Tekil Mesaj gösterimi
Alt 04-07-2014, 02:11   #19
Kullanıcı Adı
Cihannur
Standart
Arkadaşlar, meseleye nasıl baktığımı biraz daha detaylıca anlatayım:

Birincisi, eğer Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, 2011 Genel Seçiminden önce bir biçimde cumhurbaşkanlığına geçseydi hata yapmış olacaktı. Çünkü o zaman AK Parti, kurumsallaşmasını tamamlamamıştı. 2011 Genel Seçiminde % 50 oranında oy alan AK Parti, Türk siyasetinin merkezinde ve merkez sağında dindar ağırlıklı merkez sağ bir siyasi parti olarak kurumsallaşmasını tamamlamıştır. AK Parti, kurumsallaşmasını tamamladığı için Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olması AK Parti için bir eksiklik değildir; hatta, 2. adamını (Abdullah Gül) cumhurbaşkanı olarak seçtirmiş AK Parti'nin, 1. adamını da (Recep Tayyip Erdoğan) cumhurbaşkanı olarak seçtirmesi AK Parti'ye ayrı bir prestij kazandıracaktır. Düşünsenize; partimizin 2. adamını cumhurbaşkanı yaptıktan sonra 1. adamını da cumhurbaşkanı yaptık demenin onuru, gururu az bir şey mi?!

İkincisi, Başbakanımız cumhurbaşkanı olursa, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakanlık için 2 iyi ve başarılı siyasetçinin (Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu) ismi öne çıkıyor. Bu iki isimden hangisi AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan olursa, üstlendikleri o görevi başarıyla götürebilecek; bilgi, birikim ve deneyime sahiptirler. Ve o iki isim de kişilik özellikleriyle olsun, düzgün aile yapılarıyla olsun, muhafazakâr demokrat kimliği şahıslarında başarıyla temsil edebilirler. AK Parti Genel Başkanlığı ve Başbakanlık için gönlümden Ahmet Davutoğlu ismi geçmekteyse de, Ahmet Davutoğlu'nun olsun, Abdullah Gül'ün olsun, partimizi ve ülkemizi başarıyla yöneteceklerinden, kendi kişilikleriyle ve düzgün aile yapılarıyla Müslüman demokrat kimliği başarıyla temsil edeceklerinden hiç kuşku duymuyorum.

Üçüncüsü, Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olması demek, önümüzdeki 10 senede Büyük Türkiye hedefimiz yolundaki sürecin daha da sağlam bir zemine oturması demektir. Allah ömür ve sağlık-sıhhat verirse Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanı olarak 10 yıl boyunca Türkiye'nin iş adamlarıyla dünyanın dört bir yanında koşturacaktır inşaallah. Bu süre içinde hem Türkiye diğer ülkelerle; sosyal, kültürel, ekonomik alanlarda çeşitli anlaşmalar imzalayacak hem de iş adamlarımızın dünyanın diğer ülkeleriyle yapacakları iş anlaşmaları sonucunda önümüzdeki 10 yılda Türkiye'nin ekonomisi git gide daha da büyüyecek ve daha da zenginleşecek ve böylelikle 2023'lü yıllarda Büyük Türkiye hedefimize ulaşıp, yolumuza tarihimizde olduğu gibi yeniden Büyük Türkiye olarak devam edeceğiz inşaallah.

Dördüncüsü, nasıl ki Adalet ve Kalkınma Partisi; Demokat Parti, Adalet Partisi, Anavatan Partisi gibi klasik bir merkez sağ parti değil de dindar ağırlıklı merkez sağ bir siyasi parti ise, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan da, Turgut Özal gibi Süleyman Demirel gibi sadece devletimizi ve milletimizin birliğini temsil eden bir cumhurbaşkanı olarak görev yapmayacak;
Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin başı olarak devletimizi ve milletimizin birliğini temsil etmesinin yanı sıra âdeta bir yarı başkan gibi cumhurbaşkanlığı yapacak, ülkenin ve partinin iyi yolda gitmesi için gerekenleri yapacak, yanlışlıklar ve eksiklikler gördüğü yerlerde AK Parti Genel Başkanını uyarıp gördüğü yanlışlıkları ve eksikleri hatırlatarak yanlışlıkların düzeltilmesini, eksikliklerin giderilmesini sağlayacak ve AK Partimizin ve Türkiyemizin daha güçlü ve daha başarılı bir biçimde yoluna devam etmesine katkılar sunacaktır inşaallah.

Beşincisi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Anayasası'na göre Yürütme'nin başı Cumhurbaşkanıdır.

Anayasamızın bazı maddeleri şöyledir:

"Madde 8- Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.

Madde 104 - Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.

Bu amaçlarla Anayasanın ilgili maddelerinde gösterilen şartlara uyarak yapacağı görev ve kullanacağı yetkiler şunlardır:

.................................................. ......

Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında toplantıya çağırmak,"

Her ne kadar teamülde cumhurbaşkanları güncel siyasete pek müdahil olmuyorlarsa da, Anayasamız, Cumhurbaşkanına Yürütme'nin başı olması hasebiyle gerekli gördüğü durumlarda Bakanlar Kuruluna başkanlık edebilme yetkisi vermiştir.

AK Parti'nin Kurucu Genel Başkanı olan ve 13 yıl boyunca AK Parti Genel Başkanlığı görevinde bulunmuş olan AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olursa gerekli gördüğü bazı durumlarda ve zamanlarda Bakanlık Kuruluna başkanlık etmesini hiç yadırgamam ve milletimizin önemli bir bölümü de yadırgamaz ve olağan karşılar diye düşünüyorum.

Önümüzdeki 10 yılda Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbakanlığındaki ve Abdullah Gül ya da Ahmet Davutoğlu'nun Başbakanlığındaki bir Türkiye'nin, dünyanın parlayan yıldızlarından biri olacağına ve Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılı olan 2023 yılına kadar Büyük Türkiye hedefimize ulaşacağımıza, 2023'lü yıllardan sonra da Türkiyemizin yoluna Büyük Türkiye olarak devam edeceğine inanıyorum.

Allah yar ve yardımcımız olsun.

Konu Cihannur tarafından (04-07-2014 Saat 07:33 ) değiştirilmiştir..
Cihannur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla