AK Gençliğin Buluşma Noktası
Köşe Yazıları Köşe yazıları burada paylaşılıyor.



Cevapla
Stil
Seçenekler
 
Alt 12-15-2007, 02:00   #1
Kullanıcı Adı
CeVHeR
Standart Moğultay´ın yalanları! ( ALİ KARAHASANOĞLU )
Sembolik bir önemi vardır; sol kafanın AdaletBakanlığı’ndaki kadrolaşması ile ilgili olarak açık bir itiraf olduğu için, Mehmet Moğultay’ın “Ne yapacaktım, kadrolara MHP’lilerle,RP’lileri mi alacaktım?5000 kişilik kadro aldım. Kendi teşkilatıma tahsis ettim” sözlerini hatırlatırız sürekli..
Görüntülü olarak bant kayıtları da olan bu ifadeler, “sol kafa”nın yargıda nasıl kadrolaştığının açık delilidir.
Bu, aslında; lâfı hiç eğip bükmeden kabul edilmesi gereken açık bir itiraftır..
Moğultay’ın yargılanmasını da gerektiren bir itiraf!
Ama üzerinden yıllar geçti.
Şimdi NTV’de bir programa katılıp, kısmen inkâra kalkışmış olayı.. “Partililere yaptığım konuşma” diyerek, özrü kabahatinden büyük lâflar etmiş. Sanki partililere yönelik olarak, delegeleri aldatmaya yönelik bir ifade olunca, kendisi temize çıkacakmış gibi!
Moğultay, “partisine üye delegeleri kandırmak için” mi o cümleyi sarfetmişti, yoksa “sadece kendi partisinden insanları memur yaparak tüm Türkiye’yi mi kandırdı?” tartışmasını bir kenara bırakıp, HSYK ile ilgili açıklamalarına bir bakalım.
Şöyle demiş, eski AdaletBakanlarından Mehmet Moğultay: “Şimdi benim zamanımda da, hakimlerin mesleğe kabullerini, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu karar veriyordu. Evvela bir yazılı mülâkat yapılıyordu, bu bakanlık nezdinde yapılıyordu. Sonra mülâkat yapılıyordu. Yani yazılı ve mülâkat yapılıyordu.”
Duymayan solaklar duysunlar..
Hem yazılıyı, hem de sözlüyü AdaletBakanlığı yapıyor.. Bugün ise yazılıyı ÖSYM yapıyor, sadece mülâkatı bakanlık yapacak!
Bunu geçelim.
Daha önemli bir şey söylüyor Moğultay: “1995 yılında mesleğe bir kısım avukatları aldık. O zaman hatırlarsanız bir avukatlık kanunu çıktı. Bu avukatlık kanunu gereği 5 yılını dolduranlarla ilgili olarak bir yazılı sınav yapmadık, sadece mülâkat yapıldı. Bu mülâkatı da Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu yaptı. Benim bundan haberim bile yoktur yani.”
İşte burada durun sayın Moğultay. Yalan söylemeye yine devam etmeyiniz! HakimlerSavcılar Yüksek Kurulu’nun başkanı sizsiniz... Kurul’un ikinci üyesi müsteşarı siz atıyorsunuz... (O müsteşar da zaten, bir İsmail Cem’in partisinden milletvekili adayı oldu, seçilemedi. Son seçimlerde CHP’den aday oldu, yine seçilemedi.) Kurul’un diğer üyelerinin tamamını, sizinle koalisyon hükümetini kuran Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı sıfatıyla atamış.. Siz kalkmışsınız, “HSYK’nın yaptığı imtihandan haberim yok” diyorsunuz ve bizim inanmamızı istiyorsunuz öyle mi?
Boşverin canım siz bu palavraları..
Siz sadece 1995’teki HSYKkararlarına değil, bugün dahi HSYK’nın verdiği kararlarda etkinsiniz..
Evet; garip gelecek ama, aynen öyle..
Bugün dahi Yargıtay üyesi olmak isteyenler, Moğultay ile görüşüyorlar önce..
Öyle bir kadrolaşmaya imza attınız ki, tesiriniz bugün dahi geçerli..
Hayatımda kimsenin dinini, mezhebini sorgulamam. Ama, siz ısrarla kendi mezhebinizden birisini müsteşarlığa getirirseniz, orada durup düşünürüm işte.
Türkiye genelinde % 5, bilemediniz % 7 nüfusa sahip bir mezhepten AdaletBakanı atanmış! Olabilir... Bakanlık herkesin hakkı..
Ama o AdaletBakanı, müsteşar olarak da, % 5-7’lik nüfusa sahip mezhepten birisini seçerse, orada durup biraz düşünürüm.
O AdaletBakanı, kendi mezhebinden olan o malûm kişiyi müsteşarlığına getirmek için, Cumhurbaşkanı’nı (Turgut Özal) by-pass amacıyla kanunu bile değiştirmeye kalkışırsa, iki defa düşünürüm.
% 5-7 nüfusa sahip mezhepten Adalet Bakanı olan kişi, hükümet değişikliği olmadan görevi bıraktığında, sanki % 5-7’lik mezhebe kontenjan verilmiş gibi, boşalan koltuğa yine aynı mezhepten birisi atanırsa, orada üç defa düşünürüm..
Düşünürüm ve tüm bu olayların hiçbirisi, bana mantıklı gelmez sayın Moğultay!
Sadece bakanlık koltuğu ile müsteşarlık koltuğunu değil, aslında tüm AdaletBakanlığı yönetici kadrosunu o mezhepten oluşturmuştunuz çünkü siz!
Tüm o olayların merkezinde; ya önünde, ya sonunda, ya da ortasında siz varsınız sayınMoğultay..
Dolayısıyla, çoçuk kandırıyormuş gibi, “HSYK’nın yaptığı imtihandan haberim yok” demeyiniz.
HSYK’nın sizden habersiz, değil imtihan yapması, toplantı yapması bile mümkün değil!
İSKİskandalında isminizin geçmesi üzerine, Fatih Savcısı’na neler yaptığınızı, Türkiye biliyor!
HSYK’nın o savcıya durduk yerde verdiği cezayı herkes biliyor.
Ve siz kalkmış, “HSYK’nın imtihanından haberim yok” diyorsunuz..
Boşverin canım; siz bu hikâyeyi!

Ali KARAHASANOĞLU / VAKİT 14/12/2007

 

  Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı





2007-2023 © Akparti Forum lisanslı bir markadır tüm içerik hakları saklıdır ve izinsiz kopyalanamaz, dağıtılamaz.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi ve görüşlerinizi " iletişim " adresinden bize gönderirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır.



Bulut Sunucu Hosting ve Alan adı
çarşamba pasta çarşamba bilgisayar tamircisi