![]() |
#31 | ||
![]() Alıntı:
|
|||
![]() |
![]() |
![]() |
#32 |
![]() Yalçın bey paylaşımınızı tebessümle okudum ...çünkü aynen anlattıldığı gibi çok olaylar yaşanıyor...gülsekmi, üzülsekmi...evlilikte amaç ve gaye bilinmeden yapılınca ceremeside böyle oluyor...evliliğin en önemli ilk aşaması başkalarının söylemleri dikkate alınarak yapılmakta...buda daha ilk zamanda karşılıklı üstünlük, aman benim dediğim olsun davasına dönüşüyor....velhasıl uzun mesele..
Paylaşımınızla bulunduğunuz katkıdan dolayı teşekkür ederim.....+1 |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#33 |
![]() Evliliğin ilk yılları farklı iki krakterin bir araya gelmesi demektir...yani yaşanacak sorunlara baştan tepkili yanaşmadan empatiyle yaklaşmalıyız..
Evlilikte şartsız sevgi olmalıdır..şöyle yaparsan böyle yaparsan seni severim anlayışı sevgiyi körleştirir...şarsız sevgi seni sen olduğun için seviyorum izleniminin karşıya verilmesidir.. Sağlıklı bir iletişim için kendini anlatma yerine karşıdakini anlama empatisi kurulmalıdır..empatide saygı vardır..yani ben sana saygı duyuyorum seni anlıyorum mesajı karşıya verilir.. Sorunu böyle özetleyebiliriz.. ama esas olan yazılanları uygulamaktan geçiyor sanırım.. Paylaşımlarınız için teşekkürler Yalçın bey...Levent bey.. ![]() +1 ikinizede |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#34 |
![]() EŞ bazen babadan ve anneden daha yakındır. Öyle değil mi? Kişi eşine söylediği, fısıldadığı bazı sırlarını anne ve baba ile paylaşamayabilir.
Kur'an-ı Kerim bu gerçeği çok manidar bir tanımla hayatımız katar. Ayet-i kerime, "Karı ve koca birbirlerine örtüdürler" der. Ayet şöyledir: "Onlar (kadınlar) size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz!" (Bakara 187). Ayet çok zarif bir ifadeyle, karı koca arasındaki ilişkinin karakterini ortaya koyar. Elbise ve örtü nasıl soğuk ve sıcaktan korur, sırları ve kusurları örterse, eşler de aynen böyle olmalılar. Örtü geceyi simgeler. Birbirinizin sırrını, ayıbını, açığını deşifre etmeyin, aksine birbirinizi gece karanlığı gibi örtün anlamını da çıkarma imkánı bulabiliriz. * * * Dinimiz bizden bunu istiyor. Ama biz bu konuları da magazinleştirmekten, aile sırlarımızı, ilişkimizi uluorta tartışmaktan uzak durmuyoruz. En mahrem bilgileri, olayları, sırları, ekranlarda, sokaklarda, her türlü sohbet ortamında konuşmaya başlıyoruz. Korkunç bir tatminsizlik, hazımsızlık ve dağılmışlık değil mi? * * * Sosyolog ve psikologların işin bu boyutu üzerinde durmaları, olgun tahlillerde bulunmaları gerekiyor. Tabii ya, bunu sağlıklı bir kişilikle izah imkánı var mı? Bu yaşananlar birer vicdani travma değil mi? Bizler ise bu yaşananları tedavi edecek noktada mıyız, yoksa yeni olayların, tecrübelerin deşifre edilmesine katkıda bulunacak yerde miyiz? Peygamberimiz (SAV) erdemden en uzak erkeği tarif ederken; geceleyin eşiyle arasında geçeni -sırları-, sabahleyin arkadaşlarıyla paylaşan kişi olarak tanımlar. Eşler birbirlerini sevmeli, korumalı ve sahiplenmeliler. Hiçbir evlilik kuşku ve korku üzerine kurulmaz. Hele matematiksel hesaplar üzerine hiç kurulmaz. Yarın ne olacak, eşim benim şu eksiğimi yarın bana karşı kullanır mı diye başlayan bir evlilik aslında hiç başlamamış sayılır. Tam aksine erkek kadının, kadın erkeğin; izzet, namus, kişilik, karakter, sevecenlik, vefa, saygı, sevgi, doğruluk, şeffaflık ve merhametinden en ufak bir kuşku duymamalıdır. Böyle bir kuşku varsa, belki o evlilik hiç olmamalıdır. Olsa bile, devam etmesi mümkün değildir. Eşinizi önemseyin. Onu sevin. Ona güvenin. Onunla sırrınızı paylaşın. Vereceğiniz bir gül, ucuz ama manidar bir ufak yüzüğün eşinizin yüzünde meydana getireceği tebessüm az mı önemli? Bazen eşimizle beraber sofrayı kaldırmak veya küçük bir hizmeti onunla paylaşıp yükünü hafifleştirmek kötü mü? Peygamberimiz (SAV); elbisesini yamalar, içeceği suyu kendisi alır, eşine yardım ederdi. Onları dinler, bazen en zor kararlarda onlara danışırdı. Gece namazına kalktığında eşini de uyandırır, "Hadi yüce Allah'a yönelelim!" derdi. Bazı hatalarını görmezden gelir, sinirli hallerini sinesine çekerdi. Tebessümünü esirgemezdi. "En iyiniz, eşine en merhametli ve iyi ahlaklı olanınızdır" derdi. Ne dersiniz? Şöyle diyebilir miyiz? Birbirini zorlayan, boşanmak için bahaneler arayan, birbirine güvenmeyen çiftler ancak sağlam bir eğitim, inanç, hoşgörü ve güvenle yaralarına çözüm bulabilirler. NİHAT HATİPOĞLU |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#35 |
![]() Güne sizin yazınızla başlamanın tadı bir başka oluyor güzel abim. Doğrudan ruh ve fikir dünyamıza tesir eden yazılarınız hayatımız boyunca karşılaşacagımız soruların ve sorunların çözümleri mahiyetinde !
RABBİM razı olsun , Teşekkürler güzel insan ( +1 )! ![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#36 |
![]() Şimdi efendim bu mevzularda bir erkeğin, bir bayanın beklentilerini sayarak orta yolu buluruz inşallah diyip başalyalım söze..
![]() Evlilik mutluluk sanatının inşa etmek olduğunu...bu inşa işlemininde yalnız bir ustayla olmadığını anlayıp birlikte yol almayı şiar edinelim.. Engelleri o ayıklasın düşüncesindende sıyrılıp... Hakim benim diyip rahatlıkta öne geçip, hizmette arka planda olmayalım.. Hizmette öne geçmenin büyük bir fedakarlık olduğunun bilinciyle Resulullahı örnek alalım.. Ortak aile bilincinin karşılıklı kültürel faliyet, gezi, yemek yemek, aynı sıkıntıya ortak olup sevinci beraber paylaşmaktan geçtiğini unutmadan...her ferdin bir duygu deposu olduğunu düşünerek.. Bir bayanın bir erkeğe, bir erkeğin bir bayana olan davranışlarını belirlemede baz alındığınıda unutmayalım.. Yazı kadınlara çok sorumluluk mu vermiş...yoksa erkeğin nekadar beklentisi olduğunu mu göstermiş artık okuyup elimizi vicdanımıza koyalım... ![]() Paylaşım için minnet olsun güzel insan...+1 |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#37 |
![]() ![]() |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#38 |
![]() Gönülden hanım , mutluluğa giden yolda adımlarımızın rotasını çiziyor sanki ! İnceden de dokunduruyor hani bu sorumluluklar hanımlara aitse erkeklerin sorumlulukları neler olabilir ! Ortada bir hadise var baki hayatın temellerinin veya başka tabir'le hazırlıklarının yapıldıgı fani dünyada mutluluğun bir kuş misali oldugunu ve bu kuş'un bir kanadı hanım ise diğer kanadı da erkek , biri diğerinden az çalışırssa zikzaklar çizer ve yolun sonuna varamayız.Peki nasıl olacak eşit çalışmak sorusu geliyor akla ? işte o noktada taşı gediğine Gönülden Hanım koyuyor tabir-i caizse , RESULLAH (sav) gibi ... Asıl ölçü ve en güzel örnek !
RABBİM razı olsun ( +1 )! |
|
![]() |
![]() |
![]() |
#39 | |
![]() Alıntı:
Yalçın beyin paylaşımının özüyle birlikte anlaşılıp yorumlarınıza muhatap olması çok güzel Gönülden bir artıda size ...+1 |
||
![]() |
![]() |
![]() |
#40 |
![]() Güllerin Efendisi, "hayırlı erkeğin, annenin çocuğuna lütuf ve merhameti gibi hanımını şefkatle karşılayan, acıyan, lütfeden, tatlılık ve yumuşaklıkla muamele eden erkek olduğunu bu davranışlarının yüz şehitlik makamıyla eşitlendiğini" söylüyor.
Yüreğinize ve emeğinize sağlık çok teşekkürler paylaşım içi (+1) :-* |
|
![]() |
![]() |
![]() |
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
Seçenekler | |
Stil | |
|
|