![]() |
#1 |
![]() Adamın birisi hile ile eline tuzağına bir kuş düşürdü. Kuş ona dediki :
_ey hoca sen şimdiye kadar birçok deve kurban ettin, bir çok öküz, koyun yedin! Dünyada onlarla doymadında, benimle mi doyacaksın? Eğer bırakırsan beni, sana öyle üç öğüt veririm ki aklın şaşar! Birincisini elinde iken, ikincisini samanla karışık balçıktan yapılma şu damın üzerinde, üçüncüsünü de ağacın dalına konduğumda veririm. Bu üç öğütle bahtın iyileşir, rahat edersin. Ne dersin ha? Bak ilkini söylüyorum: “olmayacak söze; kim söylerse söylesin, inanma!” tamamı? Adamın aklı yattı kuşun bilgeliğine, gevşetiverdi parmaklarını, pırr diye uçtu, azat oldu, duvarın üzerine konup dedi ki; _geçmiş gitmiş şeye gam yeme. Fırsatı kaçırdın diye dövünme! Bak beni bıraktın ama şu küçücük bedenimde on dirhem ağırlığında değerine paha biçilemeyecek inci vardı. Sana da oğullarına da yeterde artardı bile! O inci senin hakkındı! Fakat kısmetin değilmiş kaçırdın… Dünyada bir eşi bulunmayacak kadar emsalsiz idi.. Üç öğüt Adam gebe kadın nasıl doğururken nasıl feryat eder,bağırırsa öyle dövünmeye bağırmaya başladı. Kuş dediki: _sana geçmiş gitmiş şeye üzülme, gam yeme diye nasihat etmedim mi? Mademki geçip gitti …neden üzülüyorsun? Sen ya benim öğüdümü anlamadın yahut da sağırsın! Aslanım, ben kendim üç dirhem gelmem zaten, içinde on dirhemlik inci nasıl bulunabilir? Adam bu söz üzerine kendine geldi; _haydi dedi..o üçünü güzel öğüdüde ver bakalım! Kuş dedi ki; -Allah için, o ikisini iyi tuttun da üçüncüsünü sana bedava söyleceğim ha! Uykuya dalmış, bilgisiz kişiye öğüt vermek, çorak yere tohum saçmaktır. Aptallık ve bilgisizlik yırtığı yama kabul etmez.
![]() |
|
![]() |
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|