11-05-2008, 03:03 | #1 |
Vele Zİkrullahİ Ekber, ALLAHI ZİKRETMEK EN BÜYÜK İBADETTİR..
En büyük zikir ALLAH'ın kendini, zât-i Ahadiyyetini zikrettiği zikirdir.
Durmadan kâinat tesbihat hâlindedir. İnsan da bu tesbîhata devamlı olarak (hücreler, bütün organların mikroskopik kısımlariyte birlikte) kalb ile devam etmektedir. Bütün mahlükat canlı cansız herşey tesbih hâlindedir dedik... Atomlardan tutun da bütün vücud hücrelerinde devam eden bu tesbihatı kalb hissettiği zaman HAKK’ın zikri o zaman cesedde ortaya çıkar. “ALLAH'ın” demiyoruz “Hakk’ın”… Bu kelimeleri anlamak en güç meseledir. Bundan dolayı Mansur: “Enel Hakk!” diye bağırdı. “Enallah!” demedi. “Ben ALLAH'ım!” zâten kimse söyleyemez. Söylediklerim kuru lâf değildir. Mansur'u anlayamadılar. Katline ferman verdiler... ALLAH da bu sırrı söylemesin diye ona katlolmak nasib etti. Başa gelecek her türlü belânın altında bir hayır vardır. Bunu unutmayınız. Ben söylemiyorum. Resûlü Ekrem söylüyor. Bunu milyonda bir fark eder. İnsan belâların altındaki hayrı tefrik edemedi mi isyana, küfre kadar sürüklenir… Bir zaman toprak üstünde iken şimdi toprak altında olanlardan, toprak üstünde iken yaptıklarından bahsetme. Onları rahmetle an!.. Şimdi toprak altında iken ne yaptıklarından biliyorsan bana onlardan bir ip ucu ver. Ona göre hareket edeyim… Bütün bu tesbihat ve zikirlerin hepsinde hedef ALLAH'tır. Zikredici ALLAH'tır. Bütün zikirlerde söylenen kelimeler, lâfızlar âlettir. Bunlara hulûs ile devamla, kalbde târifi mümkün olmayan bir hâlet hasıl olur. İşte asıl zikir “O” dur. Dikkat et “budur” demiyoruz. Söylenecek kelimeleri âlet olarak kullanarak kalbin harekâtına girmek lâzımdır. O zaman kalb bilinmeyen bir intizama girer. Senin haberin olmayan zikre, haberli habersiz girmektir. Âyet-i kerîme “ve” ile başlar. “Ve le zikrullahu ekber”in mânâsı : “Yâ Habibim! O zikir var ya ALLAH'ın zikri, en büyük zikir odur.” Yoktan yaratılan kâinattaki intizam, idrak hududunun dışında bile durmadan tesbih hâlinde atomuyla protonuyla işlemektedir. Yıldızlar döner, gece gündüz olur. Birbirlerinin etrafında dönerler. Mütemadiyen bu tesbihat devam eder ki bu ALLAH'ın güçlerinin “Hakk” olarak ALLAH'ı zikretmesidir. Senin kalbin de bu tesbihat içinde durmadan doğuştan son gününe kadar çalışmaktadır. Bu senin ALLAH'a en yakın olmak hasebiyle ALLAH'ın zikrine iştirak etmeni sağlar. O zaman “Hakk” dan ALLAH'ın zikrine girmiş olursun. Erirsin, ya Mansur gibi bağırır kafan vurulur veyahut denizdeki bir damla gibi denizle bir olursun. Ne söylemiş Resûlü Ekrem ona bak! O ne yaptı ise onu yap! ALLAH Kur’ânda ne söylemişse onları kendi malın gibi bil! O zaman bütün mürşidlerin, büyüklerin, gelmiş geçmiş velîlerin isimleri saymakla bitmez. Dedikleri ve öğrettikleri şeylere bu yukarıda anlatılan şekilde girmeye çalış! “Ölmeden evvel ölün!” hadîsinin derin mânâsı da budur. Dünya yüzünde iken Ahad’da eriyin! O'nun yarattığı kâinatın en kıymetli mahlûku olduğunuzu bilin! Bu kelime, lâfız ve sözlerin gizli ve açık birçok yolları vardır! Kuru lâflar üzerinde kalma! Kendini örseleme! En basit en aciz bir kulun söyleyeceği ve anlatacağı: “Ve le zikrullahu Ekber” in mânâsı budur!.. Tesbihat : (Tesbih. C.) Cenab-ı Hakk'ı (C.C.) sıfatına lâyık ifadelerle yâdetmeler. Hulus : Hâlislik. Saflık. * Samimiyet. Hâlis dostluk. İçden davranmak. Her hayırlı işi ve ameli Allah rızâsını niyet ederek yapmak. Hâlet : Suret. Hâl. Keyfiyet. Âlet : Bir işte veya bir san'atta kullanılan vasıta. Bir makinayı vücuda getiren ve işlemesine yardım eden parçalardan her biri. * Sebeb, vesile, vesâit. * Edevat. Avadanlık. İntizam : Tertib, düzen, düzgünlak ve nizam üzere olmak. اتْلُ مَا أُوحِيَ إِلَيْكَ مِنَ الْكِتَابِ وَأَقِمِ الصَّلَاةَ إِنَّ الصَّلَاةَ تَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاء وَالْمُنكَرِ وَلَذِكْرُ اللَّهِ أَكْبَرُ وَاللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَصْنَعُونَ “...vele zıkrullahu ekber... : (Resûlüm!) Sana vahyedilen Kitab'ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. ALLAH'ı anmak elbette (ibâdetlerin) en büyüğüdür. ALLAH yaptıklarınızı bilir.” (Ankebut 29/45) Mütemadiyen : Devamlı surette.
|
|
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
11-05-2008, 10:07 | #2 |
Yaradanın varlığını hücrelerimizin her zerresinde hisedip, bu fani dünya üzerinde kainatın zikir halinde olduğu ve Yaradanla bütünleştiği her zikri tefekkürle bütün yaşantımızda indirgemek duası ile..
Bu Kısa ömür hayatını zikrullah ile ölmeden ölmeyi, ve yaratılmış en üstün mahluk olduğumuzu idrak ve tatbik etme aşamasını hatırlatan anlamlı paylaşım için minnet olsun...++ |
|
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|