![]() |
#1 |
![]() Kocamı Fethullahçılara Kaptırdım
Kocamı Fethullahçılara kaptırdım oğlumu asla vermeyeceğim! 11 Nisan 2009 Hürriyet Yazarı Ayşe Arman bugünkü köşesinde Leyla T. adlı New York'ta yaşayan 36 yaşında bir reklamcı'nın hikayesine yer verdi. İstanbul'da halkla ilişkiler yaparken bir ressama aşık oluyor ve onun peşinden New York'a gidiyor. Evleniyorlar, bir de oğulları oluyor. Ama günün birinde peri masalı bir kabusa dönüşüyor. Bakın Leyla T., olanları nasıl anlatıyor... Sizi tanıyabilir miyiz? - Ben Leyla T. 12 yıldır Amerika'da yaşıyorum. Ne münasebetle... - 24 yaşındayken, New York'ta yaşayan bir Türk ressama aşık oldum. Annemlere "Amerika'ya tatile gidiyorum" dedim, İstanbul'daki hayatımı geride bıraktım ve buraya yerleştim. Çok mu yakışıklıydı, çok mu karizmatikti, çok mu şefkatliydi, çok mu varlıklıydı? Sizi kimse onun kadar sevmedi mi? Nedir? -Kafa olarak mükemmeldi. Türkiye'de ya erkek arkadaşınız olur ya sevgiliniz. Bir türlü, ikisi aynı insanda birleşmez. Ben şanslıydım, hem en yakın arkadaşım hem sevgilimdi, gözüm kapalı geldim. Hemen mi evlendiniz? -Evet. İyi bir sosyal hayat, sanatçı bir çevre, sergiler, davetler enstelasyonlar... Rüya gibiydi her şey. Evliliğimizin 3. yılında bir de oğlumuz oldu. Ne kadar mutluyuz diyor, sürekli şükrediyordum ki kabus başladı. Eşim 5 vakit namaz kılan bir adam oldu. Ne alaka? -İşte sorun da bu. Ramazanda içki içerdi, dinden uzak dururdu ama Fethullahçılarla tanışınca, inanılmaz bir değişim yaşadı. New York'ta yaşayan pek çok Türk, Fethullahçılardan rahatsız. Eşim dahil hepimiz, "Bunlar ne yapmaya çalışıyorlar? Neden kapı kapı dolaşıyorlar? Karşı bir dernek mi kursak? Öyle mi yapsak, böyle mi yapsak?" derken; biri eşime, "Sen savaş açtın ama bu insanları tanımıyorsun, gel bir gör!" demiş. Gidiş o gidiş. 1-3-5 derken, "Çok iyi niyetli insanlar, ben yanılmışım" demeye başladı, toplantılarına düzenli gider oldu. Ruhunu dinlendiriyormuş, yoga yapıyor gibi hissediyormuş, bir tür meditasyonmuş, insanın kendi dinini öğrenmesinin nesi kötüymüş. Evin içinde Fethullah Gülen'in dergilerini, kitaplarını okuyor, DVD'lerini izliyor... Siz ne yaptınız? - Kendinizi benim yerime koyun, birlikte Soho'daki bütün barların altını üstüne getirdiğiniz adam, dünyanın en bohem adamı, Kuran'ı elinden düşürmüyor, 5 vakit namaz kılıyor ve "Allah için yapıyorum" diyor. Kafayı yiyecektim! Tamam ben de Allah'a inanıyorum ama ondaki bu 180 derecelik değişim beni korkuttu, öfkelendirdi, üzdü. Bir de kendimi aldatılmış hissettim, hayatını dinin esaslarına göre yönlendiren bir adam isteseydim, gider bir imamla evlenirdim. Sizden dini kurallarına uygun olarak yaşamanızı istedi mi? -Yok hayır. Ama ruhen iki ayrı uca yuvarlandığımızı hissettim. Bana, "Sana asla kapan demem. Dinde zorlama yoktur. Benim görevim bunları sana anlatmak, ister yaparsın, ister yapmazsın!" diyordu. Bir de, vaaz veriyor yani! Bilmem ne suresinde bu yazıyormuş, bilmem ne suresinde şu yazıyormuş. Arkadaşları peki? Onlar ne dedi? -Acayip dalga geçtiler. Her gittiğimiz yerde "Aaa sen Fethullahçı olmuşsun!" dediler. "Ne alakası var! Ben Fethullahçı değilim. Dinle ilgili bilgiler veriyorlar, gidip öğreniyorum" dedi durdu. Kaç zamandır aynı şekilde devam ediyor? -3 sene oldu. Ben tabii ruhsal çöküntü yaşadım, depresyon tedavisi gördüm. Anlamını kaybetti her şey. Bana kalkıp, "Atatürk alfabeyi niye değiştirdi?" diyor, "Bütün devrimleri neden tepeden inme yaptı, halk hazır değildi." Sinir oluyorum. Çünkü evimde bu tür şeyleri tartışmak istemiyorum. Hálá kızıyor bana, neden bu kadar tepki gösteriyormuşum, neden abartıyormuşum. Çok eğitimli tiplermiş... Siz tanıştınız mı? -Bir kısmıyla mecburen. Bizim oturduğumuz yerdeki derneğin ismi Tamef. 25 yaşlarında üniversite mezunu çocuklar çalışıyor. Hepsi eğitimli, İngilizceleri de çok iyi. Oğlum yaşındaki çocuklara yöneliyorlar... Nasıl yani? -Forma veriyorlar, futbol oynattırıyorlar, yaz kamplarına götürüyorlar. E tabii 9- 10 yaşındaki çocuklar bu tür faaliyetlere deliriyor. New York dışında, 15 gün orman içinde kamp. Çocuğun umurumda değil Fethullah'ın kampı olması, gitmek istiyor. Benim oğluma da kafayı taktılar. Formalar, eşofmanlar, çantalar. Kesinlikle "Hayır!" dedim. Tüm bu hikayede sizi en çok rahatsız eden şey ne? -Bakın, benim kocam camiye gitseydi ve caminin hocasından böyle bir eğitim alsaydı ondan nefret etmezdim, onu suçlamazdım. Ben Fethullahçıların ne niyetle bu hizmetleri verdiklerini bilmiyorum. Bu kadar iyi olmalarının sebebi nedir? Neden dünyanın her yerinde okullar açıyorlar, neden küçücük çocukları topluyorlar, dini eğitim veriyorlar Okullarını gördünüz mü? -Hayır ama o okullara devam edenleri gördüm. Bir arkadaşımın çok yaramaz bir oğlu vardı, Brooklyn'deki okula gitti, şimdi beyni alınmış gibi, karşılaştığı her büyüğün elini öpmeye çalışıyor. Tuhaf bir çocuk yarattılar, sanki çocuk değil, makine. Fethullah Gülen'e baktığınız zaman Afrika'da okullar, Uzakdoğu'da okullar, bir sürü yazı okuyorsunuz, hikaye dinliyorsunuz, tabii tedirgin olacaksınız... Tüm bunları kocanıza anlatınca ne diyor? -"Sen zannediyorsun ki biz o toplantılarda, 'Vatan nasıl satılır?' diye konuşuyoruz, bunun planlarını yapıyoruz, alakası yok!" diyor, "Neden önyargılısın, neden onların kötü olduklarını düşünüyorsun?" Sonra vaaza başlıyor, "Fethullah Hocamız şöyle diyor, böyle diyor..." O, öyle dedikçe ben çıldırıyorum. Bir tek iyi şey var: İşleri yoğunken, sergi-mergi, onlarla istediği kadar çok görüşemiyor, o zaman biraz olsun normale dönüyor. Evliliğiniz ne durumda? -Tabii ki vazo kırıldı, eskisi gibi değiliz. Ben antidepresanlara devam ediyorum. Bütün bunları bir gazeteciye niye anlatıyorsunuz? -Çünkü bizi rahat bıraksınlar istiyorum! İnanılmaz organizasyonlar yapıyorlar. Central Park'ta Türk günü yaptılar mesela. Nereden buluyorlar o parayı? Türk hükümetinden fon aldıkları doğru mu? Ben öyle Türk günü de istemiyorum. Bütün kadınlar kapalı. Türklük bu mu? Türk günü yapmak onlara mı kaldı? Her yerde niye karşımıza çıkıyorlar? Hani insan, "Ya çocuğumun uyuşturucu kullanan arkadaşları olursa, çocuğuma musallat olurlarsa" diye korkar ya, benimki de o hesap. Resmen uyuşturucudan beterler. Eve telefon açıyorlar, "Leyla Hanım, bilmem nerede kurban kesilecek, bize yardım etmek ister misiniz?" diyorlar. "Hayır!" diyorum, "Bize katılmak ister misiniz, hayır işi yapacağız?" "Hayır" diyorum, "Niye öyle diyorsunuz, gelin tanışalım, sizi ağırlayalım, bizi yakından tanıyın" diyorlar. Yine "Hayır!" diyorum. İnanılmaz yüzsüzler, hiç yılmıyorlar. Sinir bozucu olan da şu: Hep terbiye sınırındalar. Ama ben onlarla savaşacağım. Kocamı Fethullahçılara kaptırdım, oğlumu asla vermeyeceğim!
![]() Konu siyah gül 07 tarafından (04-11-2009 Saat 12:16 ) değiştirilmiştir.. |
|
![]() |
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
#2 |
![]() Hürriyet Yazarı Ayşe Arman bugünkü köşesinde Leyla T. adlı New York'ta yaşayan 36 yaşında bir reklamcı'nın hikayesine yer verdi. İstanbul'da halkla ilişkiler yaparken bir ressama aşık oluyor ve onun peşinden New York'a gidiyor. Evleniyorlar, bir de oğulları oluyor. Ama günün birinde peri masalı bir kabusa dönüşüyor. Bakın Leyla T., olanları nasıl anlatıyor...
Böylesi bir yazıyı kaleme alırken dini anlatmayı uyuşturucu bağımlılığına benzeterek Hoca efendi nin adını böylesi kirletmeye çalışan Ayşe armanı protesto ediyorum ![]() ![]() ![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#3 |
![]() Bu yazı ve röportaj doğruysa ne kadar yazık ve halimize eyvah diyorum. Yazıyı okudukça dehşete düştüm bu nasıl beyindir diye..Barlarda eğlenmek insanlık ama Allahın yolundan gitmek delilik olmuş !! Allah hidayete erdirsin..
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
#4 | |
![]() Alıntı:
Aynen bende canım ve hala inanamıyorum.. |
||
![]() |
![]() |
![]() |
#5 |
![]() Bu yazının bir benzerini belkide aynısını çok öncelerden okumuştum.
Bazı şeylerin ısıtılıp tekrar karşımıza getirilmesi düşündürücü. Aslında bu hikaye oluışumun ne kadar iyi niyetli olduğunu gösteriyor. Farkında olunmadan Fetullah Gülen oluşumuna övgü yağdırılmış. Bana göre yazar esas amaca ulaşamamış. Fetullah Gülen oluşumunu desteklemeyen insanlarda "ben niye bu oluşuma karşı çıkıyormuşum" diyebilir. |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#6 |
![]() kaptırmak vay beee sanki canavara dönüşmüş gibi hayret bişey
her ikisinide şiddetle kınıyorum |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#7 |
![]() Peh!Peh!Peh! Ayşe Arman müspetlisi din ve insan arasında ki bağlıntıda senin aracılığını gördükten sonra yine çukur zihninle karıştırdığın bir bit yeniğidir diye düşünüyorum.Senin isminin geçtiği bir olayda bin düşünür bir söylemek gerek.Daha düne kadar fetiş yorumlarla özel hayatını ayaklar altına alıp,gömlek değiştirir gibi sevgili değiştirdiğini ve ilişkilerini nasıl ballandıra ballandıra anlatığını sağır sultanlar bile biliyor.Ve yakın tarih önce kaybetiğin babandan sonra dine yakınlık kurmak istediğini deyip iki yüzlülük yapmaya çalıştığını hepimiz çok iyi biliriz..! Fethullah Hoca'yı anlamak ve anlatmak senin gibilerinin harcı değildir! Kendini pisletiğin yetmiyormuş gibi birde başkalarını pisletmeye yelteniyorsun.Hikaye hakkında söylenecek çok şey var lakin senden aktarıldığı için söylemiyorum cehennem zebannisi!
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
#8 | |
![]() Alıntı:
Bu yorumada katılıyorum çok haklısınız farkında olmadan övgü dolu sözler var. Mesela;"İnanılmaz yüzsüzler, hiç yılmıyorlar. Sinir bozucu olan da şu: Hep terbiye sınırındalar". Diğeri ise; "Ben Fethullahçıların ne niyetle bu hizmetleri verdiklerini bilmiyorum. Bu kadar iyi olmalarının sebebi nedir? Neden dünyanın her yerinde okullar açıyorlar, neden küçücük çocukları topluyorlar, dini eğitim veriyorlar" işte bunları anlayamacak kadar cahiller.. |
||
![]() |
![]() |
![]() |
#9 |
![]() ilginç gerçekten ... pesss
teşekkürler paylaştığın için... |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#10 |
![]() Allah racülü facirle bu dine hizmet ettiriyor.BU tavırları ilgiyi artırmaktan öte gitmiyor.
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|