![]() |
#1 |
![]() Tersine göç için teklifler
Büyük şehirler artık taşmaktalar. İstanbul, nüfusunu taşıyamaz hale geldi. Belediye problemler için doludizgin koşmakta. Fakat aynı çapta iki belediye daha olsa yetişmek mümkün değil. Her gün binlerce araç trafiğe çıkıyor, her sene yüz binler İstanbul’a akıyor. Aynı dert daha küçük çapta diğer büyük şehirlerimiz için de söz konusu. Bir şehre kontrolsüz nüfus akışı, sadece trafiği olumsuz yönde etkilemiyor. Trafikle birlikte ve ondan öte sosyal hayat tarümar olmakta. Nesiller kimliksizleşmekte. Kapkaçtan uyuşturucuya kadar her ne düşünürseniz alıp başını gidiyor. Sonuçta adliye, polis, belediye yetemiyor. Bir yerde insanların birbirini tanıma oranı ne kadar düşükse suç işleme oranı o kadar yüksektir. Büyük şehirlerde insanlar salkım saçak. Anadolu ise boş. Doğu Anadolu daha tenha. Köyler yetim. Çare ne? Çareye dair çok kimse çok şey söyledi. Çok da söylenir, söylenmeli. Ne var ki derde derman denecek cinsten bir gelişme yok. Yine batı câzip, yine güney çekici. Yine İstanbul, Bursa, İzmir, Antalya, Konya, Mersin, Adana. Ayrıca bir de terörün insanları savurduğu şehirler var, Diyarbakır, Elazığ, Van, Erzurum gibi. Doğuya, güneydoğuya, kuzeydoğu Karadenize büyük yatırımlar yapılmalı. Hem devlet yapmalı ve hem de özel sektörü özendirilmeli. Bunlar yok değil. Ancak kifayetsiz kalmakta. İlaveten şunlar da olabilir. Belli vilayetlerde motorlu taşıtlar vergisi alınmayabilir. Sabit telefon, elektrik, su, doğal gaz ücretsiz olabilir. Gelir vergisi diğer illerin yarısı yapılabilir, KDV yarıya düşürülebilir vs. Teklifi daha da zenginleştirmek mümkün. Asıl söylemek istediğimizse daha başka: Devlet, emekli olana bir teklif getirebilir “doğduğun yere gidersen bir emekli maaşı da ben vereceğim, şayet benim göstereceğim yere gittiğin takdirde vereceğim paranın yarısını daha ödeyeceğim”. Bunların her şehir için olmayacağını söylemeye gerek yok. Sarıkamış şehidlerini anma merasiminin bir bölümü Kars’ta yapıldı. Bakıyorsunuz yollar geniş, altyapı güzel ama her taraf boş. Onun için buralara yatırım gerekiyor. Aytemiz Petrol’ün bir kapalı salon yapması bile defalarca şükranla yâd edildi. Karslıları nasıl heyecanlandırmış görülmeye değer. Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu, o efendi insan çocuklar gibi mutluydu. O sıkışıklıkta hizmetlerine destek olan hemşehrisinin zamanında bir bavulla buradan çıktığını bize nakletti. Dediğimiz gibi teşvik ve indirimlerden başka bir de emekli unsuru devreye sokulursa buralar cıvıl cıvıl olur. Hava temiz, tabiat güzel, tarih alabildiğine zengin, insanlar hürmetkâr. Bir yere emekliler gelirse maaşlarını orada alıp harcayacaklardır. Onlar seyahate gidecek, kendilerini görmeye gelenler olacak. Hele kongre turizmi de buralara gelirse hadise cidden farklılaşır. Neden hemen bütün kongreler güneyde? Öyle tahmin ediyoruz ki bu tekliflerin mevcut iyileştirmelerle beraber çoğaltılarak hayata geçmesi, köy, ilçe ve illerde göçü tersine çevirecektir. Kars’ta gösterileri takip ederken Kafkas Üniversitesi rektörü Ebu Müslim Güven ile yan yana oturuyorduk. Üniversiteyi konuşurken bir yandan da Erzincan Üniversitesi gençleri pankart asarak varlıklarını duyurmaya çalışıyorlardı. Rektöre öğrenci dağılımını sorduk, üçte bir kadarının yerli nüfus olduğunu söyledi. Bir o kadar da mücavir alandan. İşte nüfusu yerinde tutmanın yollarından biri. Şimdi gelin de Anadolu’ya üniversite açılmasını engelleyen mantığı anlayın. Onlar Türkiye’yi tanımıyor ki. Hayatları şu, büyük şehir, lojman, makam arabası, üniversite, büyük otelde toplantı o kadar. Ne Kars’ı bilirler ne Hakkari’yi. Bunlarla büyük şehirler de küçük şehirler de sosyal hayatımız da kurtulabilir. Onlar kurtulunca aile kurtulur. Aile her şeyin başı. Aileyi kurtaran milletler istikballerini kurtarmış olurlar. Entellektüel Boyut Rahim Er
![]() |
|
![]() |
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|