|
![]() |
#1 |
![]() ![]() Hüseyin Aygün serbest bırakıldığında "Kaçırıldığım günün sabahında Bahoz Erdal telsiz aracılığıyla grupla temas kurdu" demişti. CHP'nin bilgi notunda ise Aygün'ün kendisini kaçıranların elinde telsiz ya da telefon görmediği ileri sürüldü. Hüseyin Aygün'ün kaçırılmasından hemen önce açıkladığı “PKK tarafından kaçırılan vatandaşlar” başlıklı bilgi notunu güncelledi. Bilgi notunda, özellikle 'Bahoz Erdal' kod adlı Fehman Hüseyin ile Aygün'ü kaçıran PKK'lılar arasında yapıldığı belirtilen telsiz konuşmalarına ilişkin ayrıntı ve sorular dikkat çekti. Aygün, serbest bırakıldıktan sonra, “Kaçırıldığım günün sabahında Bahoz Erdal telsiz aracılığıyla grupla temas kurdu. Kaçırılmamın doğru olup olmadığını sordu. Çocuklar ‘Doğru' deyince ‘Her türlü güvenliğini sağlayın. Ve en kısa sürede kendisini serbest bırakın' dedi” şeklinde açıklama yapmıştı. Raporda, Aygün'ün “kendisini kaçıranların ellerinde telsiz ya da telefon cihazı görmediği” belirtilirken, Hüseyin Aygün'ün “yanlarına gelen başka PKK'lıların konuşmasından Bahoz Erdal ayrıntısını öğrendiği” vurgulandı. Bilgi notunda, bu bölüm, “Milletvekili Aygün, kaçırıldığı süre içinde Bahoz Erdal kod adlı PKK'nın üst düzey yöneticisi Fehman Hüseyin'in kendisini kaçıran teröristlerle (ellerinde herhangi bir telsiz ya da telefon cihazı görmemekle beraber, yanlarına ara sıra gelen başka PKK'lıların ifadesine göre) irtibat kurarak talimatlar verdiğini söylemiştir” şeklinde yer aldı. PSİKOLOJİK OPERASYON MU? Bilgi notunda, Aygün serbest bırakıldıktan sonra, söz konusu telsiz görüşmelerinin kaydının medyada yer aldığı hatırlatılırken Bahoz Erdal'ın yerinin tespit edilip edilemediği soruldu. Telsiz konuşmasıyla ilgili olarak, hükümete şu sorular yöneltildi: “Donanım ve teknik personel açısından TSK'nın en ileri teknolojiye sahip komutanlıklarından biri olan Genelkurmay Elektronik Sistemler Komutanlığı (GES) Başbakan'ın talimatıyla Kasım 2011'de MİT'e devredilmiştir. GES'in; “Türkiye'nin en yüksek kapasiteli istihbarat ve dinleme üssü olduğu, dinleyemeyeceği hiçbir cihazın olmadığı, elindeki elektronik sistemlerin ne MİT'te ne Emniyet'te ne de Jandarma'da bulunmadığı, bölge ülkeleri üzerinde elektronik izleme yapabilecek sistemlere sahip olduğu, dinleyemeyeceği veya izleyemeyeceği hiçbir bir iletişim aracının olmadığı' ileri sürülmektedir. MİT/GES görevlileri, PKK'lılar arasındaki bu iletişimi ve iletişimin yapıldığı yerlerin koordinatlarını tespit edememiş, kayıt altına alamamış mıdır? Tespit etmiş ancak yetkililere mi bildirmemiştir? Ya da PKK'nın iletişim altyapısını kuran güçler, uyduya çıkan konuşmalar için özel şifre koymuş ve bu şifre mi kırılamamıştır? Gerçekten böyle bir telsiz konuşması mevcut mudur, yoksa psikolojik bir operasyon çalışması mıdır?" İŞÇİ VE KÖYLÜ KAÇIRIYOR CHP'nin bilgi notu, PKK'nın sanıldığı gibi 'en fazla kamu görevlilerini kaçırdığı' görüşünü de çürüttü. Buna göre, PKK en fazla, sırasıyla 29 işçi, 26 sürücü ve 20 köylü kaçırdı. Örgüt tarafından alıkonulan ve akıbetleri bilinmeyen 38 kişi olduğu belirtilirken, bu vatandaşlar arasında 9 çocuğun bulunması dikkat çekti. BUGÜN GAZETESİ
![]() |
|
![]() |
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
#2 |
![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|