AK Gençliğin Buluşma Noktası
Forum Köşe Yazarlığı Ak Parti Forum Köşe Yazarları buraya.



Cevapla
Stil
Seçenekler
 
Alt 06-15-2012, 02:11   #1
Kullanıcı Adı
alperen
Standart KALP BİLGİ ÜRETEN Mİ?
KALP BİLGİ ÜRETEN Mİ?

ALPEREN GÜRBÜZER


Akıl beş duyumuzun kaydettiği bilgileri harmanlayarak bir sonuca varır. Bir tür kanaat önderimizdir akıl melekesi. Zira beyne gelen bilgileri yorumlama işi akla ait bir donanım olup, bilgi üreten fonksiyonel organsa kalbe ait bir husustur. Nitekim beyin beş duyumuzun saldığı bilgileri işleyip kayıt altına aldıktan sonra ekran görevi yapar sadece, bir nevi beyin hard diskinde (hafızasındaki) yer alan yazılım programını akıl vasıtasıyla ekrana taşır. Yani sanıldığın aksine bilgiyi üreten akıl değil kalptir. Kalp sayesinde göz ve kulak gibi organlarımıza sürekli duygu sağınımı gerçekleşir. İşte bu duygu selinin yansıması neticesinde beyin üzerinde gerçekleşecek akli yorum sayesinde bilgiler kuvve-i fiile dönüşür. Bilindiği üzere beş duyu organımızın dördü başta, diğer biri ise cildimize kodlanmıştır. Belli ki kalpten gelen hisler ve beş duyu reseptörlerince (alıcı organlar) alınan duyular beynin çeşitli istasyonlarında geçirilip değerlendirildikten sonra ilgili reseptörlerin cinsine göre zihinde karşılık bulup gerektiğinde görme, gerektiğinde işitme, gerektiğinde hissetme, gerektiğinde koklar hale geliriz. Şurası bir gerçek; aslında insanoğlu duyulara adeta göbekten bağlı olduğu için dış dünyaya ait algıladığımız tüm veriler aslında duyuların bize tanıttığından başkası değildir. Yani gördüğümüz, dokunduğumuz, tattığımız, kokladığımız her şey beynimizde oluşan elektrik sinyallerinden başkası değildir. Sanki bir hayali yaşıyoruz anbean. Keza başımızı yastığa koyup uyuduğumuzda bile beynimiz uyumuyor, sadece ekran karartma tarzında bir hal yaşıyoruz. Hatta beyin uykudayken kendini fark ettirmese de kararan ekranın arka planında hayali bedenimiz kalbimizin açtığı dosyalar üzerinde çalıştırılıp ta ki gün ışığında uyanıncaya kadar hayata hazır tutulur. Belli ki dünya bizim uyku halimiz, gerçek uyanış elbet ahirette gerçekleşecek. Bu yüzden gölge niteliğinde evreni hakikat sanıyoruz. Baksanıza görme reseptörüne gelen uyarılar beynin arka planında yer alan görme merkezine ulaştıktan sonra burada elektrik sinyali şeklinde işlenip zifiri karanlık nokta diyebileceğimiz bir noktada tüm âlemi seyreyliyoruz. Düşünebiliyor musunuz kapkaranlık beyin içerisinde aydınlık bir dünya algılaması var. Aslında gördüğümüz her şey (obje-eşya) tıpatıp aynısı değil, gördüğümüz sadece gözümüze gelen uyarıların beyin üzerinde etkisi sonucunda zihinde karşılık bulan elektrik sinyalleridir. İşte bu yüzden evrene gölge dedik, yaşadığımız hayata ise hayal dedik. Tıpkı rüya halimiz de olduğu gibi yarın mahşerde dirildiğimizde dünyanın bir hayal olduğunu elbet anlayacağız. Çünkü rüyada bile görür, dokunur, koklar, işitir ve birçok olayı uyanıkken algıladığımız gibi birçok olayı yaşarız, ama uyandığımızda rüyada şahit olduğumuz tüm nesnelerin hepsinin duman olup kaybolduğunu fark ederiz. Meğer gördüğümüz her madde veya nesne aslı değilmiş, bilakis beyin dünyasında elektrik sinyaline dönüşen müsvedde kopyalarmış. Bir kere beyin her gördüğü şeyi bilmekten acizdir. Bir kere gözümüz bir nesneyi görmeye dursun, göz gördüğü o nesneyi sinyal şeklinde derhal içeri atıp zihin tarafından obje (örneğin ağaç) olarak karşılık bulmasına vesile olmaktadır. Yani gören beyin değil zihnin kodlamasıdır. O halde Yunusun; “Malda yalan, mülk de yalan, var biraz da sen oyalan” dediği bir hayal âleminde yüzüyoruz. Eşyanın gerçek anlamda hakikatini Allah bilir, bize ise oyalanmak düşer. Maddeymiş, dünyaymış, şuymuş, buymuş hepsi bir gölge olup bunlar gerçekte beynimizde oluşan elektrik sinyale dönüşmüş algılamalardır. Hiç şüphe yok ki mutlak hakikat Allah’tır, diğerleri gölgedir sadece.
Bazen duygulandığımızda gözyaşımıza sahip olamayız, neden acaba? Hiç düşündünüz mü? Çünkü gözyaşı kalbin otoritesiyle salgılanır, akılsa beyin mekanizmasında sahne alır adeta. Hatta arkadaşlar arasında zaman zaman konuşurken benim altıncı hissim kuvvetli deriz ya, işte onun gibi bir şey olsa gerektir algılama. Yani altıncı his derken önsezimizin varlığına işaret ederiz. Önsezi bazen iç sıkıntı, bazense neşe şekilde zuhur edebiliyor. İşte bu noktada kalbe ait önemli bir unsuru ortaya koyuyoruz. Ki bunun adı: önsezi gerçeğidir.
Anlaşılan beyne yazılmamış duygular kalp barkodundan geçip bilgi üretimine dönüşüyor. Kalp bununla da kalmayıp aynı zamanda duygu seliyle birlikte sevgi iksirini bağrında gizliyor. Derken sevgi selimiz kalp tarafından beyine aktarılarak anlam kazanıp ya sözle, ya da beden dilimizle karşımızdaki varlığa sevgimizi ilan etmiş oluruz. Böylece gönlümüzün dile gelmesi kalp sayesinde vuku bulur. Demek oluyor ki direk olarak bilgi üreten merkez kalpmiş, bilgiyi beyin bilgisayarında yorumlayan ise akılmış. Keza kalbin kumandasında faaliyet gösteren beyin vücudun % 20 enerjisini tükettiği artık bir sır değil. Niye tüketmesin ki bunca koşturmanın ardından bir insan ortalama 2500 kalorilik enerji tüketip, bunun da 500’ünü beyin harcıyorsa helali hoş olsun demekten başka ne diyebiliriz ki.
Kur’an ayetlerini derinlemesine incelendiğinde Kur’an’ın doğrudan akla hitap etmediği görülecektir. Bu yüzden Rabbül âlemin insan kalbini muhatap kabul eder. Zira vahyi ancak kalp anlar. Böylece vahyin dışında eşyanın hakikati hakkında “Her şey zıddı ile bilinir” kuralın gereği mukayese yaparak bilgi ediniriz. Fakat fizik ötesi âlem böyle değil. Şöyle ki Allah’ın zıddı olmadığından, akıl Yaratanı kavramaktan acizdir, O’nu ancak kalp hisseder ve en nihayet ‘Amenna saddak‘ der Mevla’ya teslim oluruz. Dolayısıyla Kur’an’da geçen; ‘Allah kalplerini ve kulaklarını mühürlemiş ve gözlerine bir perde inmiştir ve bunların hakkı azim bir azaptır’(Bakara suresi ayet:17) ayetini Dr. Haluk Nurbaki Allah-ü Teala; sanat şaheserim olan bu kalbe imza attım. O’nu imanla ve sevgiyle doldurmazsanız mühürlerim şeklinde yorumlamıştır. Hatta Rabbül Âlemin; ‘Ben yere göğe sığmam Mü’min kulumun kalbine sığarım’ beyan buyurarak bu manaya işaret etmiştir.
Vesselam.



http://www.facebook.com/pages/Alpere...41391522610124

 

alperen isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı





2007-2023 © Akparti Forum lisanslı bir markadır tüm içerik hakları saklıdır ve izinsiz kopyalanamaz, dağıtılamaz.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi ve görüşlerinizi " iletişim " adresinden bize gönderirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır.



Bulut Sunucu Hosting ve Alan adı
çarşamba pasta çarşamba bilgisayar tamircisi