AK Gençliğin Buluşma Noktası
Köşe Yazıları Köşe yazıları burada paylaşılıyor.



Cevapla
Stil
Seçenekler
 
Alt 03-23-2012, 19:14   #1
Kullanıcı Adı
İntifada
Standart Hayreddin Karaman'dan İktidar-Cemaat-Liberal Ayrışmasına İnce Ayar!
Hayrettin Karaman'ın kaleme aldığı dünkü yazı büyük yankı buldu.
İktidar-Cemaat-Liberal ayrışmasını kaleme alan Karaman hoca, ince bir ayar çekti... Bu yazının bir diğer özelliği de Karaman Hoca'nın Cemaate yönelik açık bir eleştiri getirdiği ilk yazısı olması...

"Lütfen herkes haddini bilsin!" diyen Karaman Hoca, "iktidarın kimsenin tapulu malı olmadığını, AK Parti'nin halkın oyuyla yönetime geldiğini" hatırlatıyor.

Farklıların dayanışması ve çatışması
Askerî darbeler kimi zaman sağa, kimi zaman sola, bazen de her ikisne yöneldi, zarar verdi. Darbelerden fayda umanlar vardı, onlar şakşakçılık yaptılar, hala da yapıyorlar. Zarar gören ve mağdur olanlar ise –her biri kendine mahsus iddia ve hedeflerinden ya vazgeçerek veya onları erteleyerek- bir an önce demokrasiye geçebilmek için işbirliği yaptılar, dayanışma örnekleri verdiler. Çünkü demokrasi her birinin serbest at oynatmasına, amacına ulaşmak için örgütlenmesine, hızlı veya yavaş yoluna devam etmesine en uygun siyasi sistem idi.

Bahsedilen işbirliği ve dayanışma çerçevesi içinde sağcılar, solcular, liberaller, islamcılar, her birinin klikleri... vardı.


İyi kötü demokrasi geldi, vesayetler önemli ölçüde azaldı. Böylece ortak tehlike ortadan kalkınca –öküz öldü ortaklık bozuldu- kabilinden her bir gurup kendi işine (davasına, yoluna, yöntemine, menfaatine...) döndü. Bu durumda az veya çok yol, yöntem, amaç, menfaat çatışması kaçınılmazdı.

Şimdi grupların her birinin karşısında diğeri olmakla beraber, hemen tamamının da karşısında ve hedefte iktidar var. Çünkü her biri yolunda yürümek, amacına ulaşmak, özel programını uygulamak ve menfaatini kotarmak... için iktidarı "kullanmak" istiyor. Sanki iktidarın hiçbir bilgisi, programı, amacı, görüşü, ilkesi ve ahlakı yok; sanki robot, birileri kuracak, programlayacak, sonra düğmeye basacak ve oynatacak!

İktidar robot olmadığını ortaya koyunca göstermelik dostluklar bozuluyor, nezaketler bir yana bırakılıyor, hakaretler, hatta komplolar başlıyor.

Benim gördüğüm kadarıyla bugünkü iktidar gücünü ve halk nezdindeki kredisini hiçbir sivil guruba (örgüte, sermaye ve medya patronlarına) borçlu değil. Ülkemizde sivil toplum örgütlerinin –ayrı ayrı- güçleri bellidir. Bu güç ne bir partiyi iktidara getirebilir, ne de iktidardan düşürebilir.

Gruplar belli sebeplerle iktidarı (partiyi) desteklemiş olabilirler; bazıları da karşı propagandalar yaptılar, partinin iktidara gelmemesi için ellerinden geleni arkalarına koymadılar; sonunda ne oldu? Malum (boylarının öşlçüsünü aldılar). Bu noktada önemli olan halkın (oy tabanının) nabzını iyi tutmak, iyi ölçmektir, iktidar da bunu yapabiliyor.


Sivil toplum, sermaye ve medya iktidarı ele geçirme, kendi irade ve menfaatleri doğrultusunda yürütme sevdasından vazgeçmeli; tenkit, uyarı, nasihat hakkını/vazifesini insaflı kullanmalı, dedikleri olmadı diye iktidarı düşman yerine koymamalı, beğenmiyorlarsa başka bir partiyi desteklediklerini açıkça ortaya koymalıdırlar.


Hiçbir kimse Allah'tan vahiy almıyor ve doğru/iyi/uygun olanı bulmak ve bilmek hiçbir kimsenin tekelinde değil. Bunca milletvekili, bakan, müsteşar, bilinen ve bilinmeyen danışman cahil, gafil, aymaz da yalnızca bazı köşe yazarları ve sivil toplum sözcüleri mi her şeyin doğrusunu biliyor?

Lütfen herkes haddini bilsin, daha mütevazı olalım, üst perdeden konuşmayalım, hele hele asla hakaret etmeyelim; yapabiliyorsak doğru bulduğumuzu münasip bir lisan ile ifade edelim.
İktdar da hiçbir kimseye tapulu değil, yanlış yapana halk zamanı gelince dersini verir.

 


Konu İntifada tarafından (03-23-2012 Saat 19:18 ) değiştirilmiştir..
  Alıntı ile Cevapla
Konuyu Beğendin mi ? O Zaman Arkadaşınla Paylaş
Sayfayı E-Mail olarak gönder
Alt 03-23-2012, 19:19   #2
Kullanıcı Adı
İntifada
Standart
Sivil toplum, sermaye ve medya iktidarı ele geçirme, kendi irade ve menfaatleri doğrultusunda yürütme sevdasından vazgeçmeli; tenkit, uyarı, nasihat hakkını/vazifesini insaflı kullanmalı, dedikleri olmadı diye iktidarı düşman yerine koymamalı, beğenmiyorlarsa başka bir partiyi desteklediklerini açıkça ortaya koymalıdırlar.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-23-2012, 19:20   #3
Kullanıcı Adı
manifesto
Standart
cemaat izlenimi nasıl oluştu?
manifesto isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-23-2012, 19:32   #4
Kullanıcı Adı
İntifada
Standart
gelişmeler üzerine yazılmış bir yazı...
ben cemaat ve liberalleri kast ettiğini düşünüyorum...
cümleler uymakta zira bence...
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-24-2012, 01:01   #5
Kullanıcı Adı
Özgür Çağrı
Thumbs up Karaman Hocadan İktidar-Cemaat-Liberal Ayrışmasına İnce Ayar!
Hayrettin Karaman'ın kaleme aldığı dünkü yazı büyük yankı buldu.
İktidar-Cemaat-Liberal ayrışmasını kaleme alan Karaman hoca, ince bir ayar çekti... Bu yazının bir diğer özelliği de Karaman Hoca'nın Cemaate yönelik açık bir eleştiri getirdiği ilk yazısı olması...
"Lütfen herkes haddini bilsin!" diyen Karaman Hoca, "iktidarın kimsenin tapulu malı olmadığını, AK Parti'nin halkın oyuyla yönetime geldiğini" hatırlatıyor.

ÖKÜZ ÖLDÜ ORTAKLIK BOZULDU
"Askerî darbeler kimi zaman sağa, kimi zaman sola, bazen de her ikisne yöneldi, zarar verdi. Darbelerden fayda umanlar vardı, onlar şakşakçılık yaptılar, hala da yapıyorlar. Zarar gören ve mağdur olanlar ise –her biri kendine mahsus iddia ve hedeflerinden ya vazgeçerek veya onları erteleyerek- bir an önce demokrasiye geçebilmek için işbirliği yaptılar, dayanışma örnekleri verdiler. Çünkü demokrasi her birinin serbest at oynatmasına, amacına ulaşmak için örgütlenmesine, hızlı veya yavaş yoluna devam etmesine en uygun siyasi sistem idi.
Bahsedilen işbirliği ve dayanışma çerçevesi içinde sağcılar, solcular, liberaller, islamcılar, her birinin klikleri... vardı.
İyi kötü demokrasi geldi, vesayetler önemli ölçüde azaldı. Böylece ortak tehlike ortadan kalkınca –öküz öldü ortaklık bozuldu- kabilinden her bir gurup kendi işine (davasına, yoluna, yöntemine, menfaatine...) döndü. Bu durumda az veya çok yol, yöntem, amaç, menfaat çatışması kaçınılmazdı.

İKTİDAR SİZİN ROBOTUNUZ DEĞİL
Şimdi grupların her birinin karşısında diğeri olmakla beraber, hemen tamamının da karşısında ve hedefte iktidar var. Çünkü her biri yolunda yürümek, amacına ulaşmak, özel programını uygulamak ve menfaatini kotarmak... için iktidarı "kullanmak" istiyor. Sanki iktidarın hiçbir bilgisi, programı, amacı, görüşü, ilkesi ve ahlakı yok; sanki robot, birileri kuracak, programlayacak, sonra düğmeye basacak ve oynatacak!
İktidar robot olmadığını ortaya koyunca göstermelik dostluklar bozuluyor, nezaketler bir yana bırakılıyor, hakaretler, hatta komplolar başlıyor.

İKTİDARIN GÜCÜ HALKTA, CEMAATTEN DEĞİL
Benim gördüğüm kadarıyla bugünkü iktidar gücünü ve halk nezdindeki kredisini hiçbir sivil guruba (örgüte, sermaye ve medya patronlarına) borçlu değil. Ülkemizde sivil toplum örgütlerinin –ayrı ayrı- güçleri bellidir. Bu güç ne bir partiyi iktidara getirebilir, ne de iktidardan düşürebilir.
Gruplar belli sebeplerle iktidarı (partiyi) desteklemiş olabilirler; bazıları da karşı propagandalar yaptılar, partinin iktidara gelmemesi için ellerinden geleni arkalarına koymadılar; sonunda ne oldu? Malum (boylarının öşlçüsünü aldılar). Bu noktada önemli olan halkın (oy tabanının) nabzını iyi tutmak, iyi ölçmektir, iktidar da bunu yapabiliyor.

BEĞENMİYORLARSA BAŞKA PARTİYİ DESTEKLESİNLER
Sivil toplum, sermaye ve medya iktidarı ele geçirme, kendi irade ve menfaatleri doğrultusunda yürütme sevdasından vazgeçmeli; tenkit, uyarı, nasihat hakkını/vazifesini insaflı kullanmalı, dedikleri olmadı diye iktidarı düşman yerine koymamalı, beğenmiyorlarsa başka bir partiyi desteklediklerini açıkça ortaya koymalıdırlar.

HERŞEYİ ONLAR MI İYİ BİLİYOR?
Hiçbir kimse Allah'tan vahiy almıyor ve doğru/iyi/uygun olanı bulmak ve bilmek hiçbir kimsenin tekelinde değil. Bunca milletvekili, bakan, müsteşar, bilinen ve bilinmeyen danışman cahil, gafil, aymaz da yalnızca bazı köşe yazarları ve sivil toplum sözcüleri mi her şeyin doğrusunu biliyor?
Lütfen herkes haddini bilsin, daha mütevazı olalım, üst perdeden konuşmayalım, hele hele asla hakaret etmeyelim; yapabiliyorsak doğru bulduğumuzu münasip bir lisan ile ifade edelim.
İktidar da hiçbir kimseye tapulu değil, yanlış yapana halk zamanı gelince dersini verir.
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-24-2012, 01:03   #6
Kullanıcı Adı
İntifada
Standart
http://www.akpartiforum.com/hayreddi....html?t=161537
  Alıntı ile Cevapla
Alt 03-24-2012, 01:53   #7
Kullanıcı Adı
werret
Standart
Hayrettin Karaman'ı İstanbul'a giderken feribotta görmüştüm...

Delikanlı bir adama benziyordu...

Konu werret tarafından (03-24-2012 Saat 02:09 ) değiştirilmiştir..
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı





2007-2023 © Akparti Forum lisanslı bir markadır tüm içerik hakları saklıdır ve izinsiz kopyalanamaz, dağıtılamaz.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi ve görüşlerinizi " iletişim " adresinden bize gönderirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır.



Bulut Sunucu Hosting ve Alan adı
çarşamba pasta çarşamba bilgisayar tamircisi