Tekil Mesaj gösterimi
Alt 06-28-2018, 21:33   #26
Kullanıcı Adı
murataltug1985
Standart
Kaynak ülkücüdünya.com

KASAS SURESİ

Tâ, Sîn, Mîm.*Bunlar, apaçık kitabın âyetleridir.*
İman edecek bir kavim için Musa ile Firavun'un haberlerinden bir*kısmını okuyacağız.*

Firavun, Mısırda azmış, halkını parça parça etmişti. bir zümreyi güçsüz buluyor oğullarını boğazlıyor, kızlarını sağ bırakıyordu.* o bozgunculardandı.*

Biz istiyorduk ki,güçsüz düşürülenlere lütufta bulunalım, onları önder yapalım, onları hakim kılalım, Firavun ordularına, çekinmekte oldukları şeyi gösterelim.*

Musa'nın anasına "Onu emzir, zarardan kaygılandığında onu denize bırakıver, hiç korkup kaygılanma, biz onu tekrar sana vereceğiz ve onu peygamber yapacağız" diye bildirdik.*

Firavun ailesi onu aldı. o, kendilerine düşman ve bir tasa olacaktı. Şüphesiz Firavun Hâmân ve askerleri yanılıyorlardı.Firavun'un karısı sepetin içinden çocuk çıkınca kocasına gözün aydın! Onu öldürme* bize faydası dokunur, evlad ediniriz" dedi. sonunu sezemiyorlardı.*

anasının yüreği* bomboştu. vaadimize inananlardan olmasaydı meydana çıkacaktı.*
biz onu, gözü aydın olsun, gam çekmesin* Allah'ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin, diye anasına geri verdik.

yiğitlik çağına girip olgunlaşınca, hikmet ve ilim verdik. güzel davrananları* mükafatlandırırız.*

Musa, şehre girdi. biri kendi tarafından diğeri düşman tarafından iki adamı döğüşür buldu. Kendi düşmana karşı olan yardım diledi. Musa ötekine* yumruk indirip* ölümüne sebep oldu. "Bu, şeytan işidir. O,* saptırıcı, bir düşmandır" dedi.*

Musa, "Rabbim! kendimi ziyana uğrattım. Beni bağışla!" dedi; Allah onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olan ancak O'dur.*

Musa, "Rabbim! Bana lutfettiğin nimetlere andolsun ki, artık suçlulara arka olmayacağım" dedi.*Şehirde korku içinde, sabahladı. Bir de ne görsün, dün yardım isteyen kimse feryadla yardım istiyor. Musa dedi ki: "Doğrusu sen, azgınsın!"

Musa, düşmanı yakalamak isteyince, adam dedi ki: "Ey Musa! Dün cana kıydın, bana da mı kıymak istiyorsun? arabuluculardan olmak istemiyor* yaman bir*zorba olmayı arzuluyorsun sen!"*

Şehrirden bir adam geldi dedi ki: "Ey Musa!* gelenler seni öldürmek istiyorlar. buradan çık! İnan ki senin iyiliğini isteyenlerdenim."*Musa korka Rabbim! Beni zalimlerden kurtar" Umarım Rabbim beni doğru yola iletir." dedi.*

Musa, Medyen suyuna varınca, hayvanlarını sulayan insanlar buldu. iki kadına Derdiniz nedir?" dedi. cevap verdiler: "Çobanlar çekilmeden biz sulamayız; babamız* yaşlıdır. "*Musa, onların davarlarını suladı.* gölgeye çekildi Rabbim! indireceğin her hayra muhtacım" dedi.*

iki kadından biri utana utana "Babam, dedi, bizim yerimize hayvanları sulamanın karşılığını ödemek için seni çağırıyor." Musa, Hz. Şuayb'a gelip başından geçeni anlatınca korkma, o zalim kavimden kurtuldun" dedi.*

Hz Şuayb'ın iki kızından biri: "Babacığım! Onu ücretle çoban tut. Çünkü ücretle istihdam edeceğin en iyi kimse, bu güçlü ve güvenilir adamdır" dedi.*
Hz Şuayb* sekiz yıl çalışmana karşılık kızımı sana nikahlamak istiyorum.on yıla tamamlarsan sana ağırlık vermek istemem. İnşaallah beni iyi* bulacaksın."*Musa cevap verdi: "Bu seninle benim aramdadır. süreyi doldurursam* ki, bana karşı husumet yok. Söylediklerimize Allah vekildir."*

Musa süreyi doldurup ailesiyle yola çıkınca, Tûr tarafında bir ateş gördü. Ailesine: bekleyin; size ısınmanız içinbateşten bir parça getiririm" dedi.*
mübarek vâdide ağaç* seslendi: "Ey Musa ben, bütün âlemlerin Rabbi olan Allah'ım."*

Asânı at!" denildi. Musa asâyı yılan gibi* görünce, dönüp kaçtı. "Ey Musa!i gel, korkma.* sen emniyette olanlardansın." buyuruldu.Elini koynuna sok, bembeyaz çıkacaktır. kollarını kendine çek. bu Firavuna karşı Rabbinin delilidir.* onlar, yoldan çıkan bir kavim olmuşlardır

Musa dedi ki: "onlardan birini öldürmüştüm, beni öldürmelerinden korkuyorum."*Kardeşim Harun'un dili benimkinden düzgündür. Onu beni doğrulayan bir yardımcı olarak gönder. bana yalancılık ithamında bulunmalarından endişe ediyorum."*

Allah buyurdu: "Seni kardeşinle destekliyeceğiz ve size öyle bir kudret vereceğiz ki, âyetlerimiz sayesinde onlar size erişemeyecekler. Siz ve size tabi olanlar üstün geleceksiniz."*

Musa apaçık âyetleri getirince, "Bu,* uydurulmuştur sihirdir. dediler.*Musa* dediki: "Rabbim, kendi katından kimin hidayet rehberi getirdiğini* hayırlı akibetin kime nasip olacağını en iyi bilendir. Muhakkak zalimler, kurtuluşa eremezler."*

Firavun: "Ey ileri gelenler! Sizin için benden başka bir ilâh tanımıyorum. Ey Hâmân, haydi ateş kule yap Musa'nın ilâhına çıkayım; ama , o mutlaka yalan söyleyenlerdendir." dedi.*

O ve askerleri, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar ve gerçekten döndürülmeyeceklerini sandılar.*Biz onu ve askerlerini yakalayıp denize atıverdik. Bir bak, zalimlerin sonu nice oldu!*

Onları ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü görmeyeceklerdir.*arkalarına lanet taktık. Onlar, kıyamet gününde kötülenmişler arasındadır.*
Andolsun ki biz, nesillerini yok ettik

Musa'ya olur ki düşünür, öğüt alırlar diye, insanlar için apaçık deliller, hidayet rehberi ve rahmet olarak o Kitab'ı Tevrat'ı vermişizdir.*Resulüm Musa'ya vahyettiğimizde sen* bulunmuyordun hadiseyi görenlerden değildin.*

biz nice nesiller var ettik de, uzun zamanlar geçti. Sen Medyen halkından* değildin;* biz başka peygamber göndermiştik.*Musa'ya seslendiğimiz zaman Tûr'un yanında değildin. senden önce peygamber gelmeyen bir kavmi uyarman için Rabbinden bir rahmet olarak* bildirdik ola ki öğüt alırlar.*

başlarına musibet geldiğinde, "Rabbimiz! Ne olurdu bize bipeygamber gönderseydin âyetlerine uysak ve müminlerden olsaydık" diyecek olmasalardı seni göndermezdik onlara hak gelince, "Musa'ya verilen mucizeler ona da verilmeli değil miydi?" dediler.

Peki Musa'ya verileni* inkâr etmemişler miydi? "sihir" demişler ve şunu söylemişlerdi: "Doğrusu biz hiçbirine inanmıyoruz."*Resulüm De ki: "Eğer doğru sözlüler iseniz, Allah katından* bir kitap getirin de uyayım!"*

onlar, sırf heveslerine uymaktadırlar. kendi hevesine uyandan daha sapık kim olabilir? Elbette Allah zalim kavmi doğru yola iletmez.*

Onlar Kur'ân okunduğu zaman "O'na iman ettik. o, Rabbimizden gelmiş hakikattir. derler.*onlara, sabretmelerinden ötürü mükafatları iki defa verilecektir.

kötülüğü iyilikle savarlar,* verdiğimiz rızıktan* Allah rızası için harcarlar.*boş sözden* yüz çevirirler "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size.* selam olsun. Biz kendini bilmezleri istemeyiz" derler.*

Resulüm Sen sevdiğini hidayete eriştiremezsin; Allah dilediğine hidayet verir ve hidayete girecek olanları en iyi O bilir.*

Biz seninle beraber doğru yola uyarsak, yurdumuzdan atılırız" dediler. Biz onları,* katımızdan bir rızık olarak her şeyin toplanıp getirildiği, güvenli, dokunulmaz bir yere yerleştirmedik mi? onlar bilmezler.*

Biz, şımarmış nice memleketi helak etmişizdir
Rabbin, âyetleri okuyan bir peygamber göndermedikçe, helâk edici değildir. biz, ancak zalim memleketleri helâk etmişizdir.*

Size verilen şeyler, dünya hayatının* vasıtası ve debdebesidir. Allah katında olanlar daha hayırlı ve* kalıcıdır.* buna aklınız ermeyecek mi?*

güzel vaadde bulunduğumuz, ve ona kavuşan kimse, dünya hayatının geçici zevkini yaşattığımız ve kıyametde azab için huzurumuza getirilenler arasında bulunan kimse gibi midir?*

O gün Allah onları çağırarak, ortaklarım olduklarını iddia ettikleriniz, nerede?" diyecektir.*O gün* azab hükmü gerçekleşen kimseler, "Rabbimiz! Biz nasıl azmışsak, azmışları da azdırdık. Onların suçlarındanbberi olduğumuzu arzederiz. Zaten onlar bizlere tapmıyorlardı." derler.*

Allah'a koştuğunuz ortaklarınızı çağırın onlar cevap vermezler karşılarında azabı görürler. Ne olurdu dünyada doğru yola girselerdi O gün Allah onları çağırıp "Peygamberlere ne cevap verdiniz?" diyecektir.*o gün onlar kapkaranlık olmuştur; onlar birbirlerine de soramayacaklardır.*Fakat tevbe ederek, iman edip iyi işler yapan kimse kurtuluşu umabilir.*

Rabbin, dilediğini yaratır ve seçer. Onların seçim hakkı yoktur. Allah, onların ortak koştuklarından münezzehtir şanı yücedir.*Rabbin, onların, sinelerinde gizlediklerini de, açığa vurduklarını* bilir.*

İşte O, Allah'tır. O'ndan başka* yoktur.* hamd O'nundur, hüküm O'nundur. Ve ancak O'na döndürüleceksiniz.*

Resulüm De ki: "Düşündünüz mü hiç, eğer Allah üzerinizde geceyi kıyamete kadar* devam ettirse, Allah'tan başka size ışık getirecek* kimdir? işitmeyecek misiniz?"*

De ki: eğer Allah üzerinizde gündüzü kıyamet gününe kadar devam ettirse, Allah'tan başka, istirahat edeceğiniz geceyi size getirecek kimdir? görmeyecek misiniz?"*

Rahmetinden dolayı, Allah, geceyi ve gündüzü yarattı ki geceleyin dinlenesiniz gündüzün O'nun lütuf ve kereminden rızkınızı arayasınız.* şükredesiniz.*

o gün Allah onları çağırarak:* ortaklarım olduklarını iddia ettikleriniz hani, nerede?" diyecektir.*O gün her ümmetten bir şahit çıkarılır, "Haydin,* delilinizi getirin!" deriz. bilirler ki, hakikat Allah'a aittir ve uydura geldikleri putlar kaybolmuşlardır.*

Karun, Musa'nın kavminden idi* azgınlık etmişti. Biz ona hazineler vermiştik ki, anahtarı kuvvetli bir topluluk zor taşırdı. Kavmi ona demişti ki: "Şımarma! Bil ki Allah şımarıkları sevmez."*

Allah'ın sana verdiğini O'nun yolunda harca ahiret*
yurdunu gözet, dünyadan nasibini unutma! Allah'ın sana ihsan ettiği gibi sen de insanlara iyilik et. bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz* Allah, bozguncuları sevmez."*

Karun ise: "O servet bana bilgim sayesinde verildi." demiştir. Bilmiyordu ki Allah, önceki nesillerden, daha güçlü, ondan daha çok taraftarı olan kimseleri helak etmişti. Günahkarlardan günahları sorulmaz Allah* hepsini bilir

Karun, ihtişam içinde kavminin karşısına çıktı. Dünyayı arzulayanlar, "Keşke Karun'a verilen biz de olsaydı. o, çok büyük devlet sahibidir" dediler.*

Kendilerine ilim verilmiş olanlar dedilerki: " İman edip iyi işler yapanlara Allah'ın mükafatı üstündür. Ona* ancak sabredenler kavuşabilir."*

biz onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Artık Allah'a karşı kendisine yardım edecek taraftarları olmadığı gibi, o, kendini savunup kurtarabilecek kimselerden değildi.*

dün karunun yerinde olmayı isteyenler* Demek ki Allah kullarından dilediğine rızkı çok da, az da verir. Şayet Allah* lütufta bulunmuş olmasaydı, bizi yerin dibine geçirirdi. Demek ki inkârcılar iflah olmazmış"

ahiret yurdu!nu böbürlenmeyi ve bozgunculuğu arzulamayan kimselere veririz. En güzel akıbet, takva sahiplerinindir.*

Kim iyilik getirirse ona ondan* üstünü vardır kim kötülük getirirse, kötülükleri işleyenler, yaptıkları kadar ceza görürler.*

Resulüm Kur'ân'ı okumayı, tebliğ etmeyi ve* uymayı sana farz kılan Allah, elbette seni dönülecek yere döndürecektir. De ki: "Rabbim, kimin hidayetle geldiğini ve kimin* sapıklık içinde olduğunu en iyi bilendir."*

bu kitab* Rabbinden bir rahmettir. sakın kâfirlere arka çıkma!*Allah'ın âyetleri indirildikten sonra,* seni âyetlerden alıkoymasınlar. Rabbine davet et. Asla müşriklerden olma!*

Allah ile birlikte başka bir tanrıya tapıp yalvarma! O'ndan başka ilah yoktur. O'nun zatından başka her şey helak olacaktır. Hüküm O'nundur ve siz ancak O'na döndürüleceksiniz.*
murataltug1985 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla