AK Gençliğin Buluşma Noktası
Tartışıyorum AK Partililerin, AK Parti Gençlerinin Seviyeli tartışma bölümü.



Cevapla
Stil
Seçenekler
 
Alt 03-12-2017, 16:29   #161
Kullanıcı Adı
akses
Standart
akses isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-12-2017, 16:29   #162
Kullanıcı Adı
akses
Standart
akses isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-12-2017, 16:30   #163
Kullanıcı Adı
akses
Standart
akses isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-12-2017, 16:31   #164
Kullanıcı Adı
akses
Standart
akses isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-12-2017, 16:32   #165
Kullanıcı Adı
akses
Standart
akses isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-12-2017, 16:32   #166
Kullanıcı Adı
akses
Standart
akses isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-16-2017, 18:21   #167
Kullanıcı Adı
ak61
Standart
18 yaşımda bu foruma üye oldum 2009'da, 15 yaşımdan beri Ak Parti'yi destekledim ve hala daha destekliyorum. Hukuk hep ilgi alanım oldu. Ben bu getirilen sistemin hukukçularca oluşturulduğuna inanmıyorum arkadaşlar. Burda çok ciddi sıkıntılar var ve birileri sayın Cumhurbaşkanımıza sanırım bunları açıklamıyor. Ülkede herşeyi eleştiren bir muhalefet olduğu için doğru bir eleştirisi varsa arada herşeyi eleştirdiği için gümbürtüye gidiyor. Cihannur abi'nin sistem için yaptığı analizlere katılmakla birlikte detaylı benzer bir analiz yapacağım. Ben 2010'daki referandum'daki Evet oyumdan pişmanım o yüzden bu referandumda henüz kararımı vermişte değilim. Slogan siyasetini sevmem şu bunu destekliyorsa gidip diğerine vermem. Mevcut anayasa mutlaka değişmeli ama gelmesi gereken anayasa da bu değil. Değerlendirmeye devam ediyorum. Vatanımıza milletimize hayırlı olsun.
ak61 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-16-2017, 19:50   #168
Kullanıcı Adı
ak61
Standart
Bu sistemin önümüzdeki 20 yılda birçok aksaklıklar çıkaracağını düşünüyorum ve sistem tartışması son bulmayacak. Cumhurbaşkanımız yaşadığı sürece Başkan olarak seçilir buna bir endişem yok. Ancak uzun vadede eğer 3-4 adaylı bir seçimde varsayalım ki %40-%30-%20 gibi bir sonuç çıkarsa. 2.turda %40 oy alan aday seçimi kazansa bile meclis dağılımında çoğunluğu elde edemezse daha büyük bir sıkıntı olacak. Meclis de koalisyon olacak yada farklı partilerin dediği olacak Başkan farklı olacak. Veyahut 2.turda 2. Ve 3.partilerin adayları birleşip daha yüksek oy alırsa mecliste çoğunluk olmana rağmen bu seferde başkan farklı partiden olur. Gerçek demokrasi bu diyenler olabilir ama benim matematiğim bu sistemin istikrardan ziyade istikrarsızlığa da sebep olabileceği. Ayrıca yürütme organına Yasama'da bulunan bir partinin genel başkanlığı ve yargıya doğrudan üye seçimi hakkı tanınması başkanlık sisteminin temeli olan kuvvetler ayrılığına tamamen zıt. Sağdan bakıyorum soldan bakıyorum bir türlü bu sistem aklıma yatmıyor. Özellikle Başkan'ın tüzel kişilik kurabilmesi ilerde çekindiğim bir durum. Keşke süreli bir anayasa olsa bu mesela 10 yıl sonra bazı yetkiler kalksa. Erdoğan sonrası bu yetkilerin sevmediğim beğenmediğim birine geçmesi beni rahatsız eder. Ben hayır diyebilirmiyim? emin değilim sanırım diyemem ama oy kullanmayabilirim.
ak61 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-10-2017, 12:55   #169
Kullanıcı Adı
Cihannur
Standart
Alıntı:
Cihannur Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
2017 halk oylamasında evet oranının % 60'ı geçebileceğine ihtimal vermiyorum; çünkü anketlere göre MHP tabanının çoğunluğu hayır oyu kullanacak. Ayrıca AK Parti'nin tabanında kararsız olan bir kesim de var ve bu kesim bugüne kadar evet tarafında olmadığına göre onların seçime katılmama ya da hayır oyu kullanma ihtimali de yüksektir. Halk oylamasında evet çıkarsa evet oranının % 50 ya da % 50'nin en fazla birkaç puan üstünde bir oran olacağı kanısındayım. Anketlere baktığımızda şu anda bıçak sırtı bir durum söz konusu; ama şunu da belirteyim ki evet tarafı biraz daha önde.

16 Nisan 2017 Halk oylaması beklentilerle uyumlu bir şekilde % 51 Evet % 49 Hayır durumuyla sonuçlandı. Hayırlısı olsun.

Yapılmış olan bu halk oylamasıyla başkanlık sistemine geçtik diyemiyorum. Çünkü böyle başkanlık sistemi olmaz! Bir şahsa hem parti genel başkanı hem de başkan olma imkânı veriliyorsa orada başkanlık sisteminden yani gerçek bir sert kuvvetler ayrımından söz edilemez. Çünkü eğer parti genel başkanı olan bir şahıs, başkanlık seçimini kazanıp başkan seçilir ve genel başkanı olduğu siyasi parti de aynı gün yapılacak olan genel seçimde mecliste salt çoğunluğu elde ederse hem yürütmeye hem de yasamaya direkt olarak hâkim olabilecektir; böyle bir durumda başkanlık sisteminin özünü oluşturan sert kuvvetler ayrımından bahsetmek abesle iştigal etmek olacaktır.

Başkanlık sisteminin Türkiye'ye uygun bir yönetim modeli olmadığını dilimiz döndüğünce anlattık. Yasama seçimiyle yürütme seçimini birbirinden ayırıp parlamenter sistemdeki tek başlılığı bırakıp çift başlı bir yönetim sistemi olan başkanlık sistemine geçmek Türkiye'ye uymaz. Maalesef ki sözümüzü dinletemedik ve Türkiye'ye uygun olmayan çift başlı başkanlık sistemi(!) yönetim modeline geçtik.

Geçmiş olduğumuz bu yönetim modelinin Türkiye'ye niye uymayacağını çok basit bir misalle kanıtlayayım. Yıl 2019... 3 Kasım 2019 tarihinde hem başkanlık seçimini hem de milletvekilliği genel seçimini yaptığımızı varsayalım. Başkanlık seçimini AK Parti'nin başkan adayı Recep Tayyip Erdoğan'ın kazandığını ve milletvekilliği genel seçiminde ise mecliste salt çoğunluğu CHP'nin elde ettiğini varsayalım. Böyle bir ihtimalin gerçekleşmesi sonucunda Türkiye'de yönetimde çift başlılık oluşacak, yürütmenin başında AK Partili başkan Erdoğan, yasamanın başında ise CHP bulunacaktır. Böyle bir tablodan istikrar ve güven çıkar mı?! Elbetteki çıkmaz. Başkanlık sisteminin Türkiye'deki en koyu savunucusu olan Prof. Dr. Burhan Kuzu bile böyle bir ihtimalin gerçekleşmesi sonucunda siyasi istikrar ve güvenin sağlanacağını ve AK Partili bir başkan ile CHP'li meclis çoğunluğunun Türkiye'yi 5 yıl boyunca istikrar ve uyum içinde yönetebileceklerini iddia etmez, iddia edemez!

Bir de tersi ihtimali düşünelim. 3 Kasım 2019 tarihinde başkanlık seçiminin ve milletvekilliği seçiminin yapıldığını, başkanlık seçimini CHP'li bir adayın kazandığını ve milletvekilliği seçiminde ise mecliste salt çoğunluğu AK Parti'nin elde ettiğini varsayalım. Bu sonuç muvacehesinde de Türkiye'nin yönetiminde güven ve istikrar sağlanamayacak, CHP'li bir başkan ile AK Partili meclis çoğunluğu arasında yönetim krizleri yaşanma ihtimali yüksek olacaktır.

Bunları bildiğim için başkanlık sistemine teoride itirazım olmadığı hâlde sistemin pratikte Türkiye'de uygulamaya konulmasına karşıydım, karşıyım. Sert kuvvetler ayrımlı dolayısıyla çift başlı başkanlık sistemi Türkiye'ye uygun bir yönetim modeli değildir. Türkiye için uygun olan yönetim modeli; cumhurbaşkanının yetkilerinin sembolik seviyeye düşürüldüğü, iki turlu dar bölgeli barajsız seçim sistemli, gevşek kuvvetler ayrımlı pür parlamenter sistemdir. Dilerim ki 16 Nisan 2017 Referandumuyla geçmiş olduğumuz Türkiye'ye uygun bir yönetim modeli olmayan başkanlık sisteminden(!) tez zamanda kurtularak Türkiye'ye uygun yönetim modeli olan pür parlamenter sisteme geçeriz.

Konu Cihannur tarafından (05-10-2017 Saat 13:27 ) değiştirilmiştir..
Cihannur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04-23-2018, 15:27   #170
Kullanıcı Adı
Cihannur
Standart
Başkanlık sistemine karşı itirazlarımı defalarca yazdım, söyledim. Türkiye olarak 16 Nisan 2017 tarihinde kabul edilen halk oylamasıyla görünürde başkanlık sistemi olan fakat gerçekte başkanlık sistemi olmayan cumhurbaşkanlığı sistemi isimli bir yönetim modeline geçiş yaptık.

Bu yönetim modeline itirazlarımı yaptım, yapıyorum. Yeni geçtiğimiz bu yönetim modelinin zararının faydasından daha fazla olduğu bir yönetim modeli olduğu kanısındayım. Parlamenter sistem, cumhurbaşkanlığı sistemine ya da başkanlık sistemine göre daha stabil ve daha iyi işleyen bir yönetim modelidir; hele ki cumhurbaşkanının yetkilerinin sınırlandırıldığı ve iki turlu dar bölgeli ve barajsız seçim sistemi içeren bir pür parlamenter sistem tam bize uygun bir yönetim modelidir.

Cumhurbaşkanlığı sistemi isimli bu yönetim modeline geçtiğimizde ilk başta üzülüyordum. Türkiye, 21. yüzyıl boyunca bu yönetim sistemiyle nasıl devam eder diye endişeleniyordum. Fakat daha sonra düşündüm ki kanımca mademki Deccaliyet Çağı'nı yaşıyoruz, yaşamakta olduğumuz bu kötü ve korkunç Deccaliyet Çağı'ndan sonra iyi ve huzurlu Mehdiyet Çağı'nı beklemeliyiz. Öyleyse endişe edilecek bir durum söz konusu değil. Mehdiyet Çağı'na geçtiğimizde yönetim modeli sorunumuza, sorunlarımıza da çözüm bulacağızdır inşaallah.

Konu Cihannur tarafından (04-23-2018 Saat 15:30 ) değiştirilmiştir..
Cihannur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler... Lütfen konu içeriği ile ilgili kelimeler ekliyelim
adaletvekalkınmapartisi, ak parti, başkanlık sistemi, cumhurbaşkanlığı sistemi


Konuyu Toplam 6 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 6 Misafir)
 

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı





2007-2023 © Akparti Forum lisanslı bir markadır tüm içerik hakları saklıdır ve izinsiz kopyalanamaz, dağıtılamaz.

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir.
5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir.
5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, şikayetlerinizi ve görüşlerinizi " iletişim " adresinden bize gönderirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır.



Bulut Sunucu Hosting ve Alan adı
çarşamba pasta çarşamba bilgisayar tamircisi