Tekil Mesaj gösterimi
Alt 07-10-2008, 21:23   #34
Kullanıcı Adı
ergin
Standart Kim bu genç siviller...
Alıntı:
parabol Nickli Üyeden Alıntı
Alıntı:
ergin Nickli Üyeden Alıntı
Arkadaşlar çok abartıyorsunuz.....
Darbeye hayır derken kimisi zafer işareti kimisi de şehadet işareti yapıyordu. Hem darbeye karşı beraber olalım diyeceğiz hem de düşüncenden vazgeç diyeceğiz. Bu çok saçma....
Orda hiç bir siyasi düşüncenin bayrağı yoktu. En ön safta ben de katıldım o yürüyüşe. Bir tarafımda eşcinsel biri vardı, bir tarafımda yerel kürt giysileri giyen başında puşi olan ve sağ işaret parmağıyla darbelere hayır diyen biri vardı. Başörtülü öğrenci arkadaşlar, sol fraksiyonlu düşünce mensupları da vardı. O gün atılan sloganları söyleyeyim size...
Biz, darbeleri ,durdurabiliriz
Darbe istemiyoruz
Dur de, dur de, darbelere dur de...
Güzel birşey....


Bir de Parabol adlı hanımefendi DTP'ye karşı önyargılı. O da siyasi bir parti. İnsanları dağa değil, siyasetin içine çekersen ellerinden silahı bıraktırabilirsin. Siyasal, yasal ve hukuki çerçevede bırakın istediklerini söylesinler, içlerini boşaltsınlar. Ne dediklerini, ne istedikleri anlayalım. Fanatiklik önlenmiş olur....
Birincisi DTPnin kapatılmasını istemeyenlerdenim....çünkü arkamızdan yapcaklarına ne halt yediklerini görelim diye...

Ama ön yargıya gelince bu ön yargıdan öte birşey..Ön yargı bilmeden araştırmadan laf olsun diye tavır koymaktır...Bu farklı bir durum DTPden nefret ediyorum...CHP bile bir saygı barındırır gözümde ama dtp asla.....Çünkü DTP teröristlerin partisidir...PKK ya terör örgütü diyemeyen hainlerin topluluğudur..onun için ön yargıdan bahsetmeyiniz (şimdiden uyarıyorum bu kürt olarak gelmesin önüme kürt demedeim pkk dedim kürtler bizim kardeşimiz)....
DTP yi savunuyormuş, parti olarak her yaptığını tasvip ediyormuş gibi algılmak istemediğimi belirterek şunları dikkatine sunmak isterim.
Bizlerin kişisel dünya görüşleri, inançlarımız, olaylara karşı tutumlarımızla şekillenen dünya görüşlerimiz sadece bizi bağlar. Bu görüşlerimiz sorunları çözmez. Sadece birey olarak bizim penceremizden dünyanın böyle göründüğünü gösterir.

Gelelim realist yani gerçekçi olmaya. Önünüzde bir problem var. Bunu ya güzellikle çözersiniz ya da yıllardır çözmeye çalıştığınız yöntemle. Silahla! Ancak, terörizimle silahla başa çıkmak mümkün değildir. Yıllardır 30.000 şehit verdik ve en az bir o kadar da terörist öldürüldü. Üstüne üstlük verdiğimiz vergilerle yaklaşık 300 milyar dolarlık bir savunma bütçesini finanse ettik. Bu paralarla neler yapılabileceğini varın siz düşünün.

Dolayısıyla sorun ortada. Terör. Bu sorunu gerçekten kalıcı olarak çözmek istiyorsan, sorunu önce duygularından arınmış, önyargısızca tespit etmelisin. Yani Kürt sorununun ne olduğu tanımlamalısın. Sen eğer önyarıyla davranıp, empati yapmayıp, karşındaki insanın neler hissettiğini çözüm adına geliştirdiğin hesaba katmazsan, sağlıklı ve kalıcı bir çözüm üretemezsin. O teröristlerin de anneleri babaları var. Teröristler silah zoruyla dağa çıkmıyor. Onlar da ölünce cesetleri babalarına teslim ediliyor. Onların ailesi de kin güdüyor. Teröre bulaşmış her kürdün evini basıp anasını babasını yedi ceddini mi temizleyeceğiz? Yani kabul etsek de etmesek de DTP bir gerçektir. Ona onca engellemelere ve barajlara rağmen oy veren insanların çıkardığı bir partidir.

Şu iyi bir adım. İnsanlar gelsinler sorunlarını mecliste çözmeye çalışsınlar. Biz kavgamızı silahla değil, kalemimizle, fikirlerimizle yapalım. Şiddete bulaşmadan.Tayyip Erdoğan çıkıp sayın diyen bir partiye tabiki o şekilde davranmak zorunda. İnsanlarımızın hassasiyetleri var. Bu siyaset, bir selam verme başına binbir iş açar ama bizler partinin başında olmayan ve bu sorumluluğu taşımayan insanlar olarak bu düşünceleri daha gerçekçi olarak değerlendirebilmeliyiz. Biz gençler olarak DTP'lilerle, MHP ve CHP'lilerle oturup masa başında fikirlerimizle kavga edelim. Abilerimiz gibi 80-82 yıllarındaki gibi silahla, birbirinin canına kastederek değil.

Bizim doğrumuzu değil ortak doğrumuzu keşfedelim. Çatışmak iki tarafa da zarar verir. Bunun yerine iki tarafın da menfaatini öne çıkaralım. Bu da dialog ile olur. Sayın dersen selam vermem, yaptığın doğru da olsa tasvip etmem diyerek değil. Onun için bence önyargılı olduğunu kabul et. Nereli olduğunu, nerde yaşadığını bilmiyorum. Ancak sana Türkiye'nin İstanbul, Ankara gibi yerlerden bakılarak heryerinin görülemediğini söyleyebilirim. Bir örnek. Askerliğimi Diyarbakırda kısa dönem olarak yaptım. 16. Zırhlı Tugay Komutanlığı (Deve geçidi). Askeriye bir köye okul yaptırdı, onun açılışı için organizasyonu tertip ediyorduk. Kos koca köyde Türkçe bilen kaç kişi var dersiniz? Kırk yıllık köyde okul yok. Okul dediğimiz de bir kaç sınıf bir sınıfta ders yapıyor. Bir Wc'si var. O da binanın dışında. Böyle şartlarda yaşam sürdüren insanlar, onlara daha iyi bir yaşam vaat eden teröristlere katılırlarsa inan bana bu insan öldürme isteği için değil, kendi kaderlerini değiştirme isteği içindir. Biz insanlarımıza gerçekten insan gibi yaşayabilecekleri imkanları önyargı gözetmeden, kin gütmeden sunabilir ve hayat standartlarını yükseltebilirsek, terör dediğimiz şey bitecektir zaten.

Doğu'ya yapılan üniversite, lise, toki evleri susuz ve elektriksiz köyün kalmaması, oluşturulan gönül köprüleri, köydes projeleri, tarım teşvikleri, Kütçe Tv, Gap... Bunlar barış için saçtığımız tohumlardır. Ve elbet çok geçmeden hasat mevsimi de gelecektir.
Çok uzun oldu kusura bakma, önemli bir konuydu çünkü.
ergin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla