Tekil Mesaj gösterimi
Alt 10-20-2009, 07:13   #30
Kullanıcı Adı
Ertuğrul ÖZGÜL
Standart Hatalarım oldu, pişmanlıklarım var

Türk Milli Takımı'ndaki ikinci Fatih Terim dönemi dün resmen kapandı. Ay-Yıldızlı ekibimizin 2010 Dünya Kupası'na katılamamasının tüm sorumluluğunu üzerine alan tecrübeli teknik adam, hüzünlü bir şekilde veda etti. Atletico Madrid'le anlaştığı yönündeki iddiaları yalanlayan Terim, ancak ayrılığın uzun sürmeyeceğini söyledi.

Milli Takımlar Teknik Direktörlük görevini Ermenistan maçıyla bırakan Fatih Terim, dün bir basın toplantısı düzenleyerek birbirinden ilginç açıklamalarda bulundu. Duygusal bir konuşma yapan tecrübeli hoca, 4 yıllık görev süresince hatalarının olduğunu kabul ederken bazı konularda pişmanlık yaşadığını da itiraf etti. Bunun bir yargılama değil, paylaşım toplantısı olduğunun altını çizen Terim, ''Türk futbolunu ileriye taşımak, bundan sonraki yıllarda 'Keşke o gün bazı şeyler söyleseydim' demektense, Türk futbolu ile ilgili tespitlerimi bugün paylaşmak istiyorum.'' dedi. İşte Terim'in veda toplantısından yansıyan çarpıcı detaylar şöyleydi:

BEKLENTİLERİ ÇOK BÜYÜTTÜM: Türkiye gibi son 15-20 yıla kadar dünya futbol tarihinde yeri olmayan bir ülkenin, çocuklarıyla, gençleriyle, devrim yapabilmek için uğraşıp didinen herkes gibi ben de hatalar yaptım. En büyük hatam, inanmak, inandırmak, kazanmak, kazandıklarıyla birçok insanı mutlu etmek ve beklentileri büyütmek oldu.

YANLIŞLARIM DOĞRULARIMI GÖTÜRMEDİ: Bahanelerin arkasına sığınacak, 'şansım yaver gitmedi' diyecek ve aldığım kararlar hakkında bedeli başkasına ödetecek bir yapıda değilim. Görevde bulunduğum süre boyunca, tutarlı, sağlam kararlar verdiğime inanıyorum. Pişmanlıklarım elbette var, keşkelerim yok mu, tabii ki var.

KARARLARIMIN BEDELİNİ ÖDÜYORUM: İstikrardan yanayım ama bazen olmuyor. Burada sevindirici bir tek şey var: Kaçırdığımız gollerin fazlalığıyla gidemedik Dünya Kupası'na. Gidememenin ceremesini de istifa ederek çekiyorum.

ÇAĞIRDIKLARIM DEĞİL, ÇAĞIRMADIKLARIM KONUŞULDU: Dönemimde Milli Takım'a ilk kez çağrılan 25 yeni oyuncu var. Yaş ortalamaları 21 civarında. Arda'lar, Gökhan'lar, Kazım'lar, Nuri'ler, İsmail'ler, Semih'ler, Batuhan'lar hep bu listede. Bunun karşılığı, minimum birkaç Avrupa ve Dünya Şampiyonası oynayacak bir yeni nesil demektir. Ama maalesef bunlar değil, çağırmadıklarım konuşuldu.

KULÜPLER YETİŞTİRİCİLİK ÖZELLİĞİNİ KAYBETTİ: Futbol yatırımları Türkiye'de artıyor, üstyapı gelişiyor ama bu hiçbir zaman altyapıya yansımadı. Futbolumuzun başı ve gövdesi kocaman ama onu taşıyan ayaklar, bacaklar maalesef incecik. O zaman tuhaf bir yaratığı andırıyor zaten.

LİGİMİZDEN YILDIZ ÇIKMIYOR: Avrupa'daki 5-6 milyon Türk'ten pek çok yetenekli oyuncu çıktığını söylüyoruz. 70 milyonluk bir ülkeden bu yıldız adaylarının 8-10 misli çıkması gerekir.

YABANCI OYUNCUDA KRİTERLER KONMALI: Takımların çoğu defans ve orta alan göbeği için yabancıları tercih ediyor. Bu pozisyonlardaki Türk gençleri yeterli süreleri alamıyor. Yabancı hakkı serbest olmalı ancak bunun bir kriteri bulunmalı.

TÜRK FUTBOLCUSU AVRUPA'YA GİTMELİ: İspanya'nın kadrosunda 29 oyuncunun 28'i İspanya veya İngiltere'de oynuyor. Bosna'nın kadroya çağırdığı 25 oyuncu var, sadece 1'i Bosna'da oynuyor, Bizim ise 28'i Süper Lig'den. Türkiye'nin, ihraç ettiği futbolcuların sayısının artması lazım. Gitme konusunda futbolcularımızın da daha cesur olması lazım.

GENÇLİĞE YATIRIM YAPILMALI: Futbola yatkınlığını bildiğimiz gençlerimizi, artık fizikî açıdan da daha iyi yetiştirmeliyiz. Kulüplerimizin ne yazık ki bu anlamdaki çalışmaları yetersiz görünüyor. Türk futbolcusu iyi eğitimli değil, algılamada, taktik anlayışta ve koordinasyonda maalesef Avrupalı meslektaşlarının gerisindedir.

YENİLGİYİ KABUL ETMEYEN TAKIM OLUŞTURDUM: Türk Milli Takımı için en güzelini 21 yaşındaki Arda söyledi: "Mağlubiyeti kabul etmeyen, her yerde baskı yapan, oyunun kontrolünü ele alan ve yenilgiyi kabul etmeyip atak yapan bir takım." Böyle bir ekol ve böyle bir takım bıraktım. Bugün nasıl milli takıma gidemeyiz diye hesap sorulur noktaya gelmişiz.

MİLLİ MAÇLARDA KULÜP SLOGANI OLMASIN: Bazı maçlarda oyunun en kritik anlarında kendi kulüp sloganlarını atan birçok statta oynadık. Hatta bazı futbolcularımız bu konuda tedirginliklerini de ifade ettiler. G.Saraylı olmam nedeniyle eleştiriliyorsam onu onların vicdanlarına bırakıyorum.

ATLETİCO MADRİD'DEN TEKLİF ALMADIM: Atletico Madrid'e gideceğim hakkında iddialar var. Bir tek ben bilmiyorum bu teklifi. Atletico Madrid dünyanın en önemli kulüplerinden biri. Terim'i kimler isterse bunu bilmenize hakkınız var. Ben de bunu paylaşmaktan gurur duyarım.

DERBİYİ RIDVAN'A SORUN: F.Bahçe-G.Saray derbisini bana değil Rıdvan Dilmen'e sorun. Rıdvan, Türk futbolunda otoritedir. Ben de kendisini severek dinliyorum.

BU AYRILIK KISA SÜRECEK: Kimse yolda karşılaştığınız fırtınalara bakmıyor, herkes gemi limana yanaştı mı, yanaşmadı mı ona bakıyor. Yurtdışında çalışabilirim ama yurtiçinde niye çalışmıyorum onu da anlamıyorum. Başka bir milli takımı da çalıştırabilirim. İlla ki kulüp takımıyla anlaşacağız diye bir şey yok. Bu ayrılık uzun süreli olmayacak.















ZAMAN

Ertuğrul ÖZGÜL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla