları lazım. Bu ne mantık! Tekrar PKK’ye gelirsek; Ergenekon kalemşorlarının sırt sıvazlamalarına, rütbeli, çok pırpırlı derin dayıların heronlarla destek vermelerine, uyuşturucu trafiği için sağlanan kolaylıklara rağmen… Ne oluyor PKK’ye diye sormaktan kendimi alamıyorum. Kan mı kaybediyor ne, hem de ne kan! Örgütten kaçıp TSK’ya teslim olanların haddi hesabı yok. Acaba Kandil’de, Mahmur’da ne oluyor? Mitingler ve eylemler çok sönük! Diyarbakır İstasyon meydanındaki “irademe sahip çıkıyorum” mitinginde çok iddialıydılar. İlkini yağış nedeniyle iptal ettiler. Hâlbuki o günden bir gün önce yarın “yağışa rağmen ordayız” demişlerdi. Eminim ki o gün BDP yetkilileri “iyi ki yağmur yağıyor zaten kimse de gelmemiş” demişlerdir. Bir sonrakinde Nevruz’dan daha fazla insan toplarız demişlerdi. Topladıkları otuz bin insan falandı. Çok iddialı olmanın semeresi bence bu olmamalıydı. Ama halk neden ilgisiz? En önemlisi eylemlerde, mitinglerde ve bombalamalarda ölen çocukların aileleri ne cüretle PKK’nin siyasi kanadı BDP’nin taziye dileklerini kabul etmiyor? Gerilla kamptan neden kaçıp, teslim oluyor, pişman oluyor? Örgüt militanlarına tercih hakkı verse acaba kaç kişi dağda kalır? Zaten Kürdistan’ı da kurmaktan vazgeçmişiz. O zaman ne için buradayız. Bu bedel ne için? Karşılığında ne var? Diye soruyorlardır. Bu arada hükümet yeni açılımın sinyalini verdi. Bülent ARINÇ Kürtlerin eğitim haklarından bahsetti. PKK’ye endeksleseler, kan kaybeden PKK’ye kan olacak. Yeni kan, yeni canların alınmasıdır. Ama olan millete oluyor, askere ve gerillaya oluyor. Kimin umurunda, yüzlerce gerilla da ölse PKK/KCK/BDP'nin de umurunda olmaz. Zira dökülen her damla kanın destek olarak kendilerini döneceğini düşünüyorlar. Milletin evine ateş düşüyor. Kimin umurunda? Yüzlerce asker de ölse, yüz binlerce askeri olan TSK' nın umurunda olmaz. Ne garip değil mi? Kandan medet umanların psikolojileri masaya yatırılsa ruh sağlıklarının pek de sağlam olmadıkları görülecektir. Adları ne olursa olsun. Huzurun, selametin, barışın hâkim olduğu ve inancın hür yaşandığı yarınlar temennisiyle Allah’a emanet kalınız. Muhsin Canan Hürseda Haber
![]() |
|
![]() |
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|