01-26-2010, 15:01
|
#4
|
|
Tekel işçileri ve devlete kapağı atmak..
Devlet is kapisi degildir, once bu anlayis degismeli. Devletin ne boyle bir gorevi ne de -gercekci olundugunda gorulecegi gibi- boyle bir imkâni var. Bu anlayisin uzun vadede yine issizlere, dar gelirlere (ve onlarin cocuklarina) zarari oldugu bir turlu anlasilamiyor. Bankamatige karti tak, parayi versin. Nereden degirmenin suyu? “Bilmem, devlet babadir, verir.” Verir; senin cebinden alir, ona, onunkinden alip bana verir. Ustelik bunu da cok haksiz kistaslarla yapar, adil dagitsa hadi neyse. (Bkz: dolayli verginin toplam vergi icindeki orani.) Devletin icine elini daldirip para cikarttigi metafizik bir heybesi yoktur, devlet butcesi dedigimiz sey buyukce bir aile butcesidir. 1000 TL kazanip 2500 TL harcayalim bakalim 7-8 ay, ne hale gelir butcemiz? Gokten para yagmadigina, kahrolasi dis gucler ve kaka ic mihraklar yuzunden bir turlu yeralti ve yerustu kaynaklarimizi (Osminyum, Bor, uzerine beton dokulen petrol kuyulari ve dahaenvai cesit degerli elementi) satip satip, “paraya para denmeyecegi” gunlere erisemedigimize gore de bu butce denk olmak zorundadir.
Tekel iscileri, asgari ucrete razi olan ama is bulamayan yuzbinlerce insan varken 4C’nin 700-800-900 kusur TL’lik, ‘garantili is’ statusunu begenmiyorlar. Ustelik hicbirisi bu surecte Dunya Bankasi destegi ile acilan meslek edindirme kurslarina da gitmemisler; tabii, devlet (yani biz, hepimiz, isi gucu olmayanlarimiz da dahil) bakacak, mecbur ya, almis bir kere ise. Ortada -klasik ‘devlet memuru’ anlayisiyla calisilan/isletilen her durumda oldugu gibi- batan bir kurum var, issiz insanlar ac gezerken asgari ucretin %30 fazlasi paraya burun kiviriyor hazretler. Kidem ve ihbar tazminatlarini da alacaklarmis, ki o rakamlar da dusuk degil, fakire iyi bir sermaye olur. (Ortalama 41.000 TL tutuyormus. )
“Hukumet bunlari magdur etmeyiversin n’olcak” deniyor bazen; 2500 TL yan gelip yatmaya alismis bu gibi verimsiz devlet iscilerine verilecegine ayni paraya 3 tane issiz ekmek sahibi yapilir. Boyle durumlarda tavizkâr olunmamali. Ustelik daha onceki zamanlarda ozellestirilen kurumlarin iscileri tazminatlarini aliyor baska kuruma giremiyorlarmis, Simdi 4C diye bir statu getirilmis. Bu konuyu vicdani mesele haline getirenler biraz da asgari ucrete razi ama ne care ki is bulamayan, bu gibi devlet memesine yapismis, verilen isi begenmeyen asalaklari gorunce icinden isyan firtinasi kopartan issizleri dusunseler, nasil olur?
‘Devlet memurlugu’ denilen mefhum halk arasinda nicin “hadi hayirli olsun, hayatini kurtardi” sekliyle karsilanir? Asil sorun burada. “Devletin sosyal yani” diye baslanarak sayilip dokulenleri anlamak da mumkun degil. Devlet o zaman tum issizleri ise alsin? Onlar da bu ulkenin insani degil mi? Yazik degil mi onlara? ‘Kazanilmis hak’ sahibi olmak icin illa bir zaman devlete kapagi atmak ve ‘kendini kurtarmak’ mi lazim? Bu tip eylemleri destekleyenler, ajitasyon yaparak ‘vicdani durus’ sergilediklerini zannedenler, aslinda boyle ‘devlet memurlugu/ısciligi’ gibi sinifsal bir ayricaliga sahip olmayip, dar gelirli olan tum insanlara kotuluk yapmis oluyorlar. Cunku boylesi verimsiz isletmelerde onyillardir haketmedikleri paralari alan kisilerin bu statulerinin devam etmesini savunmak, bir issizin, bir dar gelirlinin ekmegini agzindan calmak ile esdegerdir. Devletin hicbir luks harcamasi verimsiz istihdama akitilan kaynak kadar luks degildir, ona yetismesi de mumkun degildir.
Dar gelirlilik, mulkiyetten kaynaklanan ve cogu kez ‘miras alinan’ zenginlik/fakirlik bambaska sorunlardir. Bu ulkede hem asgari ucret hem de genel anlamda ucretler elbetteki dusuktur, bunlar ulkelerin urettiklerinin degeri ile alakali hususlardir. Tum bunlar onemli sorunlardir, bambaska dinamiklerle beslenirler ve fakat devlet bu ve benzeri sorunlari ‘is dagitarak’ cozemez. Yineleyeyim; bu tip politikalar uzun vadede yine -o eylem yapan, mevcut statusunun devamini savunan Tekel iscileri de dahil- dar gelirlinin, geleceklerinin, cocuklarinin zararinadir. Bunu anlayamayan ya saf ya da bu sistemden nemalanan, gunubirlik dusunen bir memurdur
derin düşünce
|
|
|