Filistin'i tanıyan ülkeler arasına Rusya da katıldı. Rusya lideri Medvedev Filistin ziyaretinde, Sovyetler Birliği'nin 1988'de başkenti Doğu Kudüs olan Filistin devletini tanıma kararını kabul ettiklerini açıkladı. Arjantin ve Brezilya'nın ardından Rusya'nın da Filistin'i tanımasının, konunun BM gündemine gelmesine yol açacağı belirtiliyor.
Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev, İsrail'in tepkisini çeken Filistin ziyareti sırasında, Moskova'nın Filistin'i 1967 sınırları içinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devlet olarak tanıdığını açıkladı. Tarihi Ortadoğu ziyaretine Batı Şeria'dan başlayan Medvedev, Filistin lideri Mahmud Abbas'la ikili ve heyetler arası görüşmeler yaptı. Ortak basın toplantısında Sovyetler Birliği'nin Filistin'in 1967 sınırları içinde bağımsız bir devlet olarak tanıdığını hatırlatan Rus lider, "Filistin'in bağımsızlığı yönünde karar aldık. Bugün de kararımız değişmedi. Doğu Kudüs'ün başkent olduğu yaşanabilir tek toprak üzerinde bağımsız Filistin devletinin kurulmasına yönelik çabaları destekledik ve desteklemeye devam edeceğiz." şeklinde konuştu. Filistin'in eski lideri Yaser Arafat'ın 1988'de bağımsız Filistin devletini ilan etmesinin ardından Sovyetler Birliği de 1967 sınırları içinde bağımsız Filistin devletini tanımıştı. Abbas da, "1988'de Rusya, Filistin devletini tanıyan ilk ülkelerden biri olduğunu hatırlıyorum." değerlendirmesinde bulundu. Abbas ayrıca, Medvedev'e Filistin'e desteği nedeniyle, Filistin yönetiminin en büyük devlet nişanlarından olan "Kudüs Yıldızı" nişanı verdi. İsrail basınında yer alan bilgilere göre bir istihbarat yetkilisi İsrail parlamentosu Knesset'teki güvenlik komisyonuna verdiği bilgide eylül ayında yapılacak BM Genel Kurulu'na kadar daha fazla ülkenin Filistin'in bağımsızlığını tanıyacağı uyarısında bulundu. İsrail, Medvedev'in açıklamalarının başta Çin olmak üzere bazı ülkelerde 'domino etkisi' yapmasından endişe ediyor. Son iki ayda Bolivya, Şili, Ekvador, Uruguay, Venezuela, Guyana, Brezilya ve Arjantin gibi Güney Amerika ülkelerinin Filistin'in bağımsızlığını tanımasının BM'de yapılacak bir çalışma için hazırlık niteliğinde olduğu değerlendirmesi yapılıyor.