Tekil Mesaj gösterimi
Alt 05-30-2008, 01:35   #6
Kullanıcı Adı
cartman
Standart Tarım Politikasını Protesto Ediyorum !
BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN 25.05. 2004 TARİHİNDE TBMM GRUP TOPLANTISI'NDA

YAPTIĞI KONUŞMANIN TARIM İLE İLGİLİ BÖLÜMLERİ



Değerli arkadaşlarım...


Hükümet olarak milletimizin her kesiminin sorunlarına aynı hassasiyet çerçevesinde yaklaşıyor ve imkanlar çerçevesinde bu sorunların en kısa zamanda çözümü için gayret sarfediyoruz.


Nüfusumuzun yüzde 35’inin ekmeğini kazandığı tarım kesiminin geliştirilmesine ise hayati bir önem atfediyoruz.


Bu konuda yıllar yılı uygulanan vurdumduymaz politika lar, tarımsal üretimi sürekli geriletmiş; çiftçimizi, köylümüzü, hayvancılıkla uğraşan vatandaşımızı muhtaç hale getirmiştir.


Biz göreve geldiğimiz günden beri bu büyük ihmali sona erdirmenin hesaplarını, planlamalarını yapıyoruz.


Reel şartlar içerisinde değerlendirmek kaydıyla, Türkiye’nin tarımsal üretim çıtasını potansiyeliyle orantılı bir seviyeye çıkarmayı temel hedeflerimizden biri sayıyoruz.
2003 yılı içinde zor durumdaki çiftçimizi, köylümüzü, hayvancımızı rahatlatacak bazı tedbirler aldık.


Destekleme kredileri, kredi borçlarının yeniden yapılandırılması, mazot indirimi gibi pek çok uygulamayı hayata geçirerek tarım kesimimize biraz n efes aldırdık.
T ab ii birikmiş onca problemin bu kadar kısa zamanda tamamen ortadan kaldırılması mümkün olmuyor.


Ancak kendileriyle sık sık ber ab er oluyoruz; çiftçilerimiz, köylülerimiz, hayvancılarımız, bugün kendilerini yoksulluğa terketmeyecek bir hükümetin görev başında olduğunu çok iyi biliyorlar.


Biz de hükümet olarak tarım sektörünün sorunlarına çözüm getirmeden, geleceğe dönük stratejiler oluşturup, bunları uygulamaya geçirmeden kalkınma yolunda al ab ileceğimiz bir mesafe olmadığını biliyoruz.


Bu sebeple başta Tarım ve Köyişleri Bakanlığımız olmak üzere bütün arkadaşlarımızla birlikte tarım sektörümüzü kalkındıracak tedbirleri alıyor, planlamaları yapıyoruz.
Türkiye’nin önümüzdeki dönemde uygulayacağı tarım stratejileri çerçevesinde önümüze hedefler koyuyor ve bu hedeflere varmak için gerekli adımları da kararlılıkla atıyoruz. Bildiğiniz gibi “Bin Köye Bin Tarımcı” adımıyla farklı bir hava oluşturduk. Şuandaki gelişmeler olumlu ve bu olumlu gelişmeler inşallah bundan sonra daha da artarak, bu yıl bin köy, önümüzdeki yıl bunu iki bin köye çıkartmak süretiyle bunu geliş tire ceğiz. Ve bu artışla birlikte inanıyorum ki, özellikle Doğu, Güneydoğu, İç Anadolu, Karadeniz, bu bölgelerde ve t ab i Batı’nın da gelişmemiş bir çok köylerinde bu adımları atmak suretiyle devlet-millet kaynaşmasının en güzel örneklerini vermiş olacağız.


Değerli arkadaşlarım...


Biliyorsunuz, tarım kesimindeki insanlarımızın beklediği 2003 yılı destekleme prim miktarlarını belirledik.


Bu yıl, pamukta kilo başına 90 bin, ayçiçeğinde 110 bin, zeytinyağında 200 bin, soyada 115 bin, kanolada 120 bin TL. prim ödemesi yapacağız.

Biz elimizdeki imkanları seferber ederek üreticimiz için en iyi şartları oluşturmaya çalışıyoruz.

Prim ödemelerinde uluslararası fiyatlar esas alınarak dolar bazında % 26 ila % 59 oranında artış sağlanmıştır.



Bu kapsamda bu yıl toplam 282 trilyon TL ödeme yapacağız.
Ayrıca normal şartlarda her yıl prim ödemeleri Ekim ayında gerçekleştirilirken bunu bu yıl daha erkene çekmek için ç ab a gösteriyoruz.


Bu konuda üreticilerimizin başvurularını almaya başladık, kayıtlar 30 Haziran’a kadar da deva m edecek.


Doğrudan Gelir Desteği ödemelerinin kalan kısmının öngörülenden daha önceki bir tarihte ödenmesi konusunda da çalışmalarımız deva m ediyor.


Bildiğiniz gibi mazot desteği ödemelerinin 310 trilyon TL lik kısmını daha önce ödemiştik.
344 trilyon liralık ikinci kısım ödemelerini de 3 Mayıs 2004 itibariyle tamamlamış bulunuyoruz.


Besicilerimizin yıllardır sürdürülen yanlış politika ların ve ihmallerin sonucunda büyük bir darboğaza girdiklerini biliyoruz.


Onları bu darboğazdan çıkart ab ilmek için 23 Mayıs tarihinde bir tebliğ çıkartarak, besicimize et teşvik primi ödenmesi esasını karara bağladık.


Mevzuata uygun kombina ve kesimhanelerde kesimi yapılan besi hayvanları için, karkas ağırlık üzerinden kg. başına 1 milyon TL ödemeye başladık.


Yaş çay t ab an fiyatını kilo başına 460 bin, destekleme primini ise 65 bin lira olmak üzere toplam 525 bin lira olarak belirledik.


Böylece yaş çay alım fiyatında % 16.7’lik bir artış sağlayarak çay üreticimizi enflasyona karşı korumuş bulunuyoruz. Bildiğiniz gibi bizim bu yıl enflasyon hedefimiz % 12 ve %16.7 ile bunu başarmış bulunuyoruz. Döviz basında ise geçen yıla gore bu yılın döviz bazındaki artışı da zaten farklılığını bu noktada çok açık net göstermiştir.

Değerli arkadaşlar...


Hükümetimizce tarım alanında başlatılan heyecan verici bir projeden özellikle bahsetmek istiyorum.

Üzülerek ifade ediyorum ki, 1 gram tohumun 1 gram altından daha pahalı olduğu sebzecilik sektöründe ülkemiz şu an itibariyle büyük ölçüde dışa bağımlı durumdadır.
Hükümet olarak bu acı t ab loyu değiştirmeyi boynumuzun borcu sayıyoruz.
Bu amaçla geçtiğimiz hafta Tarım ve Köyişleri Bakanlığımızın koordinasyonunda 5 üniversite , 5 araştırma enstitüsü ve 23 özel sektör tohumculuk kuruluşu bir araya geldiler.


Başta bakanlığımız olmak üzere bu kurumlarımız arasında iş birliği esasına dayanan bir Hibrit Tohumculuk Projesi başlatmış bulunuyoruz.


Bu konuda çok kararlıyız; bugün, % 10 seviyesinde olan yerli Hibrit tohumluk payını 5 yıl içerisinde % 30’lara, 10 yıl içerisinde de % 70’lere mutlaka ulaştıracağız.
Bu sektöre hız vermek için geçtiğimiz aylarda çıkarttığımız Islahçı Hakları Yasas ı’nın da bu gelişmede çok açık bir rol oynayacağını ifade etmek istiyorum.

Hükümetimizin önemle üzerinde durduğu konulardan biri de tarımsal müc adel edir.
En öncelikli müc adel e konusu de üreticimizi büyük zararlara uğratan süne ile müc adel edir.

Bu konuda geçen yıl gösterilen başarılı performansın bu yıl daha da ileriye götürülmesi için her türlü önlem alınmış, bütün imkanlar seferber edilmiştir.


Yaptığımız çalışmalarla su ürünleri konusunda da çok umut verici gelişmeler kaydediliyor.
Göletlerimizin balıkçılığa açılması hususunda DSİ ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığımız arasında yürütülen çalışmalar son aşamaya gelmiş bulunmaktadır.


Toplum sağlığı ve gıda güvenliği açısından büyük önem arz eden gıdaların denetim ve kontrolünü tek elde toplayan Gıda Yasas ı, bu hafta içerisinde Meclis genel kurulumuzda görüşülecektir.

Bu yasa ile son günlerde kamuoyunda tartışılan genetik yapısı değiştirilmiş ürünler ile ekmek, et, süt ve diğer bütün ürünlerin gıda güvenliği açısından üretimden tüketime, tarladan sofraya denetimini katılımcı ve etkin şekilde sağlamış olacağız.
cartman isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla