![]() |
#1 |
![]() 1.) MHP ve Ülkücü Kuruluşları İddianamesindeki (s.160-161) bir belge döneme ilişkin olayların seyrini açıklamaktadır. MHP genel başkanı A. Türkeş’in 16.4.1971 tarihli kendi el yazması “Ahmet Karabacak Raporu”nda: “Sadece İl başkanlarının tanıyacağı ve başlarında emekli asker ve polislerin bulunacağı 10-15 kişilik gizli gerilla nizamı için teşkilatlar kurulmalıdır ve mücadele yürütmelidir. ” saptaması ve emri gelişecek olayların vehametini göstermektedir. Daha sonraları silahlı olaylara karışan bir çok ülkücünün ifadesinde bu husus doğrulanmıştır. İlk silahlı saldırı 8 Mart 1974’te İstanbul’da Atatürk Öğrenci Yurduna 35 Ülkücü Komando saldırısı ile başlar ve 24 öğrenci yaralanır. Aynı hareket 5 Temmuz’da AİTİA bahçesinde tekrarlanır. 10 Temmuz’da İzmit’te PETKİM işçilerine saldırırlar ve bir kişi öldürülür. Bu tip saldırılar ve öldürmeler Türkiye sathına yayılır. Üniversitelere ve Yurtlara saldırılar hızlanır ve öldürmeler devam eder. Sonuçta; S. Demirel başkanlığında Milliyetçi Cephe Hükümeti kurulur.
2.) TÖB-DER, 15 Ocak 1975’de 52 İlde “Hayat Pahalılığını ve Faşizmi telin eden” mitingler düzenler. Alevi ve Sünni kesimlerin bir arada yaşadığı: Malatya, Adıyaman, Elazığ, Amasya, K.Maraş, Tokat, Çorum, Erzincan gibi illerde Şubat ayında yapılan mitingler “Müslüman Türkiye” bağırışları ile silahlı saldırılara uğrar. Bu saldırılarda “İmam Hatip Okulları öğrencileri” kullanılır. 3.)MC hükümetleri ile terör tırmanır. 1974’te 6 ilde olaylar görülürken MC’nin iktidarı ile 23 İle terör sıçrar. 1976 terör ivme kazanır ve öldürme olayları giderek artar. 8 Şubat 1977’deki Bakanlar Kurulu olağanüstü toplantısında İçişleri Bakanı Oğuzhan Asıltürk’ün verdiği “Çok Gizli Rapor”unda “Milliyetçi Toplumcu kesimin ve Ülkü Ocaklarının oluşturduğu komandolarının olayların nedeni olduğunu ve bu kesimlerin devlete sızdıklarını” belirtmiştir. Bu durumu Abdi İpekçi ve diğer gazeteciler S. Demirel’e ısrarla sormalarına karşın, Demirel; “Bana sağcılar suç işliyor dedirtemezsiniz!” diyerek inatla tekrarlamıştır. 4.) Malatya Gerici Ayaklanması; 17 Nisan 1978 günü Malatya Belediye Başkanı Hamit Fendoğlu (Hamido)’na Ankara’dan postalanan bir bombalı paketin patlaması sonucu öldürülür. 3 gün süren İrticai Ayaklanma başlar. Alevilerin ve CHP’lilerin dükkanları yağmalanır. Alevi mahallelerine, Dernek lokallerine, solcu ve Alevilere saldırılar düzenlenir ve 2 kişi öldürülür. Şehir gericilerin silahlı saldırıları ile savaş alanına döner. 3 öğrenci hunharca olmak üzere 8 kişi öldürülür. 100 kişi yaralanır. 960 işyeri ve konut tahrip edilir. Bu gerici provokasyonundan, 17 Nisan saat:17.30’dan 10 saat önce ÜGD-MHP ile İlim Yayma Cemiyeti’nin “İslam için silaha sarılma” cihat çağrısı bildirileri şehirde dağıtılır. Gerici-Faşist ayaklanmanın nedeni; MHP ile arası açık olan Belediye Bşk.Hamido’nun CHP’ye geçişini engellemek (M.Ali Birand 12 Eylül 04.00) ve öldürülme olayını da solcuların üzerine atmak, Alevi-Sünni çatışması yaratmaktır. Aynı bombalı paketten bir tane Pazarcık CHP İlçe Başkanına gönderilmiş eline ulaşmadan postahane de patlamıştır. Bir diğer bombalı pakette Adıyaman Em. Md. Abdülkadir Aksu’ya (şimdiki FP.Milletvekili) gönderilmiş, patlamadan etkisiz hale getirilmiştir. Nisan ayında gönderilen bu üç bomba da aynı elden çıkmıştır. Bu üç yerde de aynı anda Gerici Ayaklanma hedeflenmiştir. Bu olaylara ilişkin daha sonraları Sıkıyönetim Eşgüdüm toplantısında Başbakan Ecevit’e verilen raporlar hasıraltı edilmiştir. 5.) Maraş Katliamı: “Güneş Ne zaman Doğacak” isimli Sovyet aleyhtarı filmin Çiçek Sineması’nda 19 Aralık 1978 günü gösterimi esnasında Ülkücü Ökkeş Kenger’in bomba atması ile başlar. Bu provokasyonla sağcılar solculara ve Alevilere karşı kışkırtılır. Sinemadan çıkan topluluk “Müslüman Türkiye” sloganları ile CHP binasını tahrip ederler ve PTT binasını taş yağmuruna tutarlar. Ertesi günü 2 TÖB-DER’li öğretmen öldürülür ve Alevilerin iş yerleri işaretlenir. 22 Cuma hazırlık yapan Gerici Faşistler; 23 ve 24 Aralık günleri gruplar halinde,silahlı, sopalı, baltalı olarak saldırıya geçerler. Alevilere ait dükkan ve evler ile polis araçları ateşe verilir. Ele geçirdikleri kadın çocuk demeden öldürülür. Resmi Rakamlara göre toplam ölü sayısı 111 kişi olarak gösterilmiştir ki, gayri resmi bunun iki katı olarak da belirtilmektedir. Yaralı 1000 kişinin üstündedir. 552 Ev, 289 Dükkan ve 8 Araç yakılmıştır. Bu Gerici Faşist Ayaklanma için Tercüman Gazetesi yazarı Ahmet Kabaklı şöyle demektedir: “Binicisini beğenmeyen asil bir kısrağın şahlanışı”. Evet sağcı milliyetçi yazarlar katilleri böyle tanımlamaktadırlar. Dönemin İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı; Maraş Olayları ile ilgili hazırladığı raporda, “Katliam Planlayıcılarının 26 seyyar piyango bayisi görünümünde şehre geldikleri saptanmıştır.” 6.) Çorum Olayları: MHP Gn.Bşk.Yrd. Gün Sazak 27 Mayıs 1980 Ankara’da vurularak öldürülür. Kanser tedavisi görmekte olan Gün Sazak’ın ömrünün çok az kaldığı bilinmektedir. Neden öldürüldüğü bugün bile muammadır. Bu olayı bahane eden MHP ve ÜGD’ye bağlı örgütler yurt genelinde saldırıya geçerler. Ankara, Manisa, Eskişehir, Bursa, Adana, Sakarya, İzmir, Çorum, Merzifon, Artvin, Kars, Diyarbakır, Kütahya, Trabzon, Sivas,Kırşehir Ordu, Samsun’ da öldürme, bombalama olayları gerçekleşir. 28 Mayıs Çarşamba günü Çorum’un ana caddesinde toplanan gerici-faşist güruhu “Kanımız aksa da zafer İslamın, kana kan intikam, Müslüman Türkiye” sloganı ile Alevilere ve Solculara saldırıya geçerler; öldürme, yaralama ve iş yeri tahribatları başlar. Ağır silahların kullanıldığı bu olaylar 4 Temmuz akşamına kadar sürer. Sonuçta 50’nin üstünde Alevi ve solcu insan öldürülür ve 200 kişi yaralanır, 100 üzerinde işyeri tahrip edilir. Çorum Olayları sırasında bölgeden sorumlu olan 15. Piyade Tugay Komutanı Tuğgn.Şahabettin Esengün emekli olduktan sonra 8 Haziran 1986 tarihli Nokta dergisi’nde ki söyleşide “Hemen Çorum’a gittim. Gördüğüm manzara dehşet vericiydi.Tamamen Alevilere ait olduğunu öğrendiğim bir kısım dükkanlar yakılmış, yıkılmış, tahrip olmuştu.” ALINTI
![]() |
|
![]() |
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
#2 |
![]() Aslında başlığı sol-alevi ilişkisi diyemi yazsaydım bilemedim darbe belgeselini izliyordum ki dehşet verici bir nokta üzerinde duruluyordu ülkücüler alevi mahellerini basmış orada resmen bir katliam yapmışlardı kundaktaki bebeğin boğazını kesmekmidir ülkücülük ülkücülerin geçmişe dönük sicilleri kabarık alevi bile olsa hatta solcu bile olsa temiz cemaati kışkırtarak kendi amaçları doğrultusunda dolduruşa getirmişler ve ayaklandırmışlardır o zamanın ülkücüleri bizi kullandılar diyor aklımız başımıza şimdi geldi ama ben bugun de ülkücüleri bu tür provakasyonlara potansiyeli olduğunu düşünüyorum 1 ülkede darbe yapmak için ortalığı karıştıracaksan ülkücüleri kullan demiş bir emekli cunta komutanı böyle bir olayaı akıl sır ermez bu insalığın ölümüdür umarım günümüz ülkücüleri birazda osa değişmitir diyorum tabi o zamanki MHP yönetimi de bu olayda sorumluluk gerektiren yerde ne yaptılar acaba gerçekten utanç verici
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
#3 |
![]() Komutan kardeşim öncelikle paylaşım için teşekkkürler. Konuda geçen olaylara kaynak verebilsen dahada süper olucak
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
#4 |
![]() sağol EZEL ben 12 eylul derbesi, belsegelini izliyordum orada soyluyordu kaynak olarak onu gösterebiliim ne kadar kaynak olur bilmem ...birde ben bunu bir alevi sitesinden alıntı yaptım orası kaynak olarak gösterebilirim ama geçmiş dönemdeki bu olaylar da yer alan ülkücüler kabulleniyorlar yaptıklarını ama biz kullanıldık deniiyor chp geçlik kollarından daha çok kendime yakın gördüğüm ülkücüler ( dini kavradıkları ve tarihe sahip çıktıkları için ) böyle bir olaydan haberim yoktu geçmiş geçmişdir diyorum önemli olan ülkücü arkadaşların bugün aynı provakasyona kürtler üzerinde gelmemesidir ancak bugun ülkücülerin en ufak kıvılcımda olayı yangına dönüştürmeleri beni tedirgin ediyor böyle bir olayın yeniden yaşanmasında korkuyorum ülkücülere selamet ve sabır diliyorum umarım ülkücüler geçmişteki oyunu görmüşlerdir ve inşallah gerçek doğruları kavramışlardır
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
#5 |
![]() GÜZELMİŞ ABİ
|
|
![]() |
![]() |
![]() |
#6 |
![]() Ülkücülük din uğruna çırpınan bir genci şehid etmekmidir? Eğer karşımda gerçekten böyle üst düzey yetkili bir ülkücü görürsem soracağım METİN YÜKSEL'i neden şehit ettiniz?
|
|
![]() |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|