Hürriyet İnternet'ten asparagas - Hürriyet yine "fena salladı!"
Hürriyet İnternet sitesinde yer alan "3 bombacı belirlendi" haberinin asparagas olduğu ortaya çıktı.
"Temiz İnternet, Temiz Habercilik" ilkelerini gözardı ederek halkı yanıltıcı haber vermekten çekinmeyen Hürriyet İnternet sitesindeki uydurma haber tepkilere neden oldu.
Bomba yüklü aracı otoparka bıraktığı iddia edilen 3 kişiyle ilgili kamera görüntülerinin olmadığı belirlendi.
Ankara Emniyet Müdürlüğü yetkilileri "bırakın görüntüyü otopakta kamera bile bulunmadığını" belirterek Hürriyet İnternet sitesini yalanladılar.
Hürriyet yazarlarının hakaretine DUR diyelim
Doğan medyası, ikili oynamada yeni bir yöntem geliştiriyor.
Bir taraftan bazı haberleriyle AK Parti'ye destek veren bir politika izler görünerek Aydın Doğan'ın işlerini yoluna koymaya çalışıyor, öbür taraftan da topluma ağır hakaretler yöneltiyor.
AK Parti'ye destek veren politika çerçevesinde son örnek ise Emin Çölaşan'ın gönderilişi oldu. Hürriyet, kişisel kapris ve geçimsizliğiyle gazete çatsı altında ve Doğan Medya Grubu'nda kavga etmediği kimseyi bırakmadığı için işine son verilen Emin Çölaşan'ı bile farklı bir kılıfla sunmayı başardı. Çölaşan'ın gönderilişini, sanki hükümet kanadı istemiş gibi toplumun algılamasını sağladı.
İKİLİ POLİTİKADA BU KEZ SIRADA HAKARETLER ZİNCİRİ VAR
Hürriyet yazarları, şimdi AK Parti'ye oy veren kitleye hakaretler yağdırmaya başladı. 1950'de Demokrat Parti'ye oy verenleri, "Haso-Memo" diye aşağılayan zihniyet bu kez oklarını AK Parti seçmenine yöneltti. "Göbeğini kaşıyan adam", "bidon kafa" sıfatlarına bu kez bir yenisi eklendi: “Mürit müşteri”…
Bekir Coşkun’un “Atatürk’ün kızları al bayraklarla yürürken, bu ülkenin aydınlık yüzlü erkekleri meydanları doldururken, çocuklar annelerinin-babalarının elini tutup yarınlarına şimdiden sahip çıkmaya kalkarken... Göbeğini kaşıyan adam uzakta bıyık altından güler. Ve sandık ortaya konulduğunda... Göbeğini kaşıyan adamın dediği olur” hakaretleriyle başlayan çıkış, Hürriyet'in yeni gözdesi Yılmaz Özdil ile sürdü. Özdil, “Allah cezanızı versin be kardeşim” diyerek bela okuduğu yazısını, yüzde 46,7’ye “bidon kafa” diyerek sürdürdü.
Hakaret sırası ise bu kez yalan ve asılsız haberleriyle önceki yıl ipliği pazara çıkan yazarı Özdemir İnce’de idi. İnce, dünkü yazısında AK Parti’ye oy veren seçmene ilk başta ‘müşteri’ diye vasıflandırdıktan sonra hakaretleri peşpeşe sıralıyor.
Bu hakaretlere daha bir çoğunu ekleyebilirsiniz. Ancak bu hakaretlere sessiz kalmamak, demokrasimizin ve kanunlarımızın bize verdiği protesto haklarını kullanmak bireysel bir görev haline geldi. Ak Parti'ye oyveren ya da vermeyen herkesin Türk milletine ağır hakaretler eden bir gazetenin yazarlarına tepki göstermesi gerekiyor.
Bu kişilere protesto maillerinizi göndermek için aşağıdaki e-posta adreslerini kullanabilirsiniz.
Hürriyet'in aldığı kararın perde arkası!!! - OKUMADAN GEÇMEYİN!
Türkiye'nin en fazla hit alan internet sitelerinden Hürriyet.com.tr, açık kadın fotoğrafları kullanmama kararı aldı. Meğer bu ani kararın altında başka şeyler varmış.
Çünkü Hürriyet yönetimine sunulan son araştırma raporunda artık Hürriyet'in internet sitesinin filtreleme programlarına girmek üzere olduğu duyuruldu.
Yani Türkiye'nin en büyük gazetesinin internet sitesi çıplak kadın galerilerini yayınlamaya devam ederse, özellikle çocukların bilgisayarlarını koruyan filtreleme programları, koruma kalkanı içine Hürriyet.com.tr'yi de alacaktı.
Hatta bir firma bunu "üzülerek uygulayacağız" diyerek Hürriyet yöneticilerine rapor etti.
Bu uygulama ile evinde bilgisayarı olan bir çocuk, Hürriyet ne yazmış diye baktığında, filtre programlar yüzünden evinden gazetenin internet sitesine giremeyecekti. Bu tehlikeyi gören Hürriyet de hemen sitesini çıplak kadın fotoğrafları ve foto galerilerden arındırma kararı aldı.
Ve bir de Medyatava notu: Suudi Arabistan'da devlet, halkın açık sitelere girmesini engellemek için uzun süredir bazı sitelerin erişimini kesmiş durumda. Hürriyet ve Milliyet'in internet sitesi de 3 aydır Suudi yetkililerin 'erişim yasağı' getirdiği adresler arasında. Orada çalışan Türkler'in "Çıplak fotoğraflar yüzünden gazetelerimizi okuyamaz olduk" serzenişi de zaman zaman çeşitli forumlarda yer buluyor.