Tekil Mesaj gösterimi
Alt 01-31-2018, 08:42   #92
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak ehlisünnetbüyükleri .com
CELÂLEDDÎN MUHAMMED RÛMÎ MEVLANA

*Evliyânın büyüklerindendir Kadirîdir Babası Muhammed Behâeddîn-i hazretleri; efendimizin rü’yâda medhettiği ve “Sultân-ül-ulemâ Âlimlerin sultânı” dediği kıymetli bir âlim ve evliyadır Hazreti Ebû Bekr ’ın soyundandır. Annesi Mü’mine Hâtun, sâliha bir hanımdır Asıl ismi Muhammed, lakabı Celâleddîndir. Horasan’ın Belh şehrindendir Rum diyârından Anadolu’ya hicret etmiş “Rûmî’ diye anılmıştır Mevlâ” efendi, “Mevlânâ ise efendimiz demektir.*Molla Hünkâr” 1207 de Belh’de doğdu. Beş yaşlarında melekler ve evliyâ kulları kendisini ziyâret ederlerdi. Onlarla konuşur, arkadaşlık ederdi. mübârek benizleri sararıp solardı. Babası Sultân-ül-Ulemâ, evliyâların oğlunu ziyâret etmelerinden memnun olur şöyle buyururdu Oğlum Muhammed’e görünen şahıslar, Allahü teâlânın velî kullarıdır. Şefkat ve merhametleriyle oğlumla sohbet ediyorlar. ona öğretiyorlar, melekler âlemini gösteriyorlar. oğlum küçüktür.onun heyecanlanmasına engel olun.”

*Sultân-ül-Ulemâ hazretlerinin talebeleri şöyle anlatır: “Hocam Muhammed Behâeddîn-i Veledin mübârek el yazısında şöyle yazılıydı: Belh’te, oğlum Celâleddîn Muhammed beş yaşında Cum’a günleri evlerin damlarında dolaşır, Kur’ân-ı kerîm okurdu. her Cum’a . Namaz vaktine kadar sohbet ederdi
*Birgün bir çocuk “Gel damdan dama atlayalım” diye bahse tutuşurlar. Mevlana şöyle cevap verir “Ey kardeşler! Bu thareketi, kedi, köpek ve diğer canlılar da yapar. Allahü teâlânın şerefli kulu olan insana, hiç böyle şeyler yakışır mı? rûhanî kuvvetiniz ve candan isteğiniz varsa, gelin göklere uçalım, Melekût âleminin konaklarını dolaşalım” diye cevap verir. *Mevlana hazretleri maneviyatı yüksek bir insandı maddi dünyaya önem vermezdi ruhen ve maneviyaten gökyüzünde melekut alemine çıkardı toplulukta onun gözden kaybolduğunu görenler ruhen sarsılır feryat ederdi Bütün çocuklar, Celâleddîn’e hayrandı
*Mevlana arkadaşlarına şöyle seslendi beni aldılar Gökyüzünde dolaştırdılar melekler âlemini gösterdiler. çığlığınız gelince,beni buraya getirdiler” “Eğer sizin üzüntünüz ve babamın şefkati olmasa idi, bu alçak âleme dönmezdim” dedi.*Babası Sultân-ül-Ulemâ, ve üçyüz yakınıyla Belh’ten ayrılıp, Nişâbûr’a yola çıktılar. Nişâbûr’da Ferîdüddîn-i Attâr hazretleri onları karşıladı. ikramlarda bulundu. beş yaşında olan Celâleddîn Rü’yâsında nûr yüzlü bir ihtiyâr, gördü ona altı tane dalı olan bir gül verdi.rü’yâyı babasına anlattı Sultân-ül-Ulemâ rü’yâyı şöyle ta’bîr etti: “Altı tane dalı olan gül, altı cildlik bir kitap yazacağına işârettir.” dedi

*Ferîdüddîn-i Attar hazretleri“Altı dallı güle kavuşuncaya kadar kitap ile meşgûl olursunuz” diyerek, Celâleddîn’e kitap hediye etti. Mevlanaya rü’yâsında gül veren Ferîdüddîn attar hazretleri idi Ferîdüddîn-i Attâr, Mevlânâ’yı sevdi kendisine çok duâ etti.*Mevlana ve ailesi Nişâbûr’dan Bağdad’a gelip, Müstensıriyye Medresesi’ne yerleştiler . medresenin kapıları her gece kilitlenirdi. Mevlânâ abdestini alıp, medrese kapısına geldiğinde Allahın izni ile kapı açılır, ibriğini cennetin nehrinden abdest için babasına getirirdi. Medresenin kapıcısı bu hâdiseye nail oldu. Mevlânâ’nın babası konuyu kimseye açma, yoksa helak olursun” dedi.*Bağdad’dan, Mekke-i mükerreme ve Medîne-i münevvereye gelen rumi ailesi. Şam Erzincan Larende’ye yerleştiler.Larende beyi Emîr Mûsâ, kendilerine medrese yaptırdı. Sultân-ül-Ulemâ zâhirî ve bâtınî ilimlerde mevlanayı yükseltti.onu Seyyid Şerâfeddîn Semerkandî hazretlerinin kerîmesi Gevher hanımı nikâh ederek evlendirdi. *Larende’de, Mevlânâ’nın annesi Mü’mine hâtun ve ağabeyi Muhammed Alâeddîn vefât etti. Mevlânâ’nın, Sultan Veled ve Alâeddîn Çelebi adlı iki oğlu dünyâya geldi. Larende’de yedi yılda, Sultân-ül-Ulemâ hazretlerinin ismi, Selçuklunun her köşesinde duyuldu. Konya’daki Sultan Keykûbâd, Sultân-ül-Ulemâ’yı Konya’ya da’vet etti. Mevlânâ’nın babası, 1230 da Konya’ya hicret etti.
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla