Tekil Mesaj gösterimi
Alt 01-21-2010, 17:55   #3
Kullanıcı Adı
Ukbâ
Standart
Abdi İpekçi'nin, Hrant Dink'in, Uğur Mucu'nun ve daha nice kıymetlerin, sayısız faili meçhullerin kimlerin emriyle öldürüldüğünü bilmiyoruz. Ama şunu iyi biliyoruz: İçimizde "derin devlet" dediğimiz bir bela var. Kökleri İttihatçıların rakiplerini öldürerek bertaraf etme politikasına, Soğuk Savaş döneminde NATO'nun gizli ordularına kadar uzanıyor. Devletin içinde birileri, ulusal çıkarın temsilcisinin seçimle gelen hükümetler değil de kendileri olduğunu vehmediyor. Bu iddiayla, ya güvenlik kuvvetleri içinden seçilen elemanlardan ya da sabıkalı katillerden ve yeraltı dünyası mensuplarından çeteler oluşturuyor. Bunlar bazen en üst düzeyden verilen talimatlarla, bazen kendi başına buyruk olarak, ya ortalığı karıştırmak, ya cezalandırmak ya da kendi cepleri için öldürüyor. Kimileri (utanmadan) diyebiliyorlar ki, "İpekçi'nin, Mumcu'nun ve diğerlerinin asıl katilleri bulunabildi mi ki, Dink'in asıl katilleri bulunabilsin... Boşverin sormayı, araştırmayı..." Hayır! Ülkemizi uygar kılmak için bıkmadan usanmadan sormak, araştırmak, gerçek katillerin kim olduklarını öğrenmek zorundayız. Ergenekon soruşturması ve davası bunun için bir fırsat.

Şahin alpay
Ukbâ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla