Tekil Mesaj gösterimi
Alt 02-15-2018, 08:58   #26
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak islam ansiklopedisi android programı
KAİNATIN EFENDİSİ HAZRET-İ*MUHAMMED
(Sallallahü aleyhi ve sellem) yazan Mehmet ORUÇ

Efendimizin dedesi hz abdulmuttalibin vasiyeti

*Peygamberimiz sekiz yaşına kadar dedesiyle büyüdü. Dedesi Abdülmuttalib, sevilen heybetli, sabırlı, ahlaklı, dürüst, mert ve cömert idi.
Fakirleri doyurur, aç ve susuz hayvanlara yiyecek verirdi. Allahü teâlâya ve ahırete inanır cahiliyeden uzak dururdu.*Mekke'de zulme, engel olur misafirleri ağırlardı. Ramazanda Hira dağında inzivaya çekilir Çocukları sever sevgili torununu bağrına basıp gece-gündüz yanından ayırmazdı.Kabede minderine oturur, Bırakın oğlumu, O'nun şanı yücedir, derdi.*Peygamber efendimizin dadısı Ümmü Eymen demiştir ki: "O'nun çocukluğunda açlıktan, ve susuzluktan şikayet ettiğini görmedim Sabahleyin bir yudum zemzem içerdi. yemekte istemem tokum" derdi."
*Abdülmuttalib uyurken yalnızken, O'ndan başkası yanına giremezdi. O'nu şefkatle bağrına basar, efendimizin söz ve hareketlerinden hoşlanırdı. Sofrada O'nu dizine oturtur, yemeğin en iyisini, O'na yedirir Onsuz sofraya oturmazdı.*O'nun hakkında rüyalar görüp, hadiselere şahid olurdu. Mekke'de kuraklık olunca dede Abdülmuttalib, gördüğü rüyayla mübarek torununun elinden tutarak Ebu Kubeys dağına çıkıp; "Allah'ım, bu çocuk hakkı bizi berekete yağmurla sevindir" diyerek dua etti. Dua kabul olundu bol yağmur yağdı. şairler şiirler yazdı
*Abdülmuttalib,Kabe'nin yanında iken Necranlı rahip konuştu Biz, İsmail soyundan en son peygamberin sıfatlarıyla kitaplarda yazılı olduğunu okuduk. Mekke O'nun doğum yeridir. Dedi
*Peygamberimizi seyreden Necranlı rahipler gözlerine, sırtına, ayaklarına bakıp heyecanla;
İşte, bu Bu çocuk son peygamberdir dediler
*Abdülmuttalib O benim oğlumdur, deyince, Necranlı rahip;Kitaplarda babasının olmaması lazımdır deyince Abdülmuttalib:- O, oğlumun oğludur. Babası O doğmadan, annesi hamile iken vefat etti, deyince, rahip doğru söyledin, dedi.

Abdülmuttalib, oğullarına şu uyarıyı yaptı:
- söylenileni işittiniz! O'nu görüp gözetin iyi koruyun dedi*Merhamet deryası Abdülmuttalib vefat edeceğine yakın, oğullarını topladı ahırete göçme vaktim geldi. Tek düşüncem bu yetim... Keşke ömrüm uzun olsaydı ona hizmeti etseydim. Fakat Ömür vefa etmeyecek. gönlüm dilim hasret ateşiyle yanıyor. inci tanesini emanet etmeyi isterim. hanginiz O'nun hakkını gözetir ve hizmetde kusur etmez?!*Ebu Leheb cevap verdi:- Ey Arabın efendisi! emanete hizmet ederim dedi. Abdülmuttalib Malın çoktur. Fakat katısın merhametin azdır. Yetim kalbi yaralı ve incedir.kırılır, dedi.Sıra*Ebu Talib'e Ben, hepsinden çok istiyorum. Fakat, büyüklerimin önüne geçmek uygun olmaz Malım azdır, diyince Abdülmuttalib Bu hizmete layıksın. ben her işte O'na danışır ve isteğiyle hareket ederim. Diyerek Peygamberimize dönerek;*- Ey göz nuru! amcalarından hangisini tercih ediyorsun? diye sordu.efendimiz Ebu Talib'in boynuna sarıldı ve dizine oturdu. *Abdülmuttalib, "Allahü teâlâya hamdolsun. dedi ve Ebu Talib'e dönerek;- Ey Ebu Talib inci danesi, ana-baba şefkati görmemiştir. Ona titreyesin. Seni çocuklarımdan üstün görürüm. Büyük ve kıymetli emaneti sana havale ettim. O'nun babasıyla aynı anadansın O'nu nefsin gibi koruyasın. vasiyetimi kabul ettin mi? diye sordu. *Abdülmuttalib Peygamberimizi kucakladı, mübarek başını, yüzünü öptü kokladı. Hepiniz şahid olun ki, ben bundan daha güzel koku koklamadım ve bundan güzel bir yüz görmedim, dedi.
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla