![]() |
#1 |
![]() ![]() Bugün, demokratik bir seçimle işbaşına getirilen ilk Başbakan olan Adnan Menderes ve arkadaşlarının sözde mahkemelerde yargılanarak idam edilişinin 48. yıldönümü... Menderes, Zorlu ve Polatkan dualarla ve rahmetle anılırken, cuntacılara ise lanet yağıyor... Demokrat Parti (DP) eski Genel Başkanı Süleyman Soylu, Demokrat Parti'nin (DP) kurucusu merhum Adnan Menderes'in idam edilişinin 48. yıldönümü nedeniyle Vakit'e yaptığı açıklamada, 17 Eylül tarihini milli irade ve egemenliğin katledildiği bir tarih olarak değerlendirdiklerini söyledi. Soylu, “17 Eylül'de Menderes ve arkadaşları değil, milli irade idam edildi” dedi. “SİYASİ CİNAYET ŞEREFSİZLİKTİR” 17 Eylül'de milletin sevgisini kendi üzerinde hissettiren Menderes ve arkadaşlarının canına kastedildiğini belirten Soylu, şöyle konuştu: “İnsanoğlu siyasi bir cinayette bir parça ahlak, namus ve şeref arar. Bu siyasi cinayette ahlaksızlık, namussuzluk ve şerefsizlik vardır. Bu sadece onlara değil, milletin canına, milletin geleceğine yönelik bir cinayettir. Bu cinayet, büyük Türkiye yürüyüşüne bir engeldir. Şunu herkesin bilmesi gerekir ki Menderesler, Polatkanlar ve Zorlular milletin gönlünde büyük bir şan ve şerefle yaşamaktadırlar.” 27 Mayıs darbesinin ardından Türkiye'nin darbe rejimlerine gebe kaldığını belirten Soylu, “Bunun ülkemizin geleceğine ve demokrasisine çok büyük zararı olmuştur. Türkiye o günden bu yana ara rejimlerden kurtulamamıştır. Hala ara rejimden kurtulmaya çalışıyoruz. Bu haksızlık, gözyaşı ve idam ile hesaplaşmadan milletin acısı dinmez” dedi. Soylu, “16-17 Eylül tarihinde Türkiye'nin içerisine fitne sokulmuştur. Ara rejim, millet düşmanları tarafından istikrarlı hale getirilmeye, demokrasi ise suçlu gibi gösterilmeye çalışılmıştır. Bugün Türkiye yaklaşık yarım asırdır hala kirli askeri vesayet anlayışını üzerinden atmaya çalışmaktadır. Bu dönemde hukuk pespaye edilmiştir” diye konuştu. ACİLEN SİVİL ANAYASA YAPILMALI Türkiye'nin bir daha böyle bir olayla karşı karşıya kalmaması için sivil bir anayasa yapılmasını öneren Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye demokrasiye sadakatini göstermeli, bütün kurumlar demokrasiye bağlılığını ortaya koymalı, okullarda demokrasi dersi verilmeli, vesayetçi anlayışlara nereden gelirse gelsin karşı çıkılmalı. Türkiye evrensel normların kendisine öngördüğü koşullardan vazgeçmemelidir. Güçlü, zengin ve özgür bir ülke haline gelmek için demokrasiye sımsıkı sarılmalıyız. Türkiye'nin her geçen gün daha fazla sivil bir anayasaya ihtiyacı vardır. Bir darbe anayasasına daha bu toplumun daha fazla tahammülü yoktur. Darbe anayasası ile yönetiliyor olmak bu millet için zillettir.” DARBELERİ SAVUNAN CİNDORUK, SESSİZ 28 Şubat ve 27 Nisan muhtırasını öven açıklamalarıyla gündeme gelen DP Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk ise konuyla ilgili bir açıklama yapmadı. Maliye Bakanlığı'nın Doğan Grubu'na kestiği ceza hakkında “Doğan Grubu'na yapılan faili belli bir siyasi cinayettir” diyen Cindoruk'un DP'nin kurucusu merhum Adnan Menderes'in idam edilişinin 48. yıldönümünde bir açıklama yapmaması dikkat çekti. Cindoruk hakkında babasının avukatlığını hiçbir zaman yapmadığını söyleyen Aydın Menderes, “Cindoruk kendisi Menderes'in avukatı olarak tanıtıldığı durumlarda sessiz kalmış, bunu tekzip etmemiş, adeta kendisinin böyle tanıtılmasında pişkince bir memnuniyet içerisinde gözükmüştür. Ancak hiçbir zaman Adnan Menderes'in avukatı olmamıştır” demişti HASAN TOSUN/VAKİT
![]() |
|
![]() |
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
Konuyu Toplam 3 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 3 Misafir) | |
|
|