İsrail, Filistin meselesini hakkaniyete uygun bir biçimde çözümlemediği için dış dünyanın tepki ve haklı müdahalesiyle karşılaşıyor.
Bu gerçeğe, eski yöntemlere başvurarak tepki gösteriyor.
Nasıl mı, başına dert olan ülkelerin başına dert açarak.
Türkiye’de son dönemde yaşanan şiddet olayları bu gözle okunmalıdır.
Bu noktada İsrail’e kızmalıyız ama iğneyi kendimize de batırmalıyız.
Türkiye kendi evini düzene koymadıkça, dışarıdan oynanmaya açık bir ülke olmayı sürdürecektir.
Aslolan, bu tip müdahalelere imkan vermeyecek hukuka, insan hakkına saygılı düzeni bir an önce kurmaktır.
Türkiye bu yolda çok vakit kaybetti.
Adı var, kendi yok açılımda bir adım atılmadı.
Çocuklar cezaevine konularak bölge rahatsız edildi.
Şiddeti kökten çözecek adımlar atılamadı.
Mahmur Kampı boşalacak dendi, üç tane keçi bile getirilemedi.
Bugün İsrail, yarın bir başkası...
Kendi topraklarınızda silahlı bir güç varsa, önünüze engel çıkarmak isteyen her ülke bu gücü kullanmak ister.
Türkiye, bölgede ve küresel çapta etkin bir oyuncu olmak istiyorsa, bu meseleyi halletmek zorundadır.
Başkalarına kızmadan, kendimize kızalım.
|