|
Gülen'den dershanelerin kapatılması ile ilgili açıklama
Bu hafta ki BAMTELİ sohbetinde üstü kapalı olarak bu meseleye değinmiş ve onu dinleyenlere yöntem önermiş.
-Kim ne yaparsa yapsın bizim için ölçü bellidir: “Kötülükleri iyilikle sav; görgüsüzce muamelelere aldırış etme! Herkes, davranışlarıyla karakterini aksettirir. Sen müsamaha yolunu seç ve töre-bilmezlere karşı âlîcenap ol!..” (29:17)-Zulmedildiğiniz zaman bile zulmetmeye kalkarsanız, Allah onu size sorar. Bir çarkı, bir düzeni bozdukları zaman kalkar siz de başkalarının çarkını düzenini bozarsanız, Allah onu size sorar: “Niye bunu yaptınız? Niye insanca davranmadınız? Niye Hazreti Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi ve sellem) gibi davranmadınız?” Bu açıdan, kıskanca karşı kıskançlık duygusuna girmemek; belki hazımsızlıklar karşısında hazım sistemini bir kat daha artırmaya çalışmak lazım. (30:33)-
Hareketi, hamleyi, gayreti durdurmadan, Allah’ın izni ve inâyetiyle alternatif yollar, yöntemler oluşturarak yola devam etmeli.. Onlarla uğraşmaya kalkarsanız, bir yerde takılır kalırsınız.. zamanı israf etmiş olursunuz. Hiç uğraşmadan, alternatif yollar ve yöntemler oluşturarak yolunuza devam edeceksiniz. Evinizi kapattıkları zaman yurt açacaksınız. Yurtlarınızı kapattıkları zaman ev yapacaksınız. Okulunuzu kapattıkları zaman üniversite yapacaksınız. Üniversitenizi kapattıkları zaman on tane okul açacaksınız. Hiç durmadan yürüyeceksiniz. Hafizanallah, durup başkalarıyla meşgul olmaya kalktığınız zaman, zamanı beyhude kullanmış, israf etmiş olursunuz. Zamanı israf etmenin hesabını da Allah sorar. (31:44)
-Allah onlara da soracak; beni alâkadâr etmez o. Elimden gelirse, onların da zamanı israf etmemeleri istikâmetinde, kavl-i leyyin ile ifade ederim. Fakat yine de sözüm, düşüncem, tavrım tepkiye sebebiyet veriyorsa, yutkunur dururum. (32:44)-Kötülüğe karşı asla kötülükle mukabele etmemelisiniz. Fakat mesela, Persler, Hazreti Ebu Bekir’e, Hazreti Ömer’e, Hazreti Âişe validemize ve daha pek çok ashab-ı kirama sebb ediyorlar (küfrediyor, sövüp sayıyorlar.) Siz onların sebbe müstahak olmadıklarını anlatmak suretiyle onları müdafaa edebilirsiniz. Perslerin büyüklerinden bir tanesi Mısırlı âlim Muhammed Imârâ’ya gitmiş, “Niye bize saldırıyorsunuz?” demiş. Hazret ona, “Yok biz saldırmıyoruz; siz Hazreti Ebu Bekir’e ta’nda bulunuyorsunuz, Hazreti Ömer’e olmayacak şeyler söylüyor sövüyorsunuz, Âişe validemize küfrediyorsunuz; biz sadece müdafaa ediyor ve “Bunlara sövülmez!” diyoruz.” demiş. Ben de diyorum: Onlara sövenin dilleri kurusun!.. (34:36)
-Rızâ, insanı, Rabbiyle iç cedelleşmekten kurtarır. Cenab-ı Hakk’ın takdiri, demek bir günahımız vardı ki, Allah camiaya bazı güveleri musallat etti; bir kısım haset ve kıskançlık duyguları depreşti. Bu bizim kabahatimizden; demek ki bir hatamız, günahımız vardı. Onlar asıl günahımızı bilemediklerinden dolayı bizim sevabımıza iliştiler. Bize “Siz bu işin ehli değilsiniz; bırakın da onu liyakatli insanlar götürsün!” deselerdi, hakları vardı. Fakat, hizmetin ruhuna dokunmaları.. bir yönüyle bilemeyerek onu yaptılar. Hazreti Pir’in dediği gibi, bizim hiç yapmadığımız yapamayacağımız, düşünmediğimiz düşünemeyeceğimiz şeylerden dolayı bize hücum ediyorlar. Demek ki bizim hatalarımız yüzünden böyle yapıyorlar. İşte böyle düşünüp Cenâb-ı Hakk’ın takdirine razı olmak ve o problemi içte çözmek lazım. Rıza iksirini içteki o alıp vermelerin, o hafakanların üzerine dökmek suretiyle onları eritebilirsiniz. (36:12)
http://www.herkul.org/index.php/bamteli/bamteli
|