Sevgili arkadaşlarım,
Konu açılalı yaklaşık 2 ay geçmiş. Şimdi taşlar yerine oturdu.
Biliyorsunuz hasbihalimizin ilk günlerinde, neden C. Şebboy değil de Taha Aksoy deniyordu. Sonra ne oldu?
Tutuklamalar oldu. Hatırlatmayı sevmesemde bu oldu. Ama unutmamız doğru mu? Demekki partimizin kararı ne kadar doğruymuş ki, tutuklanma olasığı olan bir adayı büyükşehire aday göstermemiş. Geçelim.
Adayımız Taha Aksoy ne yapıyor? Efsanevi başkan Piriştanaya %3 gibi bir farkla yenilen Taha Aksoy, var gücüyle seçime asılıyor... Ulusal TV lere çıkıyor. (Zira İzmirli yerel TV yi pek izlemez, ulusal kanalları izler) Halkla içiçe, her saati bir yerel faaliyetle dolu.
Ancak iş anketlere geldiğinde, durum farklı! Bizler de anketlere uygun düşünüyoruz.
Oysa kazanmanın ilk şartı, anketlerle dezonfarmosyon yaratmaktır. Bu başarılıyor da.
Burada bile başarıldığına göre, medya görevini yapıyor demektir. Hiçbir arkadaşımı kınamıyorum. Ama düşünce silsilemizi değiştirelim diyorum.
Kazanmak için yola çıkan insanlardan olalım. Kazanmak , önce inanmaktır.
Bırakın İzmir'in solculuğunu... İzmir solcu bir şehir değil. İzmir li liberaldir. İzmir li içki de içer ama ramazanda da içki içmez ve oruç tutar. Bayram günleri camilerde yer bulamazsınız. Nerden çıktı ise çıktı "gavur izmir" lafı, hikayeden ibarettir.
Demokrat Parti hareketi ilk İzmir den başlamıştır. Bakalım İzmir'in tarihine... Kuvvayı Milliye, İttihat Terakki ve cUmhuriyet kadrolarının ileri gelenleri arasında sayısız İzmirli bulunur. Celal bayar İttihat terakki izmir başkanıdır. Kuvvayı Milliyenin bölge başkanıdır. Rivayet odurki; 27 mayıs çılar bu yüzden asamamıştır Celal Bayar'ı.
Başarmak için yola çıkalım. İzmir 'in yanlış talihini değiştirelim. Başarmaya önce biz inanalım. Gerisini millete ve Allaha bırakalım.
Saygı ve slamlarımla.
|