|
İnsan ne kadar çalışıp gayret ederse etsin, hangi usül ve metodlarla çalışırsa çalışsın, Allah(celle celalüh)`ın yardım ve lütfu olmadan, altı yüz safyalık bir metnin ezberlenmesi pek kolay değildir Allah(celle celalüh), hafızlığını dilediği kimseye, onu isteme iradesini ve azmini verir ve onu muvaffak kılar
Hafızlık, Allah`ın bir lütfu ve ikramıdır
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tefsir Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç Dr Fatih Çollak, hafızlığın Allah(celle celalüh)`ın bir ikramı ve lütfu olduğunu söyledi ve hafızlara çeşitli tavsiyelerde bulundu Doç Dr Çollak, Kur`an ile meşguliyeti en yoğun bir seviyede sürdürüp, ömrünü böyle ulvi bir hizmete vakfeden bir hafızın, ehlü`l-Kur`an (ehl-i Kur`an) olarak vasıflandırıldığını belirterek, `Onun hayatı hep Kur`an`dır; hem okur hem de okutur Geniş ilmi müktesebatı yanında; sözü ve özü, yaşadığı her hal ve davranışı, Kur`an ahlakı ile bezenmiştir Kur`an`ın vakarı ile etrafındaki insanların derin sevgi ve hürmetini kazanmış, örnek Kur`an şahsiyetidir` dedi Gazetemize konuşan Doç Dr Fatih Çollak, hafızlara ve hafızlığa hazırlanan kişilere önemli uyarılarda bulundu Her hafız kardeşim şunu iyi bilmelidir ki; hafızlık nimeti kendisine Allah(celle celalüh) tarafından verilmiş, ona ikram edilmiştir İnsan ne kadar çalışıp gayret ederse etsin, hangi usül ve metodlarla çalışırsa çalışsın, Allah(celle celalüh)`ın yardım ve lütfu olmadan, altı yüz safyalık bir metnin ezberlenmesi pek kolay değildir
Kendi kelamına yönelen, onu ezberlemek isteyen kişiye Allah(celle celalüh) kolaylık gösterir; onun zihnini açar ve ona muhabbet ve sebat ihsan eder
Bunun ötesinde hafızlık kolay bir iş değildir; herkesin başaracağı bir çalışma değildir Allah(celle celalüh), hafızlığını dilediği kimseye, onu isteme iradesini ve azmini verir ve onu muvaffak kılar Hafız kardeşlerim bu noktayı asla unutmamalıdır
KADRİNİ BİLMEYENDEN, HAFIZLIĞI GERİ ALIR
Allah(celle celalüh), verdiği bu nimetin kadrini bilmeyenlerden onu geri almasını da bilir Bu hususta Hazreti Peygamber`in bir hadisini hatırlatmak isterim Buyurdular ki: `Kim Kur`an`dan bir ayet ezberler ve daha sonra onu unutursa `unuttum` demesin, `bana unutturuldu` desin` Bu hadiste özellikle hafız kardeşlerimizin alacağı nice ibretler vardır Allah(celle celalüh) Resulü`nün bu tesbit ve uyarılarının satır aralarında şu noktalara işaret vardır ki, bizim daha önce ifade etmeye çalıştığımız tesbitleri teyid etmektedir
Allah(celle celalüh) Resulü demek istemektedir ki Kur`an hafızı, hafızlık gibi bir nimete mazhar olmuş, Allah(celle celalüh)`ın kıymet verdiği bir makama yükselmiştir Onun kadrini bildiği, ezberindeki ayetleri muhafaza ettiği ve onların ahkamı uyarınca hareket ettiği sürece, Allah(celle celalüh) hem dünyada, hem de ahirette derecesini ve makamını yüceltecektir Aksi takdirde hafızasına nakşedilen Kur`an ayetlerini korumaz ve bir süre sonra unutursa, bilmelidir ki Allah(celle celalüh) kendisine verdiği bu nimeti almış ve onu şöyle demiştir:
`UNUTTUM` DEĞİL `BANA UNUTTURULDU`
`Ben seni, Bana en yakın kullarımdan kılıp, hafızlık nimetini ihsan ettim Binlerce ayeti hafızana yerleştirdim ve seni yürüyen Kur`an yaptım Seni kelamımın koruyucusu yaparak, seçkin kullarımın arasına kattım; sana özel bir misyon yükledim Fakat sen hafızandaki ayetleri tekrar edip okumadığın için, bir süre sonra unuttun; bu nimeti önemsemeyip kıymet bilmedin Ben de senin hafızandan o ayetleri silip attım Dolayısıyla senin `unuttum` demek gibi bir hakkın, bir lüksün yok Sen ezberlemedin ki unutasın Onları sana ezber etmeyi müyesser kılan Allah(celle celalüh), hafızandan aldı ve unutturdu Kıymet bilmedin; Allah(celle celalüh) da elinden aldı Sen ancak `unuturuldu` diyebilirsin`
Çünkü `unuttum` ifadesinde bir hafiflik vardır `İstersem okur, istersem terk eder ve unuturum` gibi hadiseyi kendine mal etmek hafifliği ve ciddiyetsizliği vardır Ezberleten Allah(celle celalüh) olduğu gibi, unutturan da O`dur Hafız kardeşlerimizin bu mühim nokta üzerinde düşünmeleri gerekir Dünyanın en büyük nimetinden mahrum olmak ne kötü bir durum ve talihsizliktir
HER GÜN TEKRAR YAPIP GÜÇLENDİRMELİ
Hafız kardeşlerimiz her gün hafızlık tekrarı yapmak suretiyle, ezberlerini kuvvetlendirmeleri gerekir
Günlük belirli miktarlarda okuyarak yahut dinleterek veyahut namazlarda kıraat ederek, bunu yapmaları gerekir Gerçek hafız, istenilen yerden hiç tereddüt etmeden okuyabilen, bir iki kez göz geçirdikten sonra her yerden aşr-ı şerif okuyabilen, kendisine sorulan ayetlerin yerini bilip, hemen ardından hiç teklemeden okuyabilen kişidir Gerçek hafızın hıfzı çok kuvvetli olmalıdır
Kendisinden başka hiçbir hafızın olmadığı ve elde mevcut bir Kur`an-ı Kerim`in bulunmadığı bir beldede yaşadığı, insanların kendisine zaman zaman bir kısım ayetlerin metinlerini sorduğu, yahut bir konuda tartışıp, onunla ilgili ayet veya ayetlerin neler olduğu, nerede bulunduğu ve şiddetle buna ihtiyaç hissedildiği bir ortamda olduğu varsayımından hareketle, orada tek hafız olarak bulunan o kişi, istenilen ayetleri okumalı ve onların derdine çare olmalıdır İçlerinde böyle kuvvetli bir hafız olmakla, onları sorumluluktan kurtarmalıdır
KURU KURUYA `HAFIZIM` DEMEKLE OLMAZ
`Ben hafızım` dediği halde, sorulduğunda birkaç kelime veya satırı zor okuyabilen, hatırlayamayan, daha çok içinden okumayı tercih eden, hafızasında bir iki aşr-ı şerif ve namaz surelerinden başka ezber kalmamış kişi, önce kendisini daha sonra da Müslümanları aldatmaktadır Ama Allah(celle celalüh)`ı asla aldatamayacaktır Onun hafızlığının sadece `H`si kalmıştır Yukarıda açıkladığımız hadis-i şerifte uyarılan kötü durum ile karşı karşıya kalmıştır Böyle durumda olan bir kişi, tez elden çaresine bakmalı ve gerekeni yapmalıdır
iktibas
|