Erdoğan elçilere seslendi
Başbakan Erdoğan büyükelçilere verilen iftar yemeğinde bir konuşma yapıyor. Başbakan Erdoğan yemekte Türkiye'nin dış politikadaki atılımları Türkiye'nin Ortadoğu'ya bakışı ve Avrupa Birliği ile ilişkilerine dikkat çekti.
Başbakan Erdoğan, Ankara'daki yabancı misyon şeflerine, büyükelçilere
AK Parti Genel Merkezi'nde verdiği iftar yemeğindeki konuşmasında bölgesel meselelerin bazı ülkelerin çok uzağındaymış gibi görünse de günün birinde onları da etkileyeceğinin altını çizdi. Başbakan Erdoğan, "Ona gelen terör iyi bana gelen terör kötüdür anlayışı yanlıştır. Dünya'dan terörle mücadelede bize daha fazla destek verilmesini bekliyoruz. Demokratik açılım sürecini provoke etmek için her şey yapıldı. 11 askerimizi şehit verdik. Bundan çıkar sağlayan kesimler bu sürece karşı çıkıyorlar, engellemeye çalışıyorlar. Çözüme daha fazla yakınız. Biz bu işi mutlaka çözmeliyiz. Bedeli ne olursa olsun bizim partimiz bundan nasıl etkilenirse etkilensin sonuna kadar devam edeceğiz. Akan kanı gözyaşını durdurmak için yola çıktık. Bu kardeşlik projesine tüm dünya ülkelerinden ve onların büyükelçilerin destek vermesi bekliyoruz. Türkiye'nin kalkınması tüm bölgenin kalkınmasını sağlar. Türkiye'nin terör sorununu çözmesi tüm bölgeye katkı sağlayacaktır." şeklinde konuştu.
ERDOĞAN UYARDI; G-20, G-14 OLMASIN
Dünyanın zor ve çalkantılı günlerden geçtiğini dile getiren Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü; "Terörizm kitlesel imha silahları ile mücadelenin yanında iklim değişikliği, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, dünya gündeminde yerini aldı. Tüm bunlara mücadele için diyalog çok önemli, ortak çalışma, ortak çözümler üretmek çok önemli. G-20 zirvesinde gördük ki bazı ülkelerin G-14 gibi çaba içinde olmalı, bizi üzdü. Biz bununla ne amaçlandığını biliyoruz. Burada hassasiyetimizi özellikle bildiriyoruz. Yapılacak görüşmelerde bu yanlışın içine düşülmeyecek, kalkınmış ve kalkınmada olan ülkeler zirvesi bu şekilde devam etmesi dünyaya çok şey kazandıracaktır. Yapılan hesaplar çok küçüktür, dilerim geri dönerler."
TÜRKİYE KRİZDEN HIZLA KURTULUYOR
Türkiye'nin ekonomik anlamda hızlı sıçramasına devam ettiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, küresel krizin etkileri sınırlı tutmaya çalıştıklarını söyleyerek söyle konuştu; "Sanayide kapasite kullanımın arttığını pozitif büyüme ile yolumuz devam edeceğiz. Enflasyonda düşüş devam ediyor. Faizde cumhuriyet tarihinde önemli bir yere geldi. Zor bir süreç zorlu bir krizdi artık bunlar geride kalıyor. Tüm dünya bundan önemli dersler çıkardığını düşünüyorum."
TÜRKİYE BÖLGESEL BARIŞ İÇİN ÇALIŞIYOR
2009-2010 Türkiye BM geçici üye olarak seçildiğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, "İspanya ile birlikte başlattığımız 'Medeniyetler İttifakı' süreci devam ediyor. Türkiye'nin bölgesel ve küresel barış çabalarına katkıları bu kadar değildir. Bölgemizde barışın sağlanması için çaba sarf ediyoruz. Irak'ta kalıcı huzurun sağlanması, Afganistan ve Pakistan'da kalkınmanın tesisi, Kafkaslarda barış için Türkiye elinden gelene yapıyor. Kıbrıs'ta çözümden yana tavrımız sürüyor. Güney Kıbrıs'ın tüm çözümsüzlük tavrına rağmen."dedi.
AB ÜYELİĞİMİZ ÖNCELİĞİNİ KORUYOR
AB üyeliğinin Türkiye'nin önceliği olmayı koruduğunu ifade eden Erdoğan, bazı ülkeliern tavrını eleştirerek konuşmasını şöyle sürdürdü; "AB süreci devlet olarak da toplum olarak da önceliğimizdir. AB dostlarımızın bize destek olmaması bizim burada işlerimi güçleştiriyor. Biz üyeliğin getireceği yükümlülükleri farkındayız. AB verdiği sözleri yerine getireceğine üzerine düşeni yapacağına inanıyorum. Bunun güzel işaretlerini görüyorum. Ama bazılarının tamamen siyasi mülazalarla ve oy kaygısı ile yaptıkları açıklamalar ve tavırlar AB geleceğine hizmet etmiyor. Herkesi samimi olmaya davet ediyorum."
DÜNYANIN TÜRKİYE'YE İLGİSİ ARTTI
Türkiye'de yerleşik yabancı medya temsilci sayısının 35 kişiden 265'e ulaştığı bilgisini veren Başbakan Erdoğan sadece komşu ülkelerde değil Latin Amerika'dan bile gazetecilerin Türkiye gelerek gelişmeleri yerinden izlediğini anlattı. Özelikle Arap dünyasının Türkiye'deki gelişmeleri yakında izlediğini belirten Erdoğan, Türkiye ile ilgili meselelerin nasıl geniş yankı bulduğunu tüm dünyanın gördüğünü kaydetti
Başbakan Erdoğan, insan hakları ve demokrasi alanında 7 yıllık bir dönemde Türkiye'nin Dünya'da algılanmasını değiştiren uygulamalar yaptıklarını anlatarak; "Ama asla bunu yeterli görmüyoruz. Biz Güneydoğu ve Doğu Anadolu'da şunu gördük, bölgeye gittiğimizde bize söylenen olağan üstü hali kaldırın dendi. Biz kaldırdık, bundan daha büyük hizmet olabilir mi? Bu bizim çözüm için ne kadar kararlı olduğumuzu gösterir." dedi.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE ÇOK ÖNEM VERİYORUZ
Konuşmasının sonunda Doğan grubuna verilen vergi cezasına da değinen Başbakan Erdoğan, "Basın özgürlüğüne çok önem veriyoruz. Özgür basını susturmak, üzerinde siyasi baskı kurmak gibi bir tavrımız olamaz. Türkiye'de özgür basın için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz, yapmaya da hazırız. Basın özgürlüğü ile başka konuları karıştırmamak lazım. Devletin kurumların yaptığı rutin uygulamaların başka yerlere çekilmemeli. Biz eleştiriye değil iftiraya karşıyız. Basının karalama kampanyası yapması hiçbir yerde görülmemiştir. Basın, yasalar karşısında kendini imtiyazlı göremez, basın özgürlüğü kimseyi hukukun üstüne çıkaramaz. İdarenin hukuk çerçevesinde yaptıkları, Türkiye'ye karşı dışarıda baskı unsuru oluşturulması doğru değil. Meselenin başka yerlere çekilerek AB nezdinde Türkiye aleyhine çevrilmesi çok yanlış olur." diye konuştu.
CİHAN-HABERVAKTİM