|
![]() |
#1 |
![]() Arkadaşım, bana mı anlatıyorsun CHP kesimini? Bu kendi öz benliğinden nefret etme, aşağılık duygusunu derinden hissedip kendisini aşağı gören Batı'nın nefretini kendisinden, ait olduğu Türk halkına yansıtmasını, vs. ben bunları hep görüyor ve bu noktadan yazıp paylaşıyorum.
Fakat bu kesimde bu kadar sert olmayan, kararsız olan ve laik olsa da İslam'a meyili olan kesimler var. Eğitimli, entelektüel, laik kesimin İslamiyet ile iletişim kurabildiği alan tasavvuf alanıdır, oradan yola çıkıp İslamiyetin şerri hükümlerini kalben kabul noktasına kadar gelebiliyorlar ki ben şahidim ve öncelikle kendimden ve çevremden şahidim. Bu konular bir yana, Türkiye'nin muhalefet eksiği var dedik, demokrasiyi ve özgürlüğü hazmedip artık ona göre konumlanmaları gerekiyor dedik fakat muhalefetin bunu hazmetme sürecinden önce muhalefetsiz kalan iktidar yozlaşmıştır. Muhalefeti yeteri kadar eleştirdim ve tek parti devrini de yeteri kadar eleştirdim ama şimdi daha önemli bir problem varken tek parti devri ile uğraşmak abesle iştigal çünkü bugün yozlaşan bir iktidar var. Bunları da söyleyeceğiz elbette. Ağzınızdan da cımbızla laf alınıyor, o kadar konuştuk, şimdi söylüyorsunuz Erdoğan otoriter, dershane konusu anti-demokratik, vs. diye. Başta bunları söyleseniz ikiyüzlülükle suçlanmazdınız. Başta sevdiğimiz birini fazla benimseyince onun eleştirilmesi bizim canımızı yakar ama hataları göremeyiz. Ama "siyasetçiler babamın oğlu değil" diyerek haksızlıkları analiz ederseniz hakka hukuka daha çabuk varırsınız. Size tavsiyem bu hassasiyeti kazanmaya bakmak.
![]() |
|
![]() |
|
Sayfayı E-Mail olarak gönder |
![]() |
#2 | |
![]() Alıntı:
Lafımı esirgeyen biri değilim. Bu söylediklerimi şimdi söylüyor da değilim. AK Parti Forum'da daha önce yazmış olduğum, mesela geçen yıl bu zamanlar yazmış olduğum mesajlarımı okuyun; orada dershanelerin kapatılmasına karşı olan mesajlarımı ve yorumlarımı göreceksinizdir. Mesela diğer bir konu başkanlık sistemi meselesi. Hakeza o konuda da aleyhte olmak üzere çok sayıda mesajım vardır. Başkanlık sisteminin Türkiye'ye faydasından çok zararı olacağı kanısındayım ve başkanlık sistemine karşıyım. Bunu da bugün söylüyor değilim. Siz benim o mesajlarımı görüp okumadıysanız bundan dolayı sorumlu tutulmam doğru olmaz. İkiyüzlü değilimdir. Forumumuzda yazmış olduğum mesajlarım bunun delillerindendir. Açın bakın yazdığım yorumları okuyun ve sözlerimi nasıl direkt, dolandırmadan söylediğimi görün. Siyasetçi olmadığım için, normal bir vatandaş olduğum için sözlerimi genellikle siyaset yapmadan söylüyorum. Erdoğan'ın belli bir otoriterliği olduğu doğrudur. Hatırladığım kadarıyla forumumuzda daha önce bunu dile getiren mesajım da oldu. Ama Erdoğan, Putin kadar otoriter değil. Bunun da büyütülerek sorun edilmesi doğru değil. Herkesin hataları, eksiklikleri vardır. Erdoğan'ın o kadar çok artısının yanında küçük bir iki eksisinin olması doğaldır. AK Parti iktidarının yozlaştığı şeklindeki yorumunuza katılmıyorum. AK Parti iktidarında yozlaşma yok; ülkemize ve milletimize yapılmakta olan olağanüstü ve muhteşem hizmetlere ciddiyetle devam etme var. Konu Cihannur tarafından (12-13-2014 Saat 04:15 ) değiştirilmiştir.. |
||
![]() |
![]() |
#3 |
![]() O halde?
O kadar konuştuk ve tam olarak benim söylediklerimin neresine karşısınız anlamış değilim çünkü söylediklerinizin çoğuna karşı değilim ve bunlar zaten benim hep söylediğim şeyler. |
|
![]() |
![]() |
#4 | |
![]() Alıntı:
Türkiye'de 55.000.000 civarında seçmen var. 55.000.000 civarında seçmenin içinde siz 1 kişisiniz ben de 1 kişiyim. Siz, 2015 Genel Seçiminde büyük ihtimalle AK Parti'ye oy vermeyeceksiniz; ben ise Allah nasip eder oy kullanırsam, bundan önce olduğu gibi oyumu yine AK Parti'ye vereceğim inşaallah. Eğer seçmenlerimizin epey büyükçe bir bölümü sizin gibi düşünüp değerlendirirlerse önümüzdeki sene yapılacak olan genel seçimde AK Parti'ye 276'dan daha az milletvekili verirler. Yok eğer seçmenlerimizin önemli bir bölümü sizden farklı olarak benim gibi düşünüyorlarsa, Türkiye'nin zaten nefes alıyor hâlde olduğu ve AK Parti'nin yozlaşmadığı görüşünde iseler, genel seçimde AK Parti'nin 276 veya 276'dan daha fazla milletvekili çıkartmasını sağlayarak AK Parti'yi tek başına iktidara getirirler. |
||
![]() |
![]() |
#5 |
![]() O dediğiniz başka şeydir. Bir şeyi değiştirmez. Demokrasinin sonucuna saygı duyarım. Demokrasi siyasi sistem olarak bulunmuş en iyi sistemdir ama hakikatte demokrasiye inanmam, bu da benim görüşüm.
Çoğunluğun dediği mutlak doğru olarak her şeyde kabul görse idi zaten ne elektrik bulunurdu ne de peygamberler söyleyeceklerini söyleyebilirlerdi. Çoğunluğa rağmen hakikat tecelliyât eder. Dillenilir. Ben burada bildiğim doğruları söylüyorsam 2015 seçiminde bir şeyleri değiştirmek için söylemiyorum. Sözlerimi çoğunluğa uydurmak için söylemem çünkü. Aksi halde bu şahsiyetli bir duruş olmazdı. 2015 seçiminde AKP kazansa da kaybetse de bu böyledir. Bu eski CHP için de DP için de böyledir. Uzayan iktidar yozlaşır, hele hele muhalefetsiz ise daha da beter yozlaşır. Buna güç zehirlenmesi diyoruz. Allah muhafaza. |
|
![]() |
![]() |
#6 | |
![]() Alıntı:
Uzayan iktidar yozlaşır diyorsunuz. AK Parti daha 12 yıldır iktidarda. Devletlerin ve milletlerin hayatında 12 yıl çok uzun bir süre değildir. En iyisi şöyle yapalım: AK Parti'nin; 2023, 2053 ve 2071 hedeflerini gerçekleştirmesini bekleyelim. AK Parti, 2002'den 2072 yılına kadar 70 yıl boyunca tek başına iktidarda kalsın. 2072 yılında eğer hayattaysak bu konuda buluşalım. AK Parti eğer 2072 yılına kadar iktidarda kalırsa, AK Parti'nin 70 yıllık tek parti iktidarı uzunca bir dönem olacaktır. 2072 yılında AK Parti iktidarının yozlaşıp yozlaşmadığı hususu üzerinde bu konuda görüşlerimizi söyleyelim inşaallah. |
||
![]() |
![]() |
#7 |
![]() AKP'ye bir insan oy veriyorsa buradan o insanın Türkiye'nin nefes aldığını düşünmesini çıkaramayız. Bu bir mantık hatası olur. Ama AKP'ye oy atan insanlar arasında Türkiye'nin nefes aldığını düşünenler var diyebiliriz. Hatta oy atanların yarısından fazlası böyle düşünüyor diyebiliriz. Ama bu ülkedeki vatandaşların yarısından fazlası nefes alınamadığını düşündüğü gibi, AKP'ye CHP korkusundan, mecburiyetten oy atıp nefes alınamadığını düşünenler de vardır.
AB listesinde Türkiye yolsuzluk mevzusunda büyük düşüş yaşamıştır ve yolsuzluk algısı artmıştır. AKP'ye oy atanlar dahi "hırsızlar ama çalışıyorlar" diyor. Ben net olarak, böyle bir şey yok diyen görmedim. Çünkü güvenebileceği bir dayanak yok, aklanmaktan kaçan bir irade var ve sorgulamaların geciktirilmesi söz konusu. Türkiye medya, gazetecilik mevzusunda aynen iktidarı uzayıp yozlaşan DP'nin son iki senesinde düştüğü hataya düşüyor. DP son senelerinde Türkiye'de maalesef medyaya aşırı baskılarda bulundu. Bugün iktidara fazla aleyhte konuşan tüm gazeteciler, köşe yazarları, en sivriler bir telefonla işlerinden olmuştur. Sözcü gazetesi adeta kovulan gazeteci yazarlarla dolmuştur. Türkiye bu alanlarda nefes almak zorundadır ve bu alanlarda nefes alabilmesinin bu iktidara bağlı olmadığı açık, aksi halde çoktan kendileri harekete geçerlerdi ama onların işine geliyor elbette bu. |
|
![]() |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
|
|