Tekil Mesaj gösterimi
Alt 12-08-2007, 17:33   #10
Kullanıcı Adı
ceyhanli
Standart PADİŞAH ABDULHAMİT
Birinci cihan harbine Osmanlılar üç milyon askerle katıldı. Bir milyon zayi eyledi. Bunun dörtyüzbini cephede şehid oldu. Müttefiklerimizin mevcudu yirmiüç milyon olup, onbeşbuçuk milyon zayıatımız oldu. Bunun üçbuçukmilyonu cephede öldü. Düşman orduları mevcudu, kırküç milyon idi. Bunların yirmiüç milyonu zayi oldu. Yalnız beşbuçuk milyonu cephede öldü.

Sultan Abdülhamidi tahtından indirenler, sonunda memleketi düşman çizmelerinin altında bırakarak kaçtılar. İlk olarak Enver paşa, Talat paşa, doktor Behaeddin Şakir, doktor Nazım, 30 Ekim 1918 de Mondros mütarekesini imza ettikten bir gün sonra, gece yarısı kaçtılar. Talat paşa 1921 de kırkdokuz yaşında Berlin’de, Enver paşa kırk yaşında 1922 de Türkistan’da, Cemal paşa da 1922 de elli yaşında Tiflis’de öldürüldüler. Avrupa’daki mason locaları, bu başarılarını uzaktan keyif ile seyrediyorlar, İslamiyet'i yok etmek için, yeni planlar hazırlıyorlardı. Masonlar, ittihadcılara yaptırdıkları bu cinayetleri Mithat paşa ve arkadaşları gibi maşalarla, daha otuzbir yıl önce ve pek kıyasıya yaptıracaklardı. Fakat, çok akıllı, zeki, ileriyi görüşü keskin ve tam Müslüman olan, ikinci Abdülhamid han, bunu anlamış, bu felaketleri önlemiş, İslam âlemine seadet, huzur sağlamıştı. Bunun için, bu yüce hakana, kızıl sultan, korkak, zalim gibi isimler taktılar. Böylece gençleri aldatmaya, onun sevgisini, büyüklüğünü gönüllerden çıkarmaya uğraştılar.

(Türkiye Tarihi)nde diyor ki:
(İkinci meşrutiyetten sonra gelen yeni rejim, ikinci Abdülhamidi mahkum etmiş, hatta bugüne kadar, bu hükümdarın lehinde, hatta tarafsız yazmak ve konuşmak, tehlikeli sayılmıştır. Bunun bir sebebi, ikinci Abdülhamidin, asla mürteci, gerici olmamak şartı ile, muhafazakâr olması ve imparatorluğu otuz yıl şahsen adalet ile idare etmesidir. İkinci Abdülhamidi düşürenler birbirinden inkılabcı oldukları için, tabiatiyle, bu hükümdarın muhafazakârlığını beğenmemek durumunda kalmışlardır. Ancak tarih, siyaset değildir. Günün modasına göre söyleyen, yazan kimse, tarihci değildir. Çünkü, siyasi rejimler ve fikir modaları daima değişir. Yakın maziyi halka fena tanıtmak gibi hissi görüş, ilmi tetkik yapılmasına mani olmaktadır. Bazı sathi görüşlü kimseler, günlük oluşları küçültür, gölgede bırakır diye, eski kahramanları küçültürler. Tarihi realiteden korkmak manasızdır. Türkiye’de, yine de, ikinci Abdülhamid aleyhindeki yalanları nakil etmek modası yürürlüktedir.
ceyhanli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla