![]() |
“İran Tehdit Olarak Belgelere Geçmesin”
Daha önce ‘avcı füze istemeyiz’ noktasında olan Ankara, 19-20 Kasım’daki NATO zirvesinde en fazla “İran tehdit olarak belgelere geçmesin” talebinde ısrar edecek. 09 Kasım 2010 / 10:53 Reklam http://www.habereditor.com/images/banner/cephane.jpg Diplomatik kaynaklara göre, ABD ve NATO ile bir süredir devam eden 'Füze Kalkanı' pazarlığında sona yaklaşıldı. 19-20 Kasım'da Lizbon'da yapılacak NATO zirvesinde Türkiye heyetine başkanlık edecek Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Lizbon'a “Türkiye füze kalkanının parçası olabilir, ancak komşuları 'tehdit' ilan edilmeden ve kalkan bu ülkelere karşı gösterilmeden” görüşüyle gidecek. Avcı füze olabilir Önceki değerlendirmelerde, Türkiye'nin tavrı “Sadece radar kurulabilir, avcı füze olmaz” şeklinde belirlenmişti. Ancak son yapılan NATO zirvesi hazırlık toplantısında pazarlıkların bu tür kesin yargılarla yapılmaması kararlaştırıldı. Türkiye, bazı talepleri doğrultusunda füze kalkanının en önemli parçalarından olan 'avcı füzelere' de ev sahipliği yapabilir. 'İran tehdit olmasın' Türkiye'nin Lizbon'da masaya koyacağı diğer unsurlar ise iki noktada yoğunlaşacak. Bunların ilki, İran'ın tehdit olarak NATO belgelerine geçmemesi ve Türkiye'de konuşlandırılacak kalkan unsurlarının İran'a karşı olduğunun belirtilmemesi ve bunun yerine kalkanın 'NATO konsepti' çerçevesinde 'caydırıcı unsur' olarak konuşlandırıldığının vurgulanması. Türkiye'nin diğer kaygısı da NATO Füze Kalkanı'nın, Türkiye'nin ulusal hava savunmasından yararlanacak şekilde değil, Türkiye'nin hava savunma sisteminin NATO füze kalkanından yararlanacağı şekilde tesis edilmesi. Daha açık bir ifade ile Türkiye, kalkan sayesinde hava savunma harcamalarını arttıracak değil azaltacak bir kalkan sistemi istiyor. Türkiye'nin tutumundaki bu yumuşamanın, Rasmussen olayının bir benzerinin yaşanmaması kaygısından kaynaklandığı öğrenildi. http://tevhidhaber.com/news_detail.php?id=72135 |
Alıntı:
adam cahilliğine doyduğu için o tür laflar ediyor. aklı 500 yıl öncesinden kalma, küflenmiş. Yavuzla Şah savaşmışmış,adamlar bizden intikam alacaklarmış. Bugünki İran yönetiminin ve bizzat Ahmedinejadın 1979 da Şah'ı devirdiklerinden, Şah rejimini yıktıklarından bi-haber zavallı beyinlerin yaptığı yorumlara aslında çok fazla itibar etmemek lazım da, galiba ben çok takıyorum kafaya. mübarek forum forum olmaktan çıkmış İran'a sövme yeri olmuş. |
Alıntı:
arkadaşım ya müslümandır yada değil... hz. ebu bekir i ve hz. ömer i hain ilan edip küfreden müslüman olurmu... hz. ömeri katl eden nasıl müslüman adl edilir... http://www.nebeonline.com/video-gale...turbesi-37.htm http://www.muhakeme.net/hzomer-efend...et-t17436.html http://irananaliz.wordpress.com/2010...cirkin-sozler/ http://irananaliz.wordpress.com/2010...sok-alintilar/ Bu resim iranda bir mezardır. Bu mezarda bulunan şahıs, Ömer ibn Hattab’ı şehit eden Mecusi katil Ebu Lulu’dur. http://www.asri-saadet.com/resimler/haberler/54.jpg Mezar iran tarafından süslenmiş, korunma altına alınmıştır. Bu mezarın duvarında Allah Ebu Bekir’e, Ömer’e, Osman’a lanet etsin yazılıdır, ayrıca bu 3 büyük sahabiye şeytan, put, tağut denilmektedir. Katar’ın başkenti Duha’da düzenlenen Mezhepler arası yakınlaşma komitesinin ! bilimsel toplantısında iranın bu şeytanca tavrından dönmesi gerektiği, o mezarı yıkması lazım olduğu söylendiğinde iran “ bu yetkimiz dahilinde değildir “ demiş, burayı meşrulaştırmış, Allah’ın ve müslümanların huzurunda İsrail’in, ABD’nin yapmadığını yapmıştır. Şimdi Sünni ve şii kardeşliğini öne çıkaranlara bu resimleri göstersek nasıl cevap verirler ? Onlar, ashaba şeytan derken bizden münafıkça sevgi mi bekliyorlar, hayır biz dürüst ve cesurca diyoruz ki sizin küfrünüzden beriyiz…….Allah bizim Nasırımız inşallah, Allahım bizi bu Allah ve ashab düşmanlarının şirk ve küfründen beri kıl........Amin…………….. EHL-İ SÜNNET İMAMLARININ ASHAB HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ VE RAFİZİLER Ubeydullah Arslan Rasulullah buyuruyor ki:"ben cennette iken bir köşk gördüm. Bu köşk kimindir diye sordum Ömer’indir (r.a.) denildi.” (Buhari-Müslim) EBU HANİFE’NİN GÖRÜŞÜ : 1-Allah Resulü’nün ashabını ancak hayırla yad ederiz (överiz.) ( el-Fıkhu’l Ekber-sf/304) Açıklama : İmam Ebu Hanife bu cümlesiyle, ashaba duyduğu sevgiyi beyan eder. O adeta şöyle demektedir, Onları hayırla yad ederiz, karalamayız, kötülemeyiz, küçümsemeyiz, hakir görmekten uzak dururuz, onlara sövmeyiz, onların ayıplarını aramayız, kusurlarını-hatalarını öne sürerek onları küçültmeyiz. Bizim imamlarımız ashaba böyle güzel cümlelerle bakar ve onları çokça severlerdi. 2-Allah Resulü’nün ashabından olan hiç kimseden yüz çevirmez, hiçbirisini diğerine karşı tutup taassupta bulunmayız. ( el-Fıkhu’l Esbat sf/40) 3-Onlardan Allah Rasülü ile bir saat beraber bulunan bir kimsenin derecesi bizlerden herhangi birinin ömür boyu yapmış olduğu amelden hayırlıdır. ( Menakibu Ebi Hanife sf/76) 4-Allah Resulü’nden sonra bu ümmetin en hayırlılarının Ebi Bekir, Ömer, Osman ve Ali olduğuna şehadet ederiz. ( Vasiyet Şerhi sf/14) 5-Allah Resulünden sonra insanların en faziletlilerinin Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Ali bin Ebi Talib olduğuna inanırız. Onların dışındakilerin ise şu bundan hayırlıdır demeksizin hepsini güzellikle anarız. ( en-Nur el-Lami sf/119) İMAM MALİK’İN GÖRÜŞÜ : 1-Ebu Nuaym, Abdullah el-Enbari’den rivayet ediyor, Malik bin Enes der ki, her kim Allah Resulünün sahabelerinden birini küçümser veya kalbinde onlara karşı bir kin duyarsa, o kimse için müslümanların eline geçen feyden hiçbir hak yoktur. Sonra şu ayeti kerimeyi okudu. “ Onlardan sonra gelenler derler ki Rabbimiz ! bizi ve bizden önce iman eden kardeşlerimizi bağışla. Kalplerimizi bağışla. Kalplerimizde iman edenlere karşı bir kin bırakma, Rabbimiz ! sen çok şefkatli ve çok acıyansın. (Haşr-10) ( el-Hilye c:6 sf/327) 2-Ebu Nuaym ez-Zubeyr’in oğullarından birinden rivayet ediyor, Biz malik’in yanındaydık. Allah Resulünün ashabını küçümseyerek onlara dil uzatan birinden söz ettiler. Şu ayeti okudu, “ Muhammed Allah’ın elçisidir. Onunla beraber olanlar kafirlere karşı şiddetli kendi aralarında merhametlidirler.” (Fetih-29) Daha sonra malik şöyle dedi Kalbinde Allah Resulünün ashabından herhangi birine kin besleyerek sabahlayan kimseye ayetin hükmü isabet etmiştir. ( el-Hilye c:6 sf/327) 3-Kadı İyad, Eşheb bin Abdülaziz’den naklediyor, Biz Malik’in yanında oturuyorduk. Bir de baktım ki Rafızilerden bir adam onun yanı başına gelip dikildi. Adam Ey Abdullah’ın babası ! dedi. Malik sesin geldiği yöne döndü. Biri onu çağırdığında genellikle başını çevirerek ona bakardı. Adam ona dedi ki Ben seni kendimle Allah arasında hüccet kılmak istiyorum. Yarın O’nun huzuruna çıktığımda bunu bana Malik söyledi diyeceğim dedi. Malik de adama : konuş dedi, Adam Allah Resulünden sonra insanların en hayırlısı kimdir ? dedi. Malik Sonra Ömer, dedi. Alevi/Rafizi daha sonra kim ? dedi. Malik Mazlum olarak öldürülen Osman, dedi. Bunun üzerine Alevi/Rafizi Vallahi asla seninle bir mecliste oturmayacağım, dedi. Malik de : Sen bilirsin, diye karşılık verdi. (Tertibu’l Medarik c : 2 sf/44-45) İMAM ŞAFÎ’NİN GÖRÜŞÜ : 1-Beyhaki İmam Şafî’den rivayet ediyor : “ Allah Tebarake ve Teala, Resulüne tabi olan ashabı Kur’an, Tevrat ve İncil’de övmüştür. Onlardan sonra da bu şerefe ulaşacak hiçbir kimse olmayacaktır. Bundan dolayı Allah onlara rahmet etmiş, onları sıddıkların, şehitlerin ve Salihlerin mertebelerine yükseltmiştir.” ( Menakibu-ş Şafî c:1- sf/442) 2- Beyhaki İmam Şafî’den rivayet ediyor : “ Allah Resulünün sünnetini bize onlar ulaştırmışlar ve vahyin nüzulüne şahid olmuşlardır. Bu yüzden Allah’ın kendilerinden dilediğinin umumunu ve hususunu, kendilerinden azimetle istediğini ve kendilerini hangi yola irşad ettiğini en iyi bilenler onlardı. Onlar Allah Resulünün, bizim bildiğimiz ve bilmediğimiz her sünnetini biliyorlardı. Onlar her türlü ilim ve içtihada, takva ve akletmede bizden daha üstündürler. Anladığımız ve idrak edip de içtihadla hüküm çıkardığımız her konuda onların anlayış ve idrakleri bize yol göstermiştir. Bizim için onların görüşleri kendi görüşlerimizden daha fazla övgüye layıktır. Doğrusunu Allah bilir. ( Menakibu-ş Şafî c:1- sf/442) 3-Beyhaki er-Rebi bin Süleyman’dan rivayet ediyor. Şafî’yi şöyle şöyle konuşurken duydum. Fazilette önce Ebu Bekr, sonra Ömer, sonra Osman, sonra Ali gelir.” ( Menakibu-ş Şafî c:1- sf/432) 4-Beyhaki, Muhammed bin Abdullah bin Abdulhakem’den naklediyor : Şafî’yi şöyle şöyle söylerken işittim. Allah Resulünden sonra insanların en hayırlıları Ebu Bekir, Ömer, Osman, ve Ali’dir. Allah onlardan razı olsun. ( Menakibu-ş Şafî c:1- sf/433) 5-Herevi, Yusuf bin Yahya el-Buveyti’den rivayet ediyor, Şafî’ye Rafizi İmamın ardında namaz kılayım mı ? diye sordum. O Hayır Rafızi’nin, Kaderci’nin ve de Murcie’nin ardında namaz kılma dedi. Ben Onları bana anlatır mısın ? diye sorduğumda şöyle cevap verdi. İman sadece sözdür diyen Murcie’dir. Ebu Bekir ve Ömer imam değildir diyen Rafızi’dir. Allah’ın dilemesini kendine tahsis eden ise Kaderci’dir.” ( Zemmul kelam k-213) İMAM AHMED BİN HANBEL’İN GÖRÜŞÜ : 1-İmam Ahmed der ki : “ Allah Resulünün ashabının hepsinin iyiliklerini saymak ve kötülüklerinden söz etmemek, arlarında çıkan anlaşmazlıkları körüklememek de sünnettendir. Allah Resulünün ashabından herhangi birine dil uzatan kimse bidatçi olup, pis ve kaba bir Rafızi’dir. Allah onun ne nafilesini ne de farzını kabul etmeyecektir.” (es-Sunne sf : 77/78) 2- İmam Ahmed der ki : “ Onları sevmek sünnettir. Onlara dua etmek Allah’a yakınlıktır. Onlara tabi olmak vesiledir. Onların eserlerine/sünnetlerine/tevhid ve salih amel yollarına uymak fazilettir.” (es-Sunne sf : 77/78) 3- İmam Ahmed der ki : “ Hiçbir kimsenin onlardan sonra herhangi birisinin kötülüğünü söyleyip onları yaralamaya, ya da ayıplayıp eksik görmeye hakkı yoktur. Kim böyle yaparsa, sultan’a onları cezalandırmak vacip olur. Böyle kimselerin bağışlanmaları da caiz değildir.” (es-Sunne sf : 77/78) 4-İmam Ahmed’in oğlu Abdullah rivayet eder, Babama İmamlar hakkında sordum. Bana : Ebu Bekir, Ömer, Osman ve Ali dedi. (es-Sunne sf : 235) 5-Abdullah rivayet ediyor : “ Babama Ali’nin halife olmadığını söyleyenler hakkında sordum. Dedi ki : Bu çok kötü ve saçma bir sözdür.” (es-Sunne sf : 235) 6-İbnu’l Cevzi, İmam Ahmed’den rivayet ediyor, “ Hilafeti Ali için sabit görmeyen kimse, evindeki eşekten daha sapıktır.” ( Menakibu Hanebil’e c:1- sf/45) 7-Ebu Yala, Ahmed bin Hanbel’den rivayet ediyor: Ali bin Ebi Talib’in 4.halife olduğunu kabul etmeyen kimse ile ne konuşun ne de nikah yapın.” (Tabakatul Hanebile-c : sf : 45) ES-SEVRİ’NİN GÖRÜŞÜ : 1-Şuayb es-Sevri’ye sordu, Ey Abdullah’ın babası sünnete uygunluk ne demektir ? diye sordum. Dedi ki “ Şeyhayni yani Ebu Bekir ve Ömer’i (r.a.nhume) öne geçirmendir.” (Şerhu Usuli İtikadi Ehl-i sünne) ABDULLAH BİN EL-MÜBAREK’İN GÖRÜŞÜ : 1-Allah’ın peygamberine sahabe olmaları için seçtiği geçmiş selefin hakkını itiraf edip kabul eden, Ebu Bekir es-Sıddık’i, Ömer bin el-Hattab’ı, Osman bin Affan’ı ve Ali bin Ebi Talib’i (Allah razı olsun) öne geçiren, küçükleriyle büyükleriyle Rasulullah’ın ashabına rahmet okuyan, onların faziletlerini söz konusu eden, aralarında anlaşmazlıklarda bir şey söylemeyen (ehl-i sünnet üzere müslümandır) ( Muhtasaru’l Hucce fi beyani’l Mehacce) SUFYAN BİN UYEYNE GÖRÜŞÜ : 1-Sufyan der ki; “ Sünnet, Ebu Bekir ve Ömer’i ilk halife görmektir.” (Şerhu Usuli İtikadi Ehl-i sünne) EBU BEKİR EL-HUMEYD’İNİN GÖRÜŞÜ : 1-Muhammed bütün ashabına rahmet okumak gerekir. Çünkü Allah şöyle buyurur : “ Onlardan sonra gelenler derler ki, Rabbimiz bizi ve bizden önce iman etmiş kardeşlerimizi mağfiret eyle.” (Haşr-10). Herkes onlara mağfiret dilemekten başkası ile kimse emrolunmuştur. Buna göre onlara söven yahut onların değerini eksilten ya da onlardan birisine karşı bu tutumu takınan bir kimse sünnet üzere hareket etmiş olmaz. ( Usulu’s Sunne2/546-548) BİŞR BİN EL-HARİS’İN GÖRÜŞÜ : 1-Yüce Allah’ın Peygamberine ashab olsun diye seçtiği selefin hakkını bilir. Ebu Bekir es-Sıddık’ı, Ömer el-Faruk’u, Osman bin Affan’ı ve Ali bin Ebi Talib’i (Allah razı olsun) önde bilir. Küçükleriyle büyükleriyle Peygamber ashabından rahmetle söz eder. Onların faziletlerini anlatır. Aralarında çıkan anlaşmazlıklarda bir şey söylemeyiz.” (Şerhu Usuli İtikadi Ehl-i sünne) ALİ BİN EL-MEDENİ’NİN GÖRÜŞÜ : 1-Bu ümmetin en hayırlısı Peygamberden sonra Ebu Bekir e-Sıddık, sonra Ömer, sonra Osman bin Affan ve Ali bin Ebi Talib’tir. Rasulullah’ın ashabından sonra insanların en faziletlileri onun çağdaşı olan ve aralarında Peygamber olarak gönderildiği kimselerdir. Kimisi onunla bir sene, bir ay yahut ta bir an sohbet etmiş yahut onu görmüş ya da ona bir heyet ferdi olarak gitmiştir. İşte bütün bunlar onun ashabından sayılırlar., herkesin onunla sohbet ettiği kadarıyla sahabilikten bir payı vardır. Ona sahabelikte en alt mertebede olan bir kimse onu görmeyenlerden daha faziletlidir. (Şerhu Usuli İtikadi Ehl-i sünne) 2-Bir adamın Ebu Hureyre’yi sevdiğini, ona rahmet okuduğunu görecek olursan o kimsenin hayrını ümit edebilirsin ve bil ki o bidatlerden uzaktır. (Şerhu Usuli İtikadi Ehl-i sünne) MUHAMMED BİN YAHYA EZ-ZUHLİ’NİN GÖRÜŞÜ : 1-Rasulullah’ın ashabının tümünü severiz. Bu ümmetin en hayırlısı Peygamberden sonra Ebu Bekir e-Sıddık, sonra Ömer, sonra Osman bin Affan ve Ali bin Ebi Talib’tir. (Şerhu Usuli İtikadi Ehl-i Sünne) ABDÜLKERİM ER-RAZİ’NİN GÖRÜŞÜ : 1-Rasulullah’ın ashabını hayırla yad ederiz. Onlardan herhangi birine sövmeyiz. Çünkü Allah şöyle buyurur : “ Onlardan sonra gelenler derler ki, Rabbimiz bizi ve bizden önce iman etmiş kardeşlerimizi mağfiret eyle.” (Haşr-10). (Şerhu Usuli İtikadi Ehl-i sünne) EBU BEKİR BİN EBİ DAVUD’UN GÖRÜŞÜ : 1-Rasulullah’ın ashabını sevmek farzdır. Onları övmek bir yakınlaşmaktır ve farzdır. Ashabın faziletlisi Sıddık’tır. Ondan sonra güzel ahlaklı Faruk’tur. ( Siyeru Alemu Nubela-81-82-83) NASIR EL-MAKDİSİ’NİN GÖRÜŞÜ : 1-Rasulullah’ın (s.a.v.) ashabının tümünü rahmetle anar, onların faziletlerini yayarız. Aralarında çıkan anlaşmazlılara dalıp bunun üzerinde inceleme yapmayı terk ederiz. (Şerhu Usuli İtikadi Ehl-i Sünne) MUHAMMED BİN AHMED EBU ALİ EL-HAŞİMİ’NİN GÖRÜŞÜ : 1-Muhammed’in (s.a.v.) ashabını veli/dost biliriz. Kendi aralarındaki ihtilafları araştırmayız. Kendi aralarındaki ihtilafları araştırmayız. Güzel bir şekilde anmanın dışında onlardan söz etmeye dalmayız. Ali, Talha, Zubeyr, Aişe ve Muaviye (Allah ondan razı olsun) arasında meydana gelen olaylara rağmen Müslümanlarla savaşmış kıble ehlini de veli/dost biliriz. Çünkü Allah şöyle buyurur : “ Onlardan sonra gelenler derler ki, Rabbimiz bizi ve bizden önce iman etmiş kardeşlerimizi mağfiret eyle.” (Haşr-10) (Tabakatul Hanebile ) EBU OSMAN ES-SABUNİ’NİN GÖRÜŞÜ : 1- Bu ümmetin en hayırlısı Peygamberden sonra Ebu Bekir e-Sıddık, sonra Ömer, sonra Osman bin Affan ve Ali bin Ebi Talib’tir. Bütün Ashaba rahmet okur, onları veli ve dost bilir, onlara mağfiret dilerim. (Subki-Tabakatu-ş Şafîiyye) İMAM TAHAVİ’NİN GÖRÜŞÜ : 1-Tahavi der ki “ Rasulullah’ın ashabını sever, onlardan herhangi birisinin sevgisinde aşırıya kaçmayız. Onlardan birisinin sevgisinde aşırıya kaçmayız. Onlardan herhangi birisinden de beri olduğumuzu söyleyemeyiz. Onlara buğz edenlere ve hayırdan başka türlü onları yad edenlere bizde buğz ederiz. Onlardan ancak hayırla söz ederiz. Onlardan ancak hayırla söz ederiz. Onları sevmek dindir, imandır, ihsandır. Onlara buğz etmek ise küfürdür, nifaktır, tuğyandır.” ( Akidetul Tahavi-394) |
yukarıdaki linkleri tek tek takip edin bakalım...
iran müsümanmıdır gayri müslim midir... kendiniz görün... ve lütfen iran a gidip bir hafta on gün kalan bir yakınınızdan sosyal ahlak yapılarınıda sorun... ahlak yapısıda kültürüde yerin dibine batsın... . |
ve bu alçak millet islamı bin parçaya bölmek isteyen her daim asil ve kutsal topraklarımızı tehdit gören ve dünyanın en fitne ve fesat milletine sahip tek ülkesidir...
iran konusunda şeytani mitoloji de okunmalıdır... yalan yakın tarih haricinda gerçek tarihde okunmalıdır... ... |
şii lik müslümanlık değildir...
aksine islam düşmanı felsefi ve mitolojik ideoloji ve gayri insani gayri ahlaki bir sapıklıkdır... |
|
Şİİ MEZHEBİNE AİT ESERLERDEN ŞOK ALINTILAR!
İRAN ANALİZ / İran’ın resmi devlet ideoloji olarak başını çektiği Şii mezhebine dair kamuoyunda oldukça yanıltmalar ve yanlış yönlendirmeler söz konusu. Bizler sitemizde bizzat Şiilerin (11 İmamcılar, Caferiler, İsna Aşeriye, Ehli Beyt, Alevi, Nusayri vs gibi etiketler taşıyorlar) tarihten günümüze kadar gelen en temel eserlerine, mevcut Ayetullahları, Merciiyyet makamı alimleri ve düşünürlerinin kitaplarını, fetvalarını ve demeçlerini yayımlamaktayız. 1979 İran’daki Humeyni devrimi ile aslında Müslümanlar arasında vahdetin temin edildiği, Sünni-Şii arasında farkın olmadığı gibi sloganlar ile tüm dünyada sahte bir birliktelik rüzgarları estirildi. Oysa başta Humeyni olmak üzere hiçbir Şii alimin, düşüncesini şekillendiren temel mezhep eserlerini, alimlerini ve kitaplarını inkar ettiğini, bunların içeriğini kabul etmediğini, yeni bir şey getirdiğini hiç kimse söyleyemez! Bu inkarı mümkün olmayan; ancak üstü son derece sinsi şekilde belirli çıkarlar doğrultusunda gizlenmeye çalışılan hakikat yeniden açığa çıkartılmalıdır. Şiilerin en temel inanç eserlerini, düşünce yapılarını, yaşayışlarını, diğer Müslümanlara bakış açısını ve Ortadoğu başta olmak üzere İran eliyle Şii oluşumların yürüttüğü projeleri, faaliyetleri ve planları irananaliz sitesi olarak kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz. Onlarca Şii mezhebine ait eserler ve bunlardan Şiilerin ne düşündüklerine dair alıntılar… 1. Hz. Peygamberin (sav) vefatından sonra üç kişi hariç herkes İslam’ı reddetti: Mikdad, Ebu Zer ve Selman-ı Farisi! (Kur’an-ı Mecid, Makbul Hüseyin Dehlevi, Sayfa 134) 2.Tüm imamlar makam ve mertebe olarak Hz. Muhammed (sav)’e denktirler. (Usûl-u Kâfi, Cilt 1, Sayfa: 270) 3. Gerçek Kur’an-ı Kerim’de 17.000 ayet vardır! (el Şafi, Cilt 2, Sayfa 616) 4. Sahabey-i Kirâm (ra) Hz. Ali’nin (ra) ilahi hakkını (vilayet) inkar ederek kafir olmuşlardır. İlk üç halife ve diğer Sahabeler vilayeti kabul etmeyerek kafir olmuşlardır. (irananaliz:Bu sapkın düşünce Selahaddin Özgündüz’ün başını çektiği Zeynebiye dahil diğer Türkiye’deki Şii-Caferilerin tıpkı diğer mezhepdaşları gibi en temel inanç esaslarından bir tanesidir. En temel başvuru kitapları olan Usûl-u Kâfi adlı eser internet taraması ile Türkçesine ulaşılabilecek içinde binlerce sapkın, uydurma, bidat ve çirkin ithamlar ve hakeret içeren bilgiler yer almaktadır. Bunlara ait sitelerdeki dini içerikli makalelerin herhangi birisine veya Caferiyol adlı dergilerine bakıldığında referans verdikleri kitapların en başında usûl kitaplarının baş tacı olan el Kafi gelmektedir. İşte bu bidat fırkasının düşüncesi yine aynı kitabın 420. Sayfasında yer almaktadır. Farklı basımlarda doğal olarak sayfa sayıları değişiklik arz edebilir.) 5. Allah ile Ali arasında farklılık. (Cila’ul-Uyûn, Cilt 2, Sayfa 66) 6. Bizler Allah’ın nazarında kullarının gözleriyiz ve tüm insanlık için nihai otoriteyiz. (Usûl-u Kâfi, Cilt 1, Sayfa 145) 7. Kur’an-ı Kerim’in tam bilgisine İmamlar hariç kimse sahip değildir. (Usûl-u Kâfi, 1, Sayfa 228) 8. “Bidat”; Allah (cc) haşa yalan söylüyor. (Türkiye’deki Şii Caferiler de dahil tüm Şiilerin en temel eseri olan Usûl-u Kâfi, Cilt 1, Sayfa 148) 9. Hz. Ebubekir (ra) öldüğü sırada kelimeyi (şehadet) söyleyemedi! (Israr-ı Muhammed, Sayfa 211) 10. Kaimimiz (12. İmam) kalktığında, Humira (Hz. Ayşe) mezarından kaldırılacak ve Muhammedin (sav) kızı Fatıma’nın intikamını almak için kırbaçlanarak cezasını çekecek. (el Şafi, Cilt 2, Sayfa 108) (irananaliz:Aslında nerdeyse tüm Şiilerin, aliminden avamına kadar Hz. Ayşe (ra)’ye karşı taşıdıkları nefret, kin ve çirkin ithamları gayet iyi biliniyor. Tıpkı İfk hadisesi sırasında olduğu gibi ve günümüzdeki İslam düşmanları ve Şarkiyatçı literatürüyle paralel bir zihniyetin izdüşümü Şiilerin bu bakış açısı) 11. Ali İlahtır! (Cila’ul-Uyûn, Cilt 2, Sayfa 66) 12. Allah (cc)’ın (varlığının hücceti) bilinmesinin yolu İmam olmaksızın tesis edilemez. (Usûl-u Kâfi, Cilt 1, Sayfa 177) 13. Sarhoş Hulafay-i Raşidin için Kur’an’da değişiklik yapılmıştır. (Kur’an Tercümesi, Makbul Hüseyin Dehlevi, Sayfa 479) 14. Şeytan camide Ebu Bekir’e sadakat yemini edenlerin birincisiydi. (Israr-ı Muhammed, Sayfa 30) 15. Hz. Muhammed (sav)’i hanımları olan Hz. Ayşe (ra) ile Hz. Hafsa (ra)’nın zehirlediği iftirasını atmaları. (Cila’ul-Uyûn, Sayfa 118) 16. İmamlar İlahtır. (Cila’ul-Uyûn, Cilt 2, Sayfa 85) 17. İmam ölüm saatini bilir ve ölümü onun kontrolü altındadır! (Şiilerin en muteber kitabı Us’ul el Kâfi, Cilt 1, Sayfa 258) 18. Pakistan hakiki Kur’an-ı Kerim’de bahsedilmiştir, şimdiki Kur’an anlamsızdır. (Hazar Tümhari Das Hamari, Sayfa 554) 19. Hz. Ömer (ra)’in kafirliği hakkında şüpheye düşmek küfürdür! (Cila’ul-Uyûn, Sayfa 63) 20. Abdullah İbni Sebe İmamet’in zorunlu olduğunu savundu ve Hz. Ali (ra)’nin gerçek ilah olduğunu iddia etti. (Envar-ı Nu’maniye, Cilt 2, Sayfa 234) 21. Şiilere göre hiçbir şey İmamlardan gizli kalamaz ve onlar geçmiş, mevcud ve gelecek zamanın tam bir bilgisine sahiptirler. (Usûl-u Kâfi, Cilt 1, Sayfa 260) 22. Kur’an dört kısımda indirilmişken şimdiki Kur’an üç kısımdan oluşmaktadır. (Şia Aur Tahrif-i Kur’an, Sayfa 62) 23. Hz. Ali (ra)’in ilk halife olduğunu inkar edenler kafirlerdir. (Envar-ı Nu’maniye, Cilt 3, Sayfa 264) 24. Hz. Ayşe (ra) kafir bir kadındı. (Hayat’ul Kulûb, Cilt 2, Sayfa 726) 25. Bizler halifesi Ebubekir olan ne Allah’ı ne de Peygamberi kabul etmeyiz! (Envâr-ı Nu’maniye, Cilt 2, Sayfa 278) 26. İmam Peygamberin (as) sahip olduğundan daha fazlasına sahiptir. (Usûl-u Kâfi, Cilt 1, Sayfa 388) 27. Şimdiki Kur’an kısaltılmışken Gerçek Kur’an İmam Mehdi tarafından muhafaza edilmektedir. (Hazaar Tumhari Das Hamari, Sayfa 553) 28. Ebu Bekir ve Ömer Şeytan’dan daha fazla zorbaydılar. (Hakkul Yakîn, Sayfa 509) 29. İmam Mehdi (12. İmam) Ayşe’yi (ra) soyarak cezalandıracaktır. (Hayat’ul Kulûb, Cilt 2, Sayfa 901) 30. Farklı bir şehadetin kabul edilmesi (Usûl-i Şeriat fi Akaidul Şiâ, Sayfa 423) 31. İmam’ın hareketlerine ağlamak ve gizli tutmak Cihaddır. (Usûl-u Kâfi, Cilt 2, Sayfa 226) 32. Şeyheyhn (Hz. Ebubekir ile Hz. Ömer kast ediliyor) Hz Ali (ra) tarafından derlenen Kur’an-ı kabul etmediler! (Faslul-Hitab, Sayfa 44) 33. Hz. Ebubekir ile Hz. Ömer (ra) cehennemin yedi kapısı arasındadırlar. (Hakkul Yakîn, Sayfa 500) 34. Hz. Ayşe ve Hz. Hafsa (ra) münafık ve kafir kadınlardı! (Hayat’ul-Kulûb, Cilt 2, Sayfa 900) 35. Kelime-i Tayyibe’nin değiştirilmesini kabul etmeleri (Şii Mezhebi Hak Hai, Cilt 2, Sayfa 57) 36. Şiilerin (yanılmaz) 14 İmamı, kainatın efendileri tüm Peygamberler ve Meleklerin kutsiyetine saygısızlık etmektedirler. (Cilâ’ul-Uyûn, Cilt 2, Sayfa 29) 37. Kur’an bir keçi tarafından yendi. (Min Kitabul Burhan Fi Tefsir’ul Kur’an, Sayfa 38) 38. İmam Mehdi, Şeyheyhin (Hz. Ebubekir ile Hz. Ömer Efendilerimiz) mezarlarının kazılarak ölü cesetlerini çıkartacak, onları diriltecek ve cezalandıracaktır. (Hakkul Yakin, Sayfa 371) 39.“Ayşe bir münafıktı!” (Hayatul Kulûb, Sayfa 867) (irananaliz:Şiilerin en bariz Ehli Beyt düşmanlığı, zira bu sakat mantık Hz. Muhammed (sav)’in mübarek eşlerini ailesinden saymayacak, Hz. Fatıma (ra) ve onun soyundan gelenleri Ehli Beyt sayacak!) 40. Hz. Ali’den (ra) yardım dilemek bir şirk olmayıp Hz. Peygamberin (sav)’in yoludur! (Hathi Kay Daant Khanay Kay Aur Dikhanay Kay Aur, Cilt 2, Sayfa 41) 41. İmam Mehdi tüm Sünni alimleri katledecek. (Hakkul Yakîn, Sayfa 527) (irananaliz:Bu sebeple olsa gerek ki Rafizi İran’ın desteklediği ve meşhur Şii merciiyetlerin fetva verdiği Şii terör şebekeleri Irak’ta dünyanın en meşhurları olan yüzlerce Ehli Sünnet alimlerini kaçırdı, işkence etti ve katletti. Halen işbirlikçi Şii Irak Hükümetine, milis örgütlere ait gizli-açık cezaevlerinde ve merkezlerde çok sayıda Sünni alim, imam, hatip, önde gelen ve mazlum Iraklılar tutulmaya devam etmektedir.) 42. Kur’an-ı Kerim’i başlıca derleyenler tahrif edilmiş, bozulmuş ve kötüye kullanılmış Kur’an-ı Kerim’i aktardılar. (El İhticac, Sayfa 257) 43. Ebubekir, Ömer, Osman ve Muaviye tıpkı put gibidirler, onlar Allah’ın tüm yaratıklarının en kötüsüdürler. (Hakkul Yakin, Sayfa 519) (irananaliz:Türkiye’de 1990’larda her ne kadar ilk üç halifeye cesaret edilmese de sahabe Hz. Muaviye (ra)’ye yönelik İrancı radikal ve çevirilerle yetişen bir güruhun çirkin hareketleri ve saldırıları aslında bilmedikleri, temelde Şiilerin düşünce dünyasında derin yer edinenen bu tür menfur esaslara dayanmaktadır.) 44. Aişe (Hz. Peygamberin -sav- eşleri) alenen terbiyesizlik işlemiştir. (Kuran-ı Mecid, Makbul Hüseyin Dehlevi, Sayfa 840) (irananaliz:Bu aşağılık iftira Resulullah – sav- döneminde Yahudiler ve İslam düşmanları tarafından yapılırken kurulduğu günden bu yana Şiiler nezdinde hiç değişmeden aynı mel’unlukla dillendiriliyor oluşu mezkur güruhlarla aynı dünyanın insanları olduğunu da gözler önüne sermektedir. Tabi modernist ilahiyatçılar ve köksüz oluşumların da Hz. Ayşe (ra) mevzubahis olduğunda aynı ebter ağacın dalları oldukları gözlerden kaçmıyor.) 45. Aliyyun Veliyullah demeksizin kelimey-i tayyibe yanlıştır. (Şia Mezheb Hak Hai, Sayfa 2) (irananaliz:Yani kelimey-i şehadet getirince veya kelimey-i tevhid getirence bir Müslüman oraya buraya uyduruk Şii mezhebinin icbar kıldığı, dinde yeri olmayan şeyleri söyleyecek!) 46. Ebubekir ve Ömer Şeytan’ın takipçileriydi! (Kur’an-ı Mecid, Makbul Hüseyin Dehlevi, Sayfa 674) 47. Allah (cc) mutlu olduğunda Farsça konuşmaya başlar, kızdığında ise Arapça konuşur! (Tarihul İslam, Sayfa 163) 48. Kur’an-ı Kerim’de fahşa (kötülük) Ebubekir’i, munkir Ömer’i, baği (isyankar) Osman’ı kast etmektedir. (Kur’an-ı Mecid, Makbul Hüseyin Dehlevi, Sayfa 551) |
ah be cahil adam yazmışsında yazmışsın...
sana sadece bir link ve bir kaç paragraf koyacağım iyi oku... İranda Hazreti Ömerin Katilinin Türbesi Var mı?Tıklayın... Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
Alıntı:
bir haber doğru olmayınca istersen 10 tane link koy... tek link işte böyle bitirir o yalanları... |
Alıntı:
İranı kastediyorsanız İran Caferi Mezhebindendir. Ehli Sünnete göre Caferiler Mezhep olarak kafir görülmez sadece içlerin de kafir edecek itikadı olanlar kafir olur... Ha sapık diyorsanız onda hem fikiriz hepsinin sapkın görüşleri vardır sapıtmıştır ama sapkınlıkla kafirliği bir tutamayız... Her sapkın kafir olmaz görüşleri İslamı bozmaya yöneliktir,İslama büyük zarar veriyorlar ama kafir ilan etmek öyle kolay değil... Hz.Ebu Bekire (r.a),Hz.Ömere (r.a) buğz eden sevmeyen kafir olmaz sapıtmış olur küfredenler ise çok daha büyük bir günah ve sapkınlık içindedir kafir olurlar mı orası ihtilaflı.. Bir insanı kafir ilan etmek basit değildir siz komple bir ülkeyi kafir ilan ediyorsunuz :) Hz.Aişe'ye haşa fahişe diyenler ayetleri inkara gittiği için kafir olur... Kuran'ın değiştirildiğine inanları kafir olur... Şiilik deyince bir sürü kollara ayrılıyor öyle hepsini kafir ilan etmek basit mi sanıyorsunuz..? Vebali büyük olur... İtikadın dan ötürü kafir olan Şiiler vardır ama Müslüman olan Şii de çoktur... Hz.Ömeri (r.a) şehit eden Yahudiydi Müslüman yahut İranlı değil aç İslam tarihini oku :) |
All times are GMT +3. The time now is 10:28. |
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2025, Jelsoft Enterprises Ltd.
AK Parti Forum 2007-2023