11-26-2014, 20:03
|
#6
|
|
Alıntı:
zülcenaheyn Nickli Üyeden Alıntı
Yazımı dikkatli okuyanlar görecektir ki zaten sizin bahsettiğiniz olayı yani halkın bu partilere kategorize olduğu gerçeğini reddetmiyor, onu sadece tanımlıyorum.
Bunun sebebinin korku olduğunu söylüyorum ve bu korkunun da sistemin bozukluğundan, tıkanıklığından kaynaklandığını söylüyorum.
Sistem bozuk çünkü çoğunlukla iktidar olanın sınırsız bir iktidar gücü potansiyeli var ve insanlar bu güçten korkuyor.
Türkiye ne yapıp edip demokratik iktidar değişikliği ritmine girebilmelidir. Bu tıkanıklıkta takılmamalıdır, aksi halde görünen o ki Şanghay Beşlisine doğru yaklaşıp, ABden uzaklaşıyoruz.
Ve ABden uzaklaşmak ne demek? Sistem asla düzelmeyecek ve güçlü-otoriter iktidar anlayışı daha da gelişecek demektir. Atatürk devri tek parti anlayışı Türkiye'de yeniden tesis olunuyor demek. Çoğunluk seçiyor olabilir, zararı yok, Hitler de demokrasi ile başbakan olmuştu.
Halkın demokratik olgunluğa erişme sürecini yaşıyoruz hep beraber.
|
Korku mu?! Evet, bir korku varsa, o da CHP'nin ve CHP Zihniyeti'nin yeniden iktidar olursa Allah korusun, tarihinde yapmış olduğu gibi yine İslam ülkesi Türkiye'ye ve Müslüman Türk Milleti'ne zulümlerle saldırabileceği korkusudur. Yoksa CHP'lilerin genelinde öyle korku morku yok! AK Parti, 12 yıldır iktidarda ve bu 12 yıl boyunca gelişen demokrasimizden ve artan özgürlüklerimizden laik kesim de yararlanmaktadır. Laik kesimin genelinde korku olmadığını dile getirmiş olan bir isim de Alper Görmüş'tür. Alper Görmüş, bir kısım laiklerin, Müslüman Türk Milleti'nden korkmayıp nefret ettiklerini, "Korkmuyorsunuz, nefret ediyorsunuz" başlıklı 4 adet seri makalesinde apaçık ve net bir biçimde dile getirmiştir. Alper Görmüş'ün o makalelerini okursanız, laiklerin, Müslüman Türk Milleti'nden korkmadıklarını siz de göreceksinizdir.
AK Parti'ye, CHP'ye, MHP'ye ve HDP'ye verilen oyları bütünüyle korku faktörüne bağlamanız doğru olmaz. Oy vermede korku da bir faktördür elbette; ama ana faktör temsiliyettir. Kendimizi, görüşlerimizi, zihniyetimizi vb. anlayışlarımızı temsil eden partilere oy veririz genelde. Başka faktörler için de oy veririz elbette, mesela yapılan hizmetler için mesela partilerin vaadleri için; ama oy vermede asıl etken; kimliğin, fikriyatın, zihniyetin temsilidir.
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti), 1990'lı yılların ANAP + DYP + Refah Partisi tabanlarını 2000'li yıllarda büyük ölçüde kendi çatısı altında toplamıştır. 1995 Genel Seçiminde ANAP + DYP + Refah Partisi'nin almış oldukları toplam oy % 20'şerler civarından % 60'tır. 2011 Genel Seçiminde AK Parti'nin almış olduğu oy ise % 50'dir. AK Parti, 1990'ların bu 3 siyasi partisinin (ANAP, DYP ve Refah Partisi) toplam oyundan 10 puan az oy almıştır. Oysa AK Parti; zihniyet, fikriyat, dünya görüşü olarak o 3 partiden de fersah fersah üstündür Allah'a şükürler olsun ve AK Parti, yapmış olduğu olağanüstü ve muhteşem hizmetlerle Türk Siyasi Tarihi'nde 1908 yılından 2014 yılına kadar iktidar olmuş tüm siyasi partiler arasında Türkiye'ye ve Türk Milleti'ne açık ara en çok hizmet etmiş olan en iyi ve en başarılı siyasi parti olmuştur hamdolsun. Bu durumda AK Parti'nin oyunun normalde, ANAP'ın + DYP'nin + Refah Partisi'nin 1995 Genel Seçiminde almış olduğu toplam oy olan % 60'tan daha fazla olması gerekirken % 50 olmuştur. Bunun temelde 3 nedeni vardır. 1. Neden: Refah Partisi'nin küçük bir bölümü % 1 - % 2'lik Saadet Partisi'nde temsil edilmektedir. 2. Neden: ANAP ve DYP'nin seküler seçmenleri, oylarını dindar ağırlıklı merkez sağ AK Parti yerine laik CHP'ye vermektedirler. 3. Neden: ANAP ve DYP'nin milliyetçiliğe yakın olan seçmenleri oylarını MHP'ye vermektedirler. Normalde ANAP + DYP + Refah Partisi'nin 1995 Genel Seçiminde almış olduğu % 60 oranında oydan daha fazla oy alması beklenen AK Parti işte bu ve benzeri sebeplerle 2011 Genel Seçiminde % 50 oy almıştır.
Buradan sizin, alternatif bir merkez partiye ihtiyaç var yorumunuza geliyorum. Eğer dediğiniz gibi olur ve Türkiye'de bazı tanınmış kadroların öncülüğünde alternatif bir merkez parti kurulursa, o siyasi partinin, oylarını asıl bölebileceği siyasi parti AK Parti değil, CHP'ye giden seküler merkez sağ oyların CHP'den ayrılıp o alternatif merkez partiye gidebileceği sonucunu doğurabileceğinden dolayı CHP'dir.
AK Parti'nin % 40 civarında kemikleşmiş oyu ve % 50 civarında oyu vardır. AK Parti'nin % 50 civarındaki oyunun % 60'lara kadar yükselebilmesi de muhtemeldir ve kanımca olması gerekendir. Çünkü AK Parti hem en iyi hem de en doğru siyasi parti olduğu gibi, aynı zamanda da ülkemize ve milletimize tarihte en çok hizmet etmiş olan en başarılı siyasi partidir.
Konu Cihannur tarafından (11-26-2014 Saat 21:42 ) değiştirilmiştir..
|
|
|